Toplam 22,984 Hadis
Konular

Tavaf Kategorisi

İbn Abbas r.a.'dan: Nebi Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,304 الطَّوَافُ حَوْلَ الْبَيْتِ مِثْلُ الصَّلَاةِ إِلَّا أَنَّكُمْ تَتَكَلَّمُونَ فِيهِ، فَمَنْ تَكَلَّمَ فِيهِ، فَلَا يَتَكَلَّمَنَّ إِلَّا بِخَيْرٍ
“Kabe etrafında tavaf etmek namaz kılmak gibidir ancak tavafta konuşabilirsiniz. Her kim tavaf esnasında konuşacaksa hayırlı şeyler konuşsun.”

Buhari, Hac: 65; Tirmizi, Hac 112 Hn: 960; Nesai, Menasik: 135 ve diğerleri.ž Tirmîzî: Bu hadis İbn Tavus ve başkaları tarafından, Tavus’tan ve İbn Abbâs’tan mevkuf olarak rivâyet edilmiş olup sadece Atâ b. Sâib’in rivâyetiyle merfu olarak bilmekteyiz. İlim adamlarının çoğunluğu uygulamalarını bu hadisle yaparlar ve: “Zaruret olmadıkça tavaf anında konuşulmamasını Allah’ı zikretmek ve ilim öğrenmek gibi konuların konuşulmasını müstehab görmektedirler.”

İbn Ömer r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,292 مَنْ أَحْرَمَ بِالْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ أَجْزَأَهُ طَوَافٌ وَاحِدٌ وَسَعْيٌ وَاحِدٌ عَنْهُمَا حَتَّى يَحِلَّ مِنْهُمَا جَمِيعًا
“Her kim hac ve umreyi bir niyetle yapmaya niyet eder ve ihrama girerse ihramdan çıkıncaya kadar her ikisi için de bir tavaf ve bir sa'y yapması yeterlidir.”

Buhari, Hac: 77; Tirmizi, Hac 102 Hn: 948; İbn Mace, Menasik: 39 e diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahih garibtir. Pek çok kişi bu hadisi Ubeydullah b. Ömer’den rivâyet ediyor ve hadisin senedini Rasûlullah (s.a.v.)’e kadar ulaştırmıyorlar ki. O rivâyet daha sahihtir.

Cabir r.a.'dan:

#1,291 أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ قَرَنَ الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ فَطَافَ لَهُمَا طَوَافًا وَاحِدًا
“Rasülullah (s.a.v.), bir ihram ve bir niyet ile Haccı Kıran yaptı hac ve umresi için tek bir tavaf yaptı.”

Tirmizi, Hac 101 Hn: 947; Nesai, Menasik: 144; Ebu Davud, Menasik: 53 ve diğerleri.ž Bu konuda İbn Ömer ve İbn Abbas’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Cabir hadisi hasen sahihtir. Sahabe ve tabiinden bazı ilim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar ve derler ki: Haccı Kıran yapan kimse umresi ve haccı için tek tavaf yapar. Şâfii, Ahmed ve İshâk bu görüştedir. Sahabe ve tabiin döneminden bazı ilim adamları ise: “İki tavaf ve iki sa'y yapar” derler. Sûfyân es Sevrî ve Küfelilerin görüşü böyledir.

Haris b. Abdullah b. Evs r.a. dedi ki: Peygamber (s.a.v.)’den işittim şöyle diyordu:

#1,290 مَنْ حَجَّ هَذَا الْبَيْتَ أَوِ اعْتَمَرَ فَلْيَكُنْ آخِرُ عَهْدِهِ بِالْبَيْتِ . فَقَالَ لَهُ عُمَرُ: خَرَرْتَ مِنْ يَدَيْكَ، سَمِعْتَ هَذَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ وَلَمْ تُخْبِرْنَا بِهِ
“Her kim hac ve umre yaparsa son yapacağı vazifesi Beytullahı tavaf etmek olsun.” Bunun üzerine Ömer dedi ki: “Yaptığın şeyle ellerin kırılsın bunu Peygamber (s.a.v.)’den işittin de bize haber vermedin öyle mi?”

Müslim, Hac: 67; Ebu Davud, Menasik: 85; Tirmizi, Hac 101 Hn: 946 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda İbn Abbas’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Haris b. Abdullah b. Evs hadisi garibtir. Pek çok kimse bu hadisi Haccac b. Ertae’den buradaki gibi rivâyet etmişlerdir. Rivâyetlerin bazısının senedinde Haccac’a aykırı rivâyetle bulunulmuştur.

İbn Ömer r.a. dedi ki:

#1,288 مَنْ حَجَّ الْبَيْتَ فَلْيَكُنْ آخِرُ عَهْدِهِ بِالْبَيْتِ إِلَّا الْحُيَّضَ، وَرَخَّصَ لَهُنَّ رَسُولُ اللَّهِ
“Kim hac yaparsa hac’taki son görevi Kabe’yi tavaf etmek olsun ancak o günler de hayızlı olan kadınlar bunun dışındadır. Rasulullah (s.a.v.) onların veda tavafını yapmadan Mekke’den ayrılmalarına izin vermiştir.”

Tirmizi, Hac 99 Hn: 944 ve diğerleri. Tirmîzî: İbn Ömer hadisi hasen sahihtir. İlim adamları uygulamalarını bu hadise göre yapmışlardır.

Aişe r.a. dedi ki:

#1,287 ذَكَرْتُ لِرَسُولِ اللَّهِ أَنَّ صَفِيَّةَ بِنْتَ حُيَيٍّ حَاضَتْ فِي أَيَّامِ مِنًى، فَقَالَ: أَحَابِسَتُنَا هِيَ؟ قَالُوا: إِنَّهَا قَدْ أَفَاضَتْ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : فَلَا إِذًا
Huyey’in kızı Safiyye r.a.’nin, Mina günlerinde hayız gördüğü Rasülullah (s.a.v.)’a aktarıldı da bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.): “Bizi Mekke’de bekletecek mi? dedi. “O, ziyaret tavafını yapmıştı” dediler. Rasulullah (s.a.v.)’de: “O halde mesele yok” buyurdular.

Müslim, Hac: 67; Tirmizi, Hac 99 Hn: 943; Ebu Davud, Menasik: 80 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda İbn Ömer ve İbn Abbas’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Aişe hadisi hasen sahihtir. İlim adamları, uygulamalarını bu hadise göredir ve; Kadın ziyaret tavafını yaptıktan sonra hayız görürse Mekke’den ayrılabilir ona bir şey lazım gelmez. Sevrî, Şâfii, Ahmed ve İshâk bu görüştedirler.

İbn Abbas ve Aişe r.a'dan:

#1,265 أن النَّبِيَّ أَخَّرَ طَوَافَ الزِّيَارَةِ إِلَى اللَّيْلِ
“Nebi (s.a.v.) ziyaret tavafını geceye geciktirirdi.”

Tirmizi, Hac 80 Hn: 920; İbn Mace, Menasik: 77 ve diğerleri.ž Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Bazı ilim adamları ziyaret tavafının geceye ertelenmesine izin vermişlerdir. Bir kısmı ise bayramın birinci günü yapılması kanaatindedir. Kimi ilim adamları da tüm kurban bayramı günlerinde de yapılabilir diyerek genişlik göstermişlerdir.

Zeyd b. Üsey rahimullah dedi ki:

#1,209 سَأَلْتُ عَلِيًّا بِأَيِّ شَيْءٍ بُعِثْتَ، قَالَ: بِأَرْبَعٍ: لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ إِلَّا نَفْسٌ مُسْلِمَةٌ، وَلَا يَطُوفُ بِالْبَيْتِ عُرْيَانٌ، وَلَا يَجْتَمِعُ الْمُسْلِمُونَ وَالْمُشْرِكُونَ بَعْدَ عَامِهِمْ هَذَا، وَمَنْ كَانَ بَيْنَهُ وَبَيْنَ النَّبِيِّ عَهْدٌ، فَعَهْدُهُ إِلَى مُدَّتِهِ، وَمَنْ لَا مُدَّةَ لَهُ فَأَرْبَعَةُ أَشْهُرٍ
Ali’ye sordum; “Hangi talimatla gönderildin diye.” Buyurdular ki: “Dört şey ile gönderildim; Cennete sadece Müslümanlar gireceklerdir, Kabe çıplak olarak tavaf edilmeyecektir, bu yıldan sonra Hac ve Umre için Kabe’de Müslümanlarla müşrikler bir araya gelmeyeceklerdir, Rasulullah (s.a.v.) ile sözleşmesi olan kimsenin sözleşmesindeki süreye uyulacaktır. Sözleşme ve süresi olmayanların süresi ise dört aydır.”

Buhari, Hac: 67; Tirmizi, Hac 44 Hn: 871 ve 872 ve diğerleri.ž Tirmîzî: Bu konuda Ebu Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Ali hadisi hasendir. 872- İbn Ömer ve Nasr b. Ali (r.anhüma) dediler ki: Sûfyân b. Uyeyne, Ebû İshâk’tan naklederek bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır. Ebû Ömer ve Nasr b. Ali derler ki: Zeyd b. Yüsey’ derler ki: Bu hadis daha sahihtir. ž Tirmîzî: Şu’be bu konuda vehme kapılarak bu ismi “Zeyd b. Üseyl” demektedir.

Cafer b. Muhammed rahimullah)'in babası(Muhammed Bakır)ndan rivâyete göre:

#1,208 أَنَّهُ كَانَ يَسْتَحِبُّ أَنْ يَقْرَأَ فِي رَكْعَتَيِ الطَّوَافِ بِ: قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ وَ قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ
“O iki rekatlık tavaf namazında Kafirun ve İhlas surelerini okumayı severdi.”

Buhari, Hac: 69; Tirmizi, Hac 43 Hn: 870; Nesai, Menasik, 164 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu rivâyet Abdulaziz b. Imrân’ın rivâyetinden daha sahihtir. Cafer b. Muhammed’in babasından rivâyeti babası yoluyla Cabir’in rivâyetinden daha sahihtir. Abdulaziz b. İmrân hadis konusunda zayıf sayılan bir kimsedir.

Cabir b. Abdullah r.a'dan:

#1,207 أَنّ رَسُولَ اللَّهِ قَرَأَ فِي رَكْعَتَيِ الطَّوَافِ: بِسُورَتَيْ الْإِخْلَاصِ قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ وَ قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ
“Rasülullah (s.a.v.) iki rekatlı tavaf namazında iki ihlas suresi olan Kafirun ve Kulhüvallahu ehad surelerini okurdu.”

Buhari, Hac: 69; Tirmizi, Hac 43 Hn: 869; Nesai, Menasik, 164 ve diğerleri.

Cübeyr b. Mutim r.a'dan: Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#1,206 يَا بَنِي عَبْدِ مَنَافٍ لَا تَمْنَعُوا أَحَدًا طَافَ بِهَذَا الْبَيْتِ، وَصَلَّى أَيَّةَ سَاعَةٍ شَاءَ مِنْ لَيْلٍ أَوْ نَهَارٍ
“Ey Abdumenaf oğulları, gece ve gündüz hangi saatte olursa olsun bu Kabe’yi kim tavaf ederse ve namaz kılarsa engel olmayın.”

Tirmizi, Hac 42 Hn: 868; İbn Mace, İkame: 149 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu konuda İbn Abbas ve Ebu Zerr’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: Cübeyr hadisi hasen sahihtir. Abdullah b. ebî Necîh bu hadisi Abdullah b. Rebah’tan aynı şekilde rivâyet etmiştir. İlim adamları ikindiden sonra ve sabah namazından sonra Mekke’de (Ka’be’de) namaz kılınması konusunda değişik görüşler ortaya koymuşlardır; Kimileri: İkindiden sonra ve sabahtan sonra namaz kılmakta ve tavaf etmekte bir sakınca yoktur derler. Şâfii, Ahmed, İshâk bunlardan olup, Peygamber (s.a.v.)’in bu hadisini delil getirmektedirler. Bir kısmı ise: İkindiden sonra tavaf ederse güneş batıncaya kadar namaz kılmaz aynı şekilde sabah namazından sonra tavaf ederse güneş doğuncaya kadar namaz kılmaz. Bunlarda Ömer’in hadisini delil olarak getirirler. Şöyle ki: Ömer sabah namazından sonra tavaf etti de namaz kılmadan Mekke’den çıktı. “Zî Tuvâ” denilen yere inince güneş doğduktan sonra namaz kıldı. Sûfyân es Sevrî ve Mâlik b. Enes bu görüştedirler.

İbn Abbs r.a'dan rivayet edildiğine göre dedi ki:

#1,205 قَالَ رَسُولُ اللَّهِ : مَنْ طَافَ بِالْبَيْتِ خَمْسِينَ مَرَّةً، خَرَجَ مِنْ ذُنُوبِهِ كَيَوْمِ وَلَدَتْهُ أُمُّهُ
"Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim Kabe’yi elli sefer tavaf ederse annesinden doğduğu günkü gibi günahlarından temizlenir.”

Tirmizi, Hac 41 Hn: 866 ve 867 ve diğerleri.ž Tirmîzî: Bu konuda Enes ve İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizi: İbn Abbas hadisi garibtir. Muhammed’e bu hadis hakkında sordum şöyle dedi: Gerçekten bu hadis İbn Abbâs’ın kendi sözü olarak rivâyet edilmiştir. 867- Eyyûb es Sahtiyanî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Saîd b. Cübeyr’in oğlu Abdullah’ı babasından daha üstün sayarlardı. Onun Abdulmelik b. Saîd b. Cübeyr adında bir kardeşi vardır. Aynı şekilde ondan da rivâyet etmiştir.

İbn Abbas r.a. dedi ki:

#1,204 طَافَ النَّبِيُّ عَلَى رَاحِلَتِهِ فَإِذَا انْتَهَى إِلَى الرُّكْنِ أَشَارَ إِلَيْهِ
“Peygamber (s.a.v.) biniti üzerinde tavaf etti, Hacer-ül Esved köşesine geldiğinde elindeki deynekle istilam edercesine işaret etti.”

Buhari, Hac: 61; Tirmizi, Hac 40 Hn: 865; Nesai, Menasik: 140; İbn Mace, Menasik: 34 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Cabir, Ebut Tufeyl ve Ümmü Seleme’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: İbn Abbâs hadisi hasen sahihtir. İlim adamlarından bazıları özürsüz olarak Ka’be’yi binit üzerinde tavaf etmeyi hoş karşılamamışlardır. Şâfii’nin görüşü budur.

Yala b. Ümeyye r.a'dan:

#1,198 أَنّ النَّبِيَّ طَافَ بِالْبَيْتِ مُضْطَبِعًا وَعَلَيْهِ بُرْدٌ
“Rasülullah (s.a.v.) üzerinde bürd denilen çizgili bir ihram olduğu halde sağ omuzu çıplak olarak tavaf yaptı.”

Tirmizi, Hac 36 Hn: 859; Ebu Davud, Menasik: 49; İbn Mace, Menasik: 30 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis Sevrî’nin, İbn Cüreyc’den rivâyetidir bunu sadece onun rivâyetiyle bilmekteyiz ve bu hadis hasen sahihtir. Abdulhamid, Cübeyre b. Şeybenin oğludur, Ya’la ve babasından bildirildiğine göre o; Ya’la b. Ümeyye’dir.

Ebut Tufeyl r.a. dedi ki:

#1,197 كُنْتُ مَعَ ابْنِ عَبَّاسٍ، وَمُعَاوِيَةُ لَا يَمُرُّ بِرُكْنٍ إِلَّا اسْتَلَمَهُ، فَقَالَ لَهُ ابْنُ عَبَّاسٍ: " إِنَّ النَّبِيَّ لَمْ يَكُنْ يَسْتَلِمُ إِلَّا الْحَجَرَ الْأَسْوَدَ، وَالرُّكْنَ الْيَمَانِيَ " فَقَالَ مُعَاوِيَةُ: لَيْسَ شَيْءٌ مِنْ الْبَيْتِ مَهْجُورًا
İbn Abbas’la beraberdik Muaviye, Kabe’nin tüm köşelerini istilam ederek tavafını sürdürüyordu. Bunun üzerine İbn Abbas ona şöyle dedi: “Rasulullah (s.a.v.), sadece Rükni Yemani ve Hacer-ül Esved köşelerini istilam etmişti. Muaviye dedi ki: “Kabe’nin istilam edilmeyecek hiçbir köşesi yoktur.”

Buhari, Hac: 59; Tirmizi, Hac 35 Hn: 858; Nesai, Menasik: 130 ve diğerleri.ž Tirmîzî: Bu konuda İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: İbn Abbas hadisi hasen sahihtir. İlim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar ve şöyle demişlerdir: “Rükn-ü Yemanî ve Hacer-ül Esved dışındaki Ka’be’nin başka köşeleri istilam edilmez.”

Cabir r.a'dan:

#1,196 أَنّ النَّبِيَّ رَمَلَ مِنْ الْحَجَرِ إِلَى الْحَجَرِ ثَلَاثًا وَمَشَى أَرْبَعًا
“Rasülullah (s.a.v.), Hacer-ül Esved’den, Hacer-ül Esved’e kadar hızlıca yürüdü sonra da dört sefer normal yürüyüşle tavafı bitirmiş oldu.”

Tirmizi, Hac 34 Hn: 857; Nesai, Menasik: 146 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Cabir hadisi hasen sahihtir. İlim adamları uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Şâfii diyor ki: İlk üç şaftta hızlı yürümeyi terk eden saygısızlık etmiş olur, keffâret olarak bir şey gerekmez. İlk üç şaftta hızlı yürümeyi terk etmişse geri kalanlarda hızlı yürümesi gerekmez. Bazı ilim adamları şöyle derler: Mekkeli olanlara ve Mekke’de ihrama girenlere ilk üç şaftta hızlı yürümek gerekmez.

Cabir r.a. dedi ki:

#1,195 لَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ مَكَّةَ، دَخَلَ الْمَسْجِدَ، فَاسْتَلَمَ الْحَجَرَ، ثُمَّ مَضَى عَلَى يَمِينِهِ، فَرَمَلَ ثَلَاثًا وَمَشَى أَرْبَعًا، ثُمَّ أَتَى الْمَقَامَ، فَقَالَ: "ف وَاتَّخِذُوا مِنْ مَقَامِ إِبْرَاهِيمَ مُصَلًّىق "، فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ وَالْمَقَامُ بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْبَيْتِ، ثُمَّ أَتَى الْحَجَرَ بَعْدَ الرَّكْعَتَيْنِ فَاسْتَلَمَهُ، ثُمَّ خَرَجَ إِلَى الصَّفَا أَظُنُّهُ، قَالَ: "ف إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِق
“Rasülullah (s.a.v.), Mekke’ye gelince mescide girdi önce Hacer-ül Evsedi istilam etti (yani eliyle selamladı) sonra Ka’be’yi sol yanına alarak üç sefer hızlıca yürüyerek dört seferde normal yürüyerek tavafı tamamlamış oldu sonra İbrahim makamına gelerek “İbrahimin makamını namazgah edinin” diyerek iki rekat namaz kıldı. Makamı İbrahim kendisiyle Ka’be’nin arasında idi iki rekatlık namazdan sonra Hacer-ül Esvede gelerek istilam etti (eliyle selamladı). Sonra Safa tepesine çıktı. Zannediyorum ki: “Safa ve Merve Allah’ın sembollerindendir” buyurdu.

Tirmizi, Hac 33 Hn: 856; Nesai, Menasik: 137 ve diğerleri.ž Bu konuda İbn Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Câbir hadisi hasen sahihtir. İlim adamları bu hadisle amel ederler.