Toplam 18,888 Hadis
Konular

Abdest Nasıl Alınır Kategorisi

Ebû' t-Tufayl anlatıyor:

#18,711
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Mekke'yi fethedince Halid b. el-Velid'i Nahle vadisine gönderdi. Müşriklerin bir putu olan "Uzza" bu vadide bulunuyordu. Halid, ağaç üzerinde olan bu üç putun yanına geldi. Ağaçları kesip onun için yapılmış olan evi de yıktı. Sonra Resulullah'ın (sallallahualeyhivesellem) yanına gelip yaptıklarını haber verdi. Resulullah (sallallahualeyhi vesellem): "Geri dön! Çünkü sen daha bir şey yapmamışsın!" buyurdu. Bunun üzerine Halid geri döndü. Uzza'run bakıcıları -ki bunlar kapısının bekçileriydi- Halid'in geldiğini görünce: "Ey Uzza! Onu delirt! Ey Uzza! Onu körelt!" diyerek dağa çekildiler. O sırada, çırılçıplak, saçı başı darmadağınık, başına toprak saçan bir kadın Halid'in karsına çıkıverdi. Halid onu kılıçla vurup öldürdü. Sonra Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına dönüp Uzza'yı öldürdüğünü bildirince, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Evet! İşte o (öldürdüğün kadın), Uzza'dır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10255 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Yahya b. el-Münzir bulunmaktadır. 1

Ebû Berze el-Eslerni demiştir ki:

#18,672
"Kabe örtüsüne tutunmuş olduğu halde Abdüluzza b. Hatal'ı öldürdüm."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10249 *Hadisi Ahmed uzun bir hadiste ve Taberani rivayet etmiş olup Ahmed'in ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Ahmed (4/424) rivayet etmiştir.

İbn Ömer anlatıyor:

#18,664
Mekke fethinde Ebu Bekir, gözleri görmez olmuş bir ihtiyar olan babası Ebu Kuhafe'yi elinden tutarak Resuullah' ın (sallallahu aleyhi veıellem) yanına getirdi. Restllullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Yaşlı adamı evinde bıraksan da biz onun yanına gelsek olmaz mıydı?" buyurdu. Ebu Bekir: "Onun sevap kazanmasını istedim! Vallahi Ebu Talib' in Müslüman olmasına babamın Müslüman olmasından daha fazla sevinirdim! Bununla senin memnuniyetini dilerim!" dedi. Resulullah (sallallahualeyhivesellem): "Doğru söylüyorsun" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10244 *Hadisi Taberâni ve Bezzâr rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Mûsâ b. Ubeyde bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-keb'ir'de (no. 8323) ve Bezzâr (no. 1823) rivayet etmiş olup: "Hadisin bu lafızla ve bu ravi zincirinden başka bir senedle rivayet edildiğini bilmiyoruz. Bildiğimiz kadarıyla Mûsâ b. Ubeyde ibadetle meşgul olduğundan dolayı hadis hafızı değildi. Allah daha iyisini bilir" demiştir.

Câbir b. Abdillah der ki:

#18,306
Bedir savaşında Abbas esir alındı, kendisine olabilecek bir gömlek (elbise) bulunamadı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10004 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-Evsât'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Müslim b. Halid bulunmaktadır. Bu ravi (daha sonra) güvenilir sayılmıştır.

Ka'b b. Malik anlatıyor:

#18,203
Hz. Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) biat ettiğimiz o hacda Akabe tepesine çıkhk. Züreyk oğullarının temsilcisi Rafi b. Malik b. el-Aclan; Saide oğullarının temsilcisi ise Sa' d b. Ubade ile Münzir b. Amr'dı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9901 *Bu iki sözüde Taberani rivayet etmiş olup ikisinin de isnadları aynıdır. Ravileri güvenilir kimselerdir.

Cabir b. Abdillah alatıyor:

#18,155
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendisini Müzdelife'de insanlara sunarak: "Beni kavmine götürecek birisi yok mu? Zira Kureyş benim Rabbimin kelamını tebliğ etmeme mani oluyor" diyordu. Nihayet Hemdan' dan birisi geldi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) ona: "Sen kimlerdensin?" diye sordu. Adam: "Hemdan kabilesindenim" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Kavminde (benim davetime) mani olacak insanlar var mı?" diye sordu. Adam: "Evet var" dedi. Sonra adam kavminin kendisini dışlayacağından korktu. Resulullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) gelip: "Onlara gideyim ve haber vereyim. Sonra sana gelirim" dedi. Resulullah da: "Olur" dedi. Adam gitti. Sonra Recep ayında Ensar'ın heyeti geldi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 9853 *Bu hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup, ravileri güvenilir kimselerdir.

Bureyde'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#18,101
"Emanete yemin eden bizden değildir. Bir kimse ile kölesinin ya da kansının arasını bozan bizden değildir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7742 Ben derim ki: Ebu Dâvûd bu hadisden sadece emanete yemin etmenin yasak oluşunu rivayet etmiştir. *Hadisi Ahmed ve Bezzâr rivayet etmiş olup, ravileri Sahüı'in ravileridir. Velid b. Sa'lebe, Sahih ravisi olmamakla beraber güvenilir biridir. 1 1 İmam Ahmed, Müsned (5/352), Bezzar, Müsned (1500)

Ammâr b. Yasir'in naklettiğine göre Resalullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#18,081
"Üç kimse vardır ki asla cennete giremezler: Deyyus, erkekleşen kadınlar ve devamlı şarap içen (ayyaş) kimse." Dediler ki: "Ya Resalallah! Devamlı şarap içen kimseyi bildik. Peki deyyil.s kimdir?" Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Ailesinin yanına, kimin girip çıktığına aldınş etmeyen kimsedir" karşılığını verdi. "Erkekleşen kadınlar kimlerdir?" diye sorduğumuzda Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Erkeklere benzeyen kadınlardır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7722 *Hadis Taberani rivayet etmiş olup, senedinde mestur kimseler bulunmaktadır. Bunlar içerisinde zayıf kabul edilen hiç kimse yoktur.

İbn Abbâs'ın naklettiğine göre

#17,966
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), kadınlan dövmeye izin verdi. O gece yüksek bir ses işitince: "Bir ses duyuyorum" buyurdu. Bunun üzerine: "Ya Resulullah! Kadınları dövineye izin verdiniz ya!" dediler. Resfilullah (sallallahu aleyhi vesellem), bu olay üzerine şöyle buyurdu: "En hayırlınız, ailesine karşı en iyi davrananızdır. Ailesine karşı en hayırlı olanınız ise benim."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7621 Ben derim ki: İbn Mace hadisin bir bölümünü rivayet etmiştir. *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup, ravilerden Cafer b. Yahya b. Sevban mestur biridir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. Ebû Davûd, Cafer'in bu hadisini rivayet etmiş hakkında bir yorum yapmayıp susmuştur. Dolayısıyla hadisi hasen olan bir zattır. 1 1 Bezzar, Müsned (1483)

Ubade'den rivayet edildiğine göre

#17,943
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e bir kadın adetli olduğunda adama neresinin helal olduğu soruldu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "İzarı üstü (yani dışı helal); izarın altı(nda kalan yerleri) ise haramdır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7599 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup, ravilerden İshâk b. Yahya, Ubade'ye yetişmemiştir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.

İbn Abbâs diyor ki:

#17,491
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in bir azatlısı hurma ağacından düşüp öldüğünde, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onun mirasını dindaşlarına verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 7148 *Hadisi Bezzâr rivayet etmiş olup ravilerinden Hasan b. Umâre zayıftır. 1 1 Bezzar, Müsned (1385)

Sâib b. Yezid, Resûlullah (sav)' in şöyle buyurduğunu işitmiştir:

#17,035
"Sizden biriniz, arkadaşının eşyasını ister şaka, isterse ciddi olarak olsun alamaz. Sizden biriniz, arkadaşının bastonunu dahi aldığında bunu ona geri versin."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6868 Ben derim ki: Bu hadis Sünen kitabında Saib'in babasından rivayeti olarak mevcuttur. *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravilerden Abdullah b. Yezid b. es-Saib'in biyografisini yazana rastlamadım. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir. 2 2 Taberâni, M. el-Kebir (6641)

Bureyde anlatıyor:

#16,567
Mukavkıs el-Kıbti, Resülullah (sav)'e iki cariye hediye etti. Biri, Resülullah (sav)'in oğlu olan İbrahim in annesi Mariye idi. Diğerini ise Resülullah (sav) Hassan b. Sabit'e hediye etmişti. İsmi Ümmü Abdirrahman b. Hassan idi. Mukavkıs, Resülullah (sav)' e bir de kam hediye etti. Reswullah (sallallahualeyhivesellem) bunları kabul etti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 7 Hn: 6751 *Hadisi Bezzar ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet etmiştir. Bezzar'ın ravileri Sahih'in ravileridir. 1 1 Bezzar, Müsned (1935)

İbnü'l-Havtekiyye anlatıyor:

#15,693
Ömer b. el-Hattab' a yemek getirilmişti. O da o yemeği birlikte yemesi için bir adamı çağırınca adam: "Ben oruçluyum" dedi. Hz. Ömer adama:
"Bu ne orucudur?" diye sordu. Hz. Ömer daha soma sordu: "Şayet eksik veya fazla bir değişiklikte bulunmayacağımı bilsem, bu konuda,
şimdi sana Resulullah (sav) e tavşan eti getiren bir Bedevinin olayını anlatırdım. O halde en iyisi bana Ammar'ı çağınn; bu olayı o anlatsmn dedi.
Ammar geldiğinde ona şöyle dedi: "Sen, Bedevinin Resulullah (sav) e tavşan eti getiımesi esnasındaki olaya tanık olmuş muydun?"' diye sorunca Ammir şöyle anlatb: Evet, hatta getirdiğinde tavşan, kanlıydı. Onlara: "Hadi yiyin!"
buyurunca adam: "Ben oruçluyum" demişti. Bunun üzerine Resullullah (Sav) ona: "Ne orucu tutuyorsun?" diye sorunca adam: "Ayın ilk ve son gün orucunu tutuyorum" demişti. Resulullah (sav) de ona: "İlla da. oruç tutacaksan her ayın on üç, on dört ve on beşinci günleri oruç tut" dedi.1

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 5181 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Abdurranman b, Abdillah el-Mes'ûd ahir ömründe bunamıştır . 1 Ahmed, Müsned (210), Ebû Ya'lâ, Müsned (1612), Hakim b. _Cübeyr de zayıf bir ravidir. Başka sahabiler kaynaklı şahitleri vardır.

Ali b. Ebi Talib der ki:

#15,172
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in sahura kadar yemek yemediği olurdu.

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4901 *Hadisi İmam Ahmed ve Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravileri Sahih ricalidir. 1 1 Ahmed, Müsned (700, 1194), Taberâni, el-Mu'cemu'l-kebir (185). Ravilerinden Abdüla'la zayıftır.

Selman dedi ki:

#15,165
Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Her kim oruçlu bir kişiyi helal olan su veya yemekle iftar ettirirse Ramazan ayında bazı vakitler melekler ona dua ederler. Cabril meleği ise Kadir gecesi onun bağışlanması için dua eder."

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4894 * Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de' rivayet etmiştir. Bezzar da "Kadir gecesi" ibaresinden sonra şu fazlalığa yer vermiştir: "ve gözyaıı ile hassaslık (incelikle) nZ1klandmlır. "Selman ekledi: Şayet azığı buna yetmiyorsa; bir kuru ekmek parçası, bir tadımlık süt veya bir içimlik su onun için yeterlidir." İbn Adiy dedi ki: "İsnadında yer alan Hasan b. Ebi Câfer, doğru sözlüdür ve hadisleri (rivayete) uygundur." Derim ki: O, şaibelidir. 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (6162); es-Silsiletu'z-zaife (1333)

Hz. Aişe' nin bildirdiğine göre

#14,908
Bir dilenci kendilerinden dilenince hizmetçisine ona bir şey vermesini emretti. Bunun üzerine Resulullah (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurdu: "Ey Aişe! Sakın hesap etme (sayma)! Yoksa Yüce Allah da sana verdiklerini sayar." 1

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4678 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ricâli güvenilir kişilerdir. 1 Ahmed, Müsned (6/70-1)

Ebû Said el-Hudri dedi ki: Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:

#14,825
"Sadece iki şeyde kıskançlığa müsaade edilmiştir: Bir adamın, kendisine Yüce Allah tarafından bahşedilen Kur'tin'ı gece gündüz okumasını duyan başka bir adamın: «Ah keşke ben de böyle bir ikrama nail olsaydım. O zaman ben de bu güzel insanın yaptığı gibi yapardım» diyen kişi ile Yüce Allah tarafından bahşedilen malı varlığını hak yolunda tüketen bir kişiyi gören başka bir kişinin: «Ah! Keşke ben de böyle bir ikrama nail olsaydım. O zaman ben de bu güzel insanın yaptığı gibi yapardım» diyen kişi. "2

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4599 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ravileri Sahih riâlidir. 2 Ebû Ya'la, Müsned (1085), Ahmed, Müsned (2/479)

Ebu' d-Derda dedi ki:

#14,785
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e sultan (vali) gibi kişilerden gelen hediyelerin kabul edilip edilmemesinin hükmü sorulunca şöyle buyurdu: "Allah'ın, o maldan, istemediğin ve tenezzül etmediğin halde sana vermesi halinde onu al ve sahiplen. "Hasan dedi ki: "(Özellikle) onun için yolculuğa çıkmaması veya ona tenezzül etmemesi durumunda almasında herhangi bir sorun yoktur." Bir rivayette ise: "Yüce Allah'ın, bizim el.imizle, istemediğin ve tenezzül etmediğin halde sana vermesi halinde onu alıp ye" ifadesi yer almıştır.

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4558 *Hepsini, imam Ahmed rivayet etmiştir. isnidında ismi belirtilmeyen bir kişi vardır.

Ömer b. el-Hattâb dedi ki:

#14,782
"Ya Resullallah! Sen bana şöyle söylemiştin: "Senin için en hayırlı olan, insanlann hiç birinden bir şey istememendir." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdu ki: "O dediğim (senin için hayırsız olan) başkalanndan istemendi. Sen istemediğin halde Allah'ın sana verdiği ise onun seni nzıklandırmasıdır. "2

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4555 Derim ki: Bu, Sahlh'te kısa metinle yer almıştır. *Hadisi Ebu Ya'lâ rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir. 1 Ebû Ya'la, Müsned (167), Malik'in Muvatta'mda mürsel olarak geçmiştir.

Atiyye dedi ki:

#14,761
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Veren el, alan elden üstündür. " 1

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4534 *Hadisi Bezzar ve İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ayrıca Taberani el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş, bir de şunlan söylemiştir: Atiyye'nin bildirdiğine göre kendisi, kavmini temsil eden bir heyetle beraber Resûlullah (sav)'in huzuruna çıktıklarında Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Sizin dışımzda kimse, sizinle geldi mi?" diye sorunca: "Evet, yanımızda bir genç daha var; ancak, kendisini bineklerimize bakması için orada bıraktık" demişler. Resûlullah (sav) de: "Onu çağmn" buyurmuş. Onun huzuruna alındığımda kavmimin temsilcileri de yanındaydı ve Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: "Yüksek/üstün olan el, veren eldir. Alçak/düşük olan el ise isteyen eldir. Elinden geldiğince isteme! Allahın malı istenmiş ve verilmiştir." Resûlullah (sav) benimle kendi dilimle (aksanımla) konuştu. Ahmed'in ravileri güvenilir kimselerdir. 1 Ahmed, Müsned (4/2.26), Taberani, M. el-Kebir (17/166-7), Bezzar, Müsned (916), es-Silsiletu'd-daife (2/51).

Ebû Zer anlatıyor:

#14,730
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) benden beş şey konusunda söz , yedi şey konusunda güven ve dokuz şey konusunda da yemin aldı. Ben, Allah'ın dininin korunması konusunda hiçbir kınayanın kınamasından korkmam. Ebu'l-Musenna bildiriyor: Ebu Zer dedi ki: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) beni çağırarak şöyle buyurdu: "Karşılığı cennet olan bir anlaşmaya ne dersin?" Ben de kendisine: "Tabii ki olur derim" deyip elimi uzatınca Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) insanlardan hiçbir şey istemememi şart koştu. Ben de kabul ettim. O da ekledi: "Hatta kırbacın dahi yere düşerse onu inip sen alacaksın."

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4503

Hasan(-ı Basri) dedi ki: Bana ulaştığına göre Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

#14,645
"Madenin zekatı yoktur, özürlü lıayvanın zekatı yoktur, kuyunun zekitı yoktur, hazinenin ise beşte birinde zekat vardır."

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4418 *Hadisi, İmam Ahmed mursel olarak rivayet etmiştir. İsnadı sahihtir.

Yine Ebû Hureyre dedi ki: Restllullah (sallallahualeyhisellem)'i şöyle söylerken işittim:

#14,643
"Suleym oğullannın topraklannda Firavn veya Firan denilen bir maden bulunacak. İnsanlann şerlileri ona yönelecek/ onun etrafında toplanacaklar." ·

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4416 *Hadisi, Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir.

Ebû Abs b. Cebr anlatıyor:

#14,558
Resdlullah (sallalahu aleyhi vessellem) zekita teşvik edince Ulbe b. Zeyd el-Harisi dedi ki: "Ey Allahım! Sadaka olarak vereceğim eski püskü su bakracını üzerine takbğun sopalar ve içi lifle doldurulmuş sert bir yastıktan başka hiçbir şeyim yok. İnsanların musibetlerine lcarşılık olarak ben de şerefim ve haysiyetimi sana sadaka olarak adıyorum." Resulullah (sav) sabah olunca bir tellal yollayarak: Dün akşam şerefini sadaka olarak veren kişi nerede diye"! seslenmesini emretti. Bunun üz.erine o susup sesini çıkarmadı. Daha sonra tellal iki üç defa bunu tekrar ettiğinde Ulbe ayağa kailanca Resullullah (sav) ona bakıp buyurdu ki: "Şunu çok iyi bilesin ki Yüce Allah sadakanı kabul etti, ey Ebu Muhammed."

Heysemi, Mecmuz Zevahid Cilt 5 Hn: 4335 *Hadisi Taberini. el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. isnâdında Abdulmecid b. Muhammed b. Ebi Abes zayıftır.

Ümmü Mübeşşir der ki:

#14,514
Ben, Neccar oğullarından Cahiliye zamanında ölmüş olanların mezarlarının bulunduğu bir bölgedeyken Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onların azap edilmeleri sebebiyle inleme seslerini işitince şöyle buyurdu: "Kabir azabından Allah'a sığının." Bunun üzerine ben de kendisine: "Ya Resulallah! Onlar kabirlerinde gerçekten azap ediliyorlar mı?" diye sorunca, o da: "Evet, öyle bir azap ki hayvanlar bile onlann bu azabını işitebiliyorlar" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4289 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ravileri Sahlh'in ravileridir. 2 · 2 Ahmed, Müsned (6/362), Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr (25/103)

Semure'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#14,239
"Ôlü, mahalle (halkının, akrabalan ve ailesi)nin ağlaması sebebiyle azaba maruz kalır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4038 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İsnadındaki Ömer b. İbrahim el-Ensari şaibelidir/kendisi hakkında tartışma söz konusudur. Ancak bu kişi güvenilirdir.2 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir (4607).

İbn Abbas bildiriyor:

#14,232
Sa'd'ın annesi: "Ah Sa d'ın annesinin vay haline! Sağduyulu, ciddi (oğlum Sa'd'a yazıklar oldu... vay başıma gelenler ... )" şeklinde söylenmeye başlayınca Resulullah (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurdu: "Daha fazla ileriye gitme! Bu söylediklerinin daha fazlasını söyleme! Allah'a yemin ederim ki (Sa'd senin söylediğin gibidir) bildiğim, gördüğüm kadanyla Yüce Allah'ın buyruklan karşısında son derece dddi ve sağduyuluydu; Yüce Allah'ın buyruklan karşısında son derece güçlü idi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 4031 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İsnadında yer alan Müslim el-Mulai zayıftır.

Hz. Ali'nin bildirdiğine göre

#14,015
Resullullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Son sözü La ilahe illallah olan kişi ateşe ginneyecektir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3912 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Darekutni isnadındaki Ebu Bilal el~Eş'ari'yi taz'if etmiştir.

Ebu Ya'mer bildiriyor:

#13,893
Abdullah bin Mes'ud'dan hoşumuza
gitmeyen bir şey işittiğimiz zaman susup, o şeyi açıklamasını beklerdik.
Abdullah bir gün bize şöyle dedi: "Hasta olan kişiye sevap yazılmaz."
Bu söz canımızı bayağı sıkb. Daha soma kendisi şöyle devam etti:
"Ancak bu hastalık, hatalarının dökülmesine/ affedilmesine sebep olur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3790 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebfr'de ¹ rivayet etmiştir. Hadisin isnadı hasendir. ¹ No.8506.

Ebu' d-Derda'run bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,779
"Bir kişi, hasta olan mümin bir kardeşini ziyaret ederse, beline kadar rahmete dalmıştır." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) aynca elini omzuna koyup: "Onun yanına oturursa rahmet onu kuşatır" buyurdu

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3775 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Hadisin senedinde bulunan Muaviye b. Yahya es-Sadefi zayıftır

Enes b. Malik' in bildirdiğine

#13,695
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellern) şöyle buyurdu: "Hastalara uğrayıp dualannı alınız; zira onlann dualan makbul, günah/an ise mağjürdur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3759 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Hadisin senedinde bulunan Abdurrahman bin Kays ed-Dabbi metruktür.

Ebû Umâmê el-Bahilin bildirdiğine göre

#13,426
Resulullah (sallallaluıaleyhi veselleın) gece namaza başlarken üç kere" AllAhu ekber" (tekbir) der, üç kere "Sübhmallah" (tesbih) der, üç kere "La ilahe illallah" (tehlil)" der ve sonra şu duayı okurdu: "Allahım! Rahmetten kovulmuş şeytanın şerrinden; onun ayartmasından, vesvesesinden ve şirkinden sana sığınırım."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3594 *Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup senedinde ismi zikredilmeyen ravi vardır.

Ebu Hureyre bildiriyor:

#13,318
Bir adam Hz. Peygamber' e (sailallahu aleyhi vesellem) gelerek: "Falan kimse gece namaz kılıyor. Sabah olunca da hırsızlık yapıyor!!" diye yakındı. Allah Resulü (salalllahu aleyhi vesellem) de: "Söylediği şey (gece namazı) onu bundan alıkoyar" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3555 *Hadisi Ahmed b. Hanbel ve Bezzar rivayet etmiş olup ravileri Sahlh'in ravileridirler.

İbn Abbas demiştir ki:

#13,258
Resulullah (sailallahu aleyhi ve;ellen) bize gece namazını emredip, teşvik etti. Hatta "Bir rekat bile olsa gece namazı kılmalısınız" buyurdu. Yine Resftlullah (sailallahu aleyhi vesellem) (Mescid' e) çıkhğında birinin kamet getirildikten sonra namaz kıldığını gördü ve "Arhk (başka namaz kılmayı) bırakacak mısınız? Aynı anda iki namaz olur mu?" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3527 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Hüseyin b. Abdillah zayıftır.

Ukbe b. Amr ve Ebû Mûsa'nın naklettiklerine göre

#13,124
Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın) bazen gecenin başında, bazen de gecenin ortasında vitir kılardı ki Müslümanlara kolaylık/ genişlik olsun.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3479 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiş olup senedinde hadisi zayıf olan bir ravi yer almıştır.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre

#13,112
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) vitir namazının ilk rekatında "Sebbihi' sme rabbike'l-a'IA", ikinci rekatında "Kul ya eyyuhe'l-kafirun", üçüncü rekatında da "Kul huvellahu ehad" ve Muevvezetan (Felak ve Nas) surelerini okurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3466 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-evsat'ta zayıf biri olan Mikdam b. Davud kanalıyla rivayet etmiştir.

Nu'man b. Beşir bildiriyor:

#13,111
"Ya Resuluallah! Vitir namazını hangi sürelerle kılarsın?" diye sordum. "«Sebbihi'sme rabbike'l-a'lıl», «Kul ya eyyuhe'l-kılfinun» ve «Kul huvellahu ehad» sureleriyle" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3465 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen Seri b. İsmail son derece zayıftır.

Süleyman b. Surad'ın bildirdiğine göre

#13,093
Hz. Peygamber (sallallahualeyhi vesellem): (Dişlerinizi) misvakla temizleyin, temizlenin ve vitir namazı kılın; zira Allah tektir (vitir), teki sever" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3447 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde ismi geçen İsmail b. Amr el-Beceli'yi Ebu Hatim, Darekutni ve İbn Adi zayıf görürlerken, İbn Hibban güvenilir kabul etmiştir. Yine İbrahim b. Orme'yi de zikrederek kendisinden övgüyle bahsetmiştir. ² ² Hadisi İbn Ebi Şeybe Musannef inde Süleyman b. Sa' d' dan merffi olarak nakletmiştir. Süleyman b. Sa'd tabii neslinden olup meçhuldür. İbn Ebi Hatim kendisinin Hz. Peygamber'den (sallallahu aleyhi vesellem) sahabiyi atlayarak rivayette bulunduğunu belirtir. Taberani ise bunu Süleyman b. Surad ismiyle zikretmiş olup İbn Surad sahabidir. Senedinde, İbn Ebi Şeybe'nin senedinde yer almayan el-Beceli vardır. Bkz. es-Silsiletü'z-zaife, no. 399.

Diğer bir rivayet ise şöyledir:

#13,070
Bana ait bir deveyi Allah Resulü' ne (sallallahu aleyhi vesellem) teklif etmek üzere yanına gittiğimde, onu kuşluk vakti alh rekat namaz kılarken gördüm.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3424 *Her iki rivayeti de Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta Muhammed b. Kays kanalıyla Cabir'den nakletmiştir ki İbn Hibban bu zatı es-Sikfâ'ta zikretmiştir.

İbn ômer'in bildirdiğine göre

#13,033
Resulullah (sallallahualeyhivesellem): "Kim yatsı namazını cemaatle kılar ve mescide çıkmadan dört rekat (nafile) namaz kılarsa, Kadir gecesi yaptığı ibadetine denk sevap kazanır" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3387 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup senedinde hadis konusunda zayıf görülen raviler yer almıştır. Doğrusunu Allah bilir.

Abdulmuttalib'in akranı Rakika binti Ehi Sayfi b. Haşim bildiriyor:

#12,934
Kureyş peş peşe birkaç sene kuraklık yaşadı; memeler kurudu, kemikler inceldi. Bir gün ben sakin bir zihinle -veya üzüntülü bir şekilde- uyurken, (rüyamda) kalın tonda bir sesin şöyle bağırdığım işittim: "Ey Kureyşliler! Kuşkusuz beklenen peygamber gönderildi, onun döneminin gölgesi üzerinize düştü. Bu günler, onun ortaya çıkacağı günlerdir. Bolluk ve berekete koşun. Dikkat edin. İçinizden orta boylu, ulu, yapılı, beyaz tenli, parlak yüzlü, uzun kirpikli, kaşları sık, yanakları düz, şerefli bir zata bakın. Bu zat, her zaman koruduğu bir üstünlük sıfatına ve takip ettiği bir geleneğe sahiptir. O ve onun çocukları yalnız kalsın. Her batından bir kişi onun yanına insin. Su serpsinler, koku sürsünler, rüknü (Hacer-i Esved'in köşesini) istilam etsinler. Sonra Ebu Kubeys dağına çıksınlar. Sonra o zat dua etsin, cemaat «Amin» desin. O zaman dilediğiniz kadar berekete boğulursunuz." Allah bilir ya, sabahladığımda tüylerim ürperdi, aklım başımdan gitti. Rüyama göre hareket edip Mekke vadilerinde uyudum. Harem içinde her nereye vardıysam hepsi işte "Şeybetu'l-Hamd ¹ (çıkb)" diyordu. Kureyş' in erkekleri onun yanında toplandılar, her balından bir kişi ona gitti.Üzerlerine su serptiler, koku sürdüler ve rüknü istilam ettiler. Sonra Ebft Kubeys'e çıkıp onun etrafında saf tuttular. Ta ki, hepsi dağın zirvesinde toplanınca Abdülmuttalib ayağa kalkh. Henüz çocuk yaştaki Resulullah (sallallahu aleyhi veseIIem) de onunla beraberdi. O zaman ergenlik çağına ulaşmış ya da ulaşmak üzereydi.Ellerini kaldırarak şöyle dua etti: "Ey ihtiyaçlan karşılayan, sıkıntılan gideren Allahım! Sen öğretensin, sana bir şey öğretilmez. Sen kendisine istekler arz edilensin, cimri değilsin. İşte kölelerin ve cariyelerin (erkek ve kadın kullann) sana geldiler. Hareminin sakinleri başlanna gelen kıtlıktan yakınıyorlar. Öyle kıtlık ki, hayvanlan kırdı, geçirdi. Allahım! Üzerimize her tarafi kaplayan, bereketli bol yağmurlar yağdır." Kabe'nin Rabbine yemin ederim ki, insanlar daha oradan ayrılmadan gök yarıldı, yağmur boşaldı, vadi sel olup taşh. Kureyş uluları ve ileri gelenlerinden Abdullah b. Ced' an, Harb b. Umeyye ve Hişam b. Muğire'nin Abdulmuttalib'e "Hayırlı olsun Ebu'l-Batha!" dediklerini işittim. Bu olayla ilgili olarak Rakika binti Ebi Sayfi şu mısraları söyler: "Şeybetu '/-Hamd sayesinde Allah memleketimizi suya kandırdı, Oysa ki bereket gitmiş, uzun süredir yağmur yağmamıştı. Kızı/ bir bulut cömertçe su indirdi, her taraf sel olup aktı, Onunla hayvanlar ve bitkiler hayat buldu. Bu, talih/; zatın yüzü suyu hürmetine Allah 'tan gelen bir lütuftu. O, bu güne kadar Mudar kabilesine müjdelenmiş en hayırlı zattı. Onun şanı yücedir. Bulutlar onun sayesinde suyla dolar. Yaratılanlar arasında onun ne dengi, ne de benzeri var. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3288 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup Zehebi, senedinde ismi geçen Zahr b. Hısn'ın tanınmadığını söyler. ² ¹ Şeybetu'l-Hamd, Abdulmuttalib'in ismidir. ² Bkz. no. 13380. Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir, XXIV, 259-261; el-Ehfidlsu't-tıviil, no. 26; Beyhaki, Deliiilü'n-nübüvve, 1, 363-365.

İbn Abbas bildiriyor:

#12,920
Resftlullah (sallallahu aleyhi veselleın) zamanında Ay tutuldu .... Devamında İbn Cüreyc hadisinin aynısı zikredilmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3275 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri arasında geçen İbrahim b. Yezid el-Huzi metruktur. · Ben derim ki: Taberani, Ay tutulmasına dair rivayetinin tamamını burada zikretmemiş, Güneş tutulmasıyla ilgili İbn Cüreyc hadisine (no. 3271) gönderme yapmıştır.

Esved' in bildirdiğine göre

#12,848
İbn Mes'ud, Arefe günü sabah namazından bayram günü ikindi namazına kadar tekbir getirirdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 3202 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de ² rivayet etmiş olup ravileri güvenilir olarak değerlendirilmişlerdir. ² el-Mu'cemu'l-kebir, no. 9534.

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre

#12,796
Dımam b. Sa'lebe Resulullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) gelerek: "Ey Muhammed! Seni dua okuyarak tedavi edeyim mi?" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ise ona şu duayı okudu: "Hamd olsun Allah'a. Biz O'na hamd eder, O'nda yardım dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü davranışlarımızdan Allah'a sığınınz. Allah kime hidayet vermişse, onu kimse sapıtamaz. Kimi de sapıtmışsa, onu kimse hidayet edemez. Şahadet ederim ki, Allah'tan başka tanrı yoktur ve Muhammed O'nun kulu ve elçisidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 3147 *Ben derim ki: İnşallah hadisin tamamı İbn Abbas'ın menkıbeleri bahsinde gelecektir. Sahih'te İbn Abbas'dan, Dımad kıssasıyla ilgili bir hadis nakledilmiştir. Burada ise Dımam adı geçmiştir. Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiş olup ravileri güvenilir ravilerdir.¹ ¹ Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr, no. 8147; Müslim, no. 868.

Cabir anlatmaktadır:

#12,758
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) mescitte bir direğe doğru namaz kılar, onun yanında ona dayanarak hutbe irat ederdi. Sonra Aişe emir verdi ve onun için bu minberi yaphrdı. Allah Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) minbere çıkıp direğin yanındaki yerıru bırakınca direk, -Peygamber(sallallahu aleyhi vesellem) eski makamını terk ettiğinden-kendisine duyduğu hasretle acı bir şekilde böğürmeye başladı. Hemen Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona doğru yürüyüp, onu kucakladı. Onu kucaklayınca işittiğimiz ses dindi/kesildi. Ravi der ki: "Onu sen de işittin mi?"diye sordum. "Ben de işittim, mescittekiler de işittiler. O, hücreye (Allah ResUlü'nün odasına) yakın direklerden biriydi" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 3106 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden Muhammed b. Atıyye el-Avfi zayıftır.

Ata el-Horasanı demiştir ki:

#12,693
Nübeyşe el-Hüzeli Resülullah' a (sallallahualeyhivesellem) dayandırarak şöyle derdi: "Eğer bir Müslüman Cuma günü yıkanıp sonra kimseye rahatsızlık vermeksizin mescide giderse, eğer imamın henüz hutbeye çıkmadığını görürse, dilediği kadar namaz kılar; imamın hutbeye çıktığını görürse, oturup onu dinler ve imam namazını ve sözlerini bitirene kadar sessiz durur. Onun böyle davranması yalnız o cumasına kadarki bütün günahlannın bağışlanmasına vesile olmaz, aynı zamanda peşinden gelen cumaya kadarki günahlarına da kefaret olur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 3040 *Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup Ahmed b. Hanbel'in hocası hariç, ravileri Sahih'in ravileridirler. İbn Hanbel'in hocası da güvenilir ravidir

İbn Mes'ıld'un bildirdiğine göre

#12,619
Resullullah (sallailahu aleyhivesellem) yolculuk sırasında iki namazı cem ederdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2966 *Hadisi Ebu Ya'la, Bezzar ve el-Mu'cemu'l-keblr'de Taberani rivayet etmiş olup Ebu Ya'la'nın ravileri Sahih'in ravileridirler.¹ ¹ Ebu Ya'la, no. 5413; Bezzar, no. 685; Taberaru, el-Mu'cemu'l-keblr, no. 9881. Senedinde ismi geçen İbn Ebi Leyla dürüst olmakla beraber hafızası son derece zayıf biridir.

Ebu' z-Zübeyr anlatmaktadır:

#12,447
Cabir'e secdeyi sordum. Dedi ki: Ben, Allah Resülü (sallallahu aleyhi vesellem) bize secdede düz durmamızı ve kişinin secde ederken kollarını yaymamasını emrederken işittim.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2797 *Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravilerinden İbn Lehi'a hakkında tenkit vardır.

A'meş demiştir ki:

#12,421
"Ben, Enes b. Malik'i Mekke'de namaz kılarken gördüm. Secde ederken kollarını yanlarından ayırdı. Hatta koltuk altı kıvrımlarını bile gördüm."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2770 *Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridirler.

Yezid b. el-Bera (b. Azib) anlatmaktadır: Babam:

#12,336
"Toplanın! Size, Allah Resulü' nün (sallallahu aleyhi vesellem) nasıl abdest aldığını, nasıl namaz kıldığını göstereceğim; çünkü sizinle daha ne kadar birlikte olacağımı bilemiyorum!" dedi. Böylece oğullarını ve ailesini topladı. Abdest suyu isteyip onunla üçer defa ağzına su alıp çalkaladı, bumuna su çekip temizledi, yüzünü yıkadı, sağ kolunu üç kere yıkadı; bunu, yani sol kolunu üç kere yıkadı. Sonra: "İşte böyle, size Allah Resulü'nün (sallallahualeyhivesellem) nasıl abdest aldığını aynen gösterdim" dedi. Sonra evine girdi, ne olduğunu anlamadığımız bir namaz kıldı. Sonra dışarı çıkarak namaz emri verdi ve kamet getirildi. Bize öğle namazını kıldırdı. Sanırım Yasin süresinden bazı ayetler okuduğunu işittim. Sonra ikindi namazını kıldırdı. Sonra akşam namazını kıldırdı. Son olarak da yatsı namazını kıldırdı. Ardından: "Size Allah Resulü'nün (sallallahualeyhivesellem) nasıl abdest aldığını, nasıl namaz kıldığını tam olarak gösterdim" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 3 Hn: 2684 *Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri güvenilir ravilerdir. Ben derim ki: Bir önceki bölümde Ebu'l-Aliye'nin otuz sahabeden yaptığı rivayeti geçmişti.

Hz. Osman (r.a.):

#10,735
"Size Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi vesellem) nasıl abdest aldığını göstereyim mi?" dedi. Yanındakiler de: "Olur, göster" deyince Osman su istedi. Sonra üç kere ağzına su alıp çalkaladı, üç kere burnuna su çekip temizledi. Üç kere yüzünü ve üç kere kollarını yıkadı, Sonra başına mesh edip üç kere ayaklarını yıkadı. Sonra: "Biliniz ki, kulaklar başa aittir" dedi. Böylece sizin için Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi vesellem) abdest şeklini ayrınhlı biçimde ortaya koydum" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1195 *Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup senedinde iki meçhul ravi vardır.

Abbad b. Temim babasından şöyle nakletmiştir:

#10,728
Resulullah'ı (sallallahu aleyhi vesellem) abdest alırken gördüm. Abdeste başlayıp yüzünü ve kollarını yıkadı. Sonra ağzına su alıp çalkaladı. Sonra burnuna su çekip çalkaladı. Sonra başını mesh etti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1187-1188 *Bunu Taberani rivayet etmiş olup senedinde yer alan İbn Lehi'a zayıftır. Aynı zatın el-Mu'cemu'l-kebfr'de de şöyle bir rivayeti geçmiştir: Resülullah' ı (sallallahu aleyhi vesellem) abdest alırken gördüm. Suyla sakalını ve ayaklarını mesh etti. *Rivayetin ravileri güvenilir kimselerdir.2 2 Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir, no. 1286; İbn Huzeyme, no. 201. İbn Abdilber, elİstifib'da (I, 195)

Ebu Kahil bildiriyor:

#10,725
Abdest aldığı bir sırada Resulullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) rastladım. "Ya Resülallah! Allah bize senin vasıtanla pek çok hayır nasip etti" dedim. Sonra ellerini yıkadı. Sonra üç kere ağzına su alıp çalkaladı. Sonra üç kere burnuna su çekip temizledi. Sonra üç kere yüzünü yıkadı. Sonra üç kere kollarını yıkadı. Sonra başını mesh etti. Belli bir vakit sınırlaması yapmadı. Sonra ayaklarını yıkadı. Belli bir vakit sınırlaması yapmadı. Sonra:
"Ey Ebu Kahil! Abdesti yerli yerince al. Abdest suyundan artanını ailene bırak. Aileni susuz bırakma ve hizmetçine meşakkat verme" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1185 *Hadisi Taberani, el-Mu'cernu'l-kebir'de rivayet etmiş olup senedinde yer alan Heysem b. Cemmaz metruktur.

Ebu Bekre bildiriyor:

#10,720
Resulullah'ı (sallallahu aleyhi vesellem) abdest alırken gördüm. Üç kere ellerini yıkadı, üç kere ağzına su alıp çalkaladı, üç kere bumuna su çekip temizledi, üç kere yüzünü ve dirseklere kadar kollarını yıkadı. Sonra başını mesh etti, ellerini başının önünden arkaya doğru, sonra arkasından öne doğru sürdü. Sonra üç kere ayaklarını yıkayıp, ayak parmaklarını ve sakalını hilalledi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1180 *Hadisi rivayet eden Bezzar şu açıklamayı yapmıştır:

İbn Abbas bildiriyor:

#10,716
Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veseilem)huzuruna girdim. Abdest alıyordu. Önünde müd (0,688 lt) büyüklüğünde bir kap vardı. Eğer müd' den fazla ise, çok az fazladır. Eksikse de çok az eksiktir. Sonra üçer defa ellerini yıkayarak ağzına su alıp çalkaladı, bumuna su çekip temizledi. Üç kere yüzünü yıkayıp sakalını hilalledi. Üç kere kollarını yıkadı. İkişer defa başını ve kulaklarını mesh etti. Ayaklarını yıkayıp iyice ıslattı. Ben: "Ya Resftlallah! Abdest almak böyle midir?" diye sorduğumda, "Aziz ve celil olan Rabbim bana böyle emretti" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1177 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde yer alan Nafi b. Hürmüz oldukça zayıf biridir.2 2 Hadisi el-Mu'cemu'l-evsat'ta (no. 2298) rivayet eden Taberaru demiştir ki:

Humran b. Eban bildiriyor:

#10,702
Osman b. Affan'ı gördüm. Mescidin kapısında abdest suyu istedi. Sonra ellerini yıkadı. Sonra ağzına su verip çalkaladı. Sonra bumuna su alıp temizledi. Sonra üç defa yüzünü yıkadı. Sonra üç kere dirseklere kadar kollarını yıkadı. Sonra başını mesh etti ve ellerini kulaklarının dışı üzerinde gezdirdi. Sonra onları sakallarının üzerine kadar götürdü. Sonra üç kere topuklara kadar ayaklarını yıkadı. Sonra kalkıp iki rekat namaz kıldı. Sonra dedi ki: "Allah Resulü'nü (sallallahu aleyhi vesellem) nasıl abdest alırken gördümse, size onun gibi abdest aldım. Sonra onu kılarken gördüğüm gibi iki rekat namaz kıldım. Sonra Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) iki rekat namazı kıldıktan sonra şöyle buyurmustu:
"Kim benim aldığım gibi abdest alıp, içinden (namaz dışında) hiç bir şey geçirmeksizin iki rekat namaz kılarsa, dün kıldığı namazla o iki rekatlı namaz arasında işlediği günahlan bağışlanır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 2 Hn: 1163 *Ben derim ki: Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir. Hadis Sahlh'de de daha kısa olarak geçmiş olup ravileri güvenilir olarak değerlendirilmişlerdir. ı Ayrıca bkz. Bezzar, no. 271. Aşağıdaki hadis de bu konuda ihmal edilen zevaiddendir: Enes bildiriyor: Kendisine

-  Mugîre bin Sûbe'nin şöyle dediği rivayet edildi:

#10,365
— Peygamber'e salat selam üzerine olsun su döktüm, abdest al­dı. Bu sırada üzerinde Rum (Bizans) malı, kolları dar bir Cübbe vardı. Kol­larını (sıvamayıp) Cübbenin altından çıkardı. Ve mestleri üzerine mesh etti.»

Diğer bir rivayette şöyle dedi:

*— Allah'ın Elçisi salat selam üzerine olsun mestler üzerine mesh etti. Bu sırada üzerinde Şam [2] malı, kolları dar bir cübbe bulunuyordu. Ellerini cübbenin altından çıkardı. (Böylece kollarını yıkadı.)

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 59/19 [2] Bir önceki rivayette Rûm [Bizans] malı diye geçer. Şâm, o tarihte Rumların elindeydi. Rûm. demekle Şâm kasdedi iştir.

 -Aynı  râvî zinciriyle gelen haberin   diğer bir şekli:

#10,352
Ali (r.a) su istedi, üç defa ellerini yıkadı, üç defa ağzını, üç defa burnunun içini yıkadı. Üç defa yüzünü, üç defa kollarını yıkadı; bir sefer başını meshedip üç defa  
kollarını yıkadı.  Bütün'  bunları yaptıktan sonra: Peygamber (s.a.)'in abdesti  işte budur» dedi.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 48/8b

.

#4,380
yeni hadis

.

Vail b. Hucr (r.a.)’in babasından rivâyete göre, şöyle demiştir:

#3,366 “جَاءَ رَجُلٌ مِنْ حَضْرَمَوْتَ وَرَجُلٌ مِنْ كِنْدَةَ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ الحَضْرَمِيُّ: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنَّ هَذَا غَلَبَنِي عَلَى أَرْضٍ لِي، فَقَالَ الكِنْدِيُّ: هِيَ أَرْضِي وَفِي يَدِي لَيْسَ لَهُ فِيهَا حَقٌّ، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِلْحَضْرَمِيِّ: أَلَكَ بَيِّنَةٌ؟، قَالَ: لاَ، قَالَ: فَلَكَ يَمِينُهُ؟، قَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنَّ الرَّجُلَ فَاجِرٌ لاَ يُبَالِي عَلَى مَا حَلَفَ عَلَيْهِ، وَلَيْسَ يَتَوَرَّعُ مِنْ شَيْءٍ، قَالَ: لَيْسَ لَكَ مِنْهُ إِلاَّ ذَلِكَ، قَالَ: فَانْطَلَقَ الرَّجُلُ لِيَحْلِفَ لَهُ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لَمَّا أَدْبَرَ: لَئِنْ حَلَفَ عَلَى مَالِكَ لِيَأْكُلَهُ ظُلْمًا، لَيَلْقَيَنَّ اللَّهَ وَهُوَ عَنْهُ مُعْرِضٌ”
Hadramevt bölgesinden bir adamla Kinde’li bir adam Rasulullah (s.a.v.)’e geldiler. Hadremevtli adam dedi ki: Ey Allah’ın Rasulü! Bu adam benim toprağımı elimden aldı, bunun üzerine Kindeli dedi ki: O toprak benim mülkümdür, bu toprakta onun hiçbir hakkı yoktur.
Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.), Hadremevtli adama o toprağın sana ait olduğunu gösterir bir şahid, bir belge var mıdır? dedi. Adam hayır dedi. O halde davacı olduğun bu kimseye sadece yemin verdirebilirsin başka yapılacak bir şey yok buyurunca; Adam: Bu adam yalancı birisidir neye yemin ettiğine aldırış etmez hiçbirşeyden sakınıp korunmaz dedi. Rasulullah (s.a.v.)’de bundan başka yapacağım bir şey yoktur buyurdular.
Ravi diyor ki: Kindeli adam yemin etmek için minberin yanına doğru giderken arkasını dönünce Rasulullah (s.a.v.): “Eğer haksız yere senin malını elde etmek için yemin ederse Allah’ın huzuruna, Allah kendisinden yüzçevirmiş olduğu halde varacaktır” buyurdular.

Tirmizi, Ahkam: 12 Hn: 1340; Ebû Dâvûd, Akdıyye: 23; İbn Mâce, Ahkâm: 7) ž Tirmizî: Bu konuda Ömer, İbn Abbâs, Abdullah b. Amr ve Eş’as b. Kays’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Vâil b. Hucr hadisi hasen sahihtir.

İbn Ömer r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v.’den işittim şöyle diyordu: 

#3,211 “إِنَّ الغَادِرَ يُنْصَبُ لَهُ لِوَاءٌ يَوْمَ القِيَامَةِ”
“Her sözünde durmayan kimse için kıyamet gününde bir sancak dikilecektir.” 

Tirmizi, Siyer: 28 Hn:1581; Müslim, Cihâd: 4; Ebû Dâvûd, Cihâd: 150  Tirmizî: Bu konuda Ali, Abdullah b. Mes’ûd, Ebû Saîd el Hudrî ve Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Muhammed’e; Süveyd’in Ebû İshâk’tan, Umâra b. Umeyr’den ve Ali’den rivâyet ettiği “Her sözünde durmayan kimse için bir sancak dikilecektir.” Hadis hakkında sordum da şu cevabı verdi: “Bu hadisin merfu olarak rivâyet edildiğini bilmiyorum.”

Ebu Musa r.a.’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#3,189 “قَدِمْتُ عَلَى رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فِي نَفَرٍ مِنَ الأَشْعَرِيِّينَ خَيْبَرَ، فَأَسْهَمَ لَنَا مَعَ الَّذِينَ افْتَتَحُوهَا”
“Eş’arilerden bir gurupla birlikte Hayber’e, Rasulullah s.a.v.’e geldim. Bize de Hayber’i fethedenlerle beraber ganimet mallarından bir hisse vermişti.”

Tirmizi, Siyer: 10 Hn:1559; Buhari, Meğazi: 40; Ebu Davûd, Cihad: 140  Bu hadis hasen sahih garibtir. Bazı ilim adamlarının uygulaması bu hadise göredir. Evzâî diyor ki: Her kim, savaşa katılan asker ve binitlerine ganimet dağıtımı yapılmazdan önce Müslümanlara katılırsa ona da ganimetten hisse verilir. Büreyd: Ebû Büreyde diye künyelenir. Güvenilir bir kimsedir. Kendisinden Sûfyân es Sevrî, İbn Uyeyne ve başkaları hadis rivâyet etmişlerdir.

Sad’ın kızı Meymune r.anha’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurdu: 

#3,158 “مَثَلُ الرَّافِلَةِ فِي الزِّينَةِ فِي غَيْرِ أَهْلِهَا كَمَثَلِ ظُلْمَةِ يَوْمِ القِيَامَةِ لاَ نُورَ لَهَا”
“Ailesi dışındaki kimselere süslenerek görünmeye çalışan kadının durumu kıyamet günü gerçekleşecek karanlıklar gibidir, ona hiçbir şekilde aydınlık yoktur.”

Tirmizi, Rıda: 13 Hn: 1167; Tirmîzî rivâyet etmiştir. Tirmîzî: Bu hadisi sadece Musa b. Ubeyde’nin hadisinden bilmekteyiz. Musa b. Ubeyde ise kendisi çok doğru bir kimse olmakla beraber hadis konusunda zayıf sayılmıştır. Bazı râvîler bu hadisi merfu olmaksızın Musa b. Ubeyde’den rivâyet etmektedirler.

 Cabir b. Abdullah r.a.’den rivâyete göre: 

#3,149 “أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رَأَى امْرَأَةً، فَدَخَلَ عَلَى زَيْنَبَ، فَقَضَى حَاجَتَهُ، وَخَرَجَ، وَقَالَ: إِنَّ الْمَرْأَةَ إِذَا أَقْبَلَتْ أَقْبَلَتْ فِي صُورَةِ شَيْطَانٍ، فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ امْرَأَةً فَأَعْجَبَتْهُ، فَلْيَأْتِ أَهْلَهُ فَإِنَّ مَعَهَا مِثْلَ الَّذِي مَعَهَا”
“Peygamber s.a.v. bir kadın görmüştü de hanımlarından Zeyneb’in yanına girerek ihtiyacını gördü ve çıkarak şöyle buyurdu: “Bir kadın gelirken bazen şeytan kılığında ve şeytanın göreviyle gelebilir. Sizden biriniz böyle bir kadın gördüğünde ondan hoşlanır ve gönlü onda kalırsa hemen hanımının yanına gelsin cinsel ilişkide bulunsun çünkü onda bulunanın aynısı bunda da vardır.” 

Tirmizi, Rıda: 9 Hn: 1158; Müslim, Nikah: 2; Ebû Dâvûd, Nikah: 43 Tirmîzî: Bu konuda İbn Mes’ûd’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Câbir hadisi hasen sahih garibtir. Hişâm ed Destevaî; Hişâm b. Senber’dir.

Beni Harise r.a.’in kardeşi İbn Muhayyısa’nın babasından rivâyete göre, kendisi Rasûlullah s.a.v.’den kan almadan dolayı ücret alabilme konusunda izin istedi de Rasûlullah s.a.v. bu ücretten onu yasakladı. Fakat devamlı sorup izin istemesi üzerine şöyle buyurdu: 

#3,047 “اعْلِفْهُ نَاضِحَكَ، وَأَطْعِمْهُ رَقِيقَكَ”
“O aldığın parayı devene yem parası olarak veya kölene yedirerek kullan.” 

Tirmizi, Buyu: 47 Hn: 1277; Ebû Dâvûd, İcara: 38; Müsli, Müsakat: 11 Tirmîzî: Bu konuda Rafi’ b. Hadîç, Ebû Cuhayfe, Câbir ve Sâib b. Yezîd’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Muhayyısa hadisi hasen sahihtir bazı ilim adamlarının uygulaması bu hadise göredir. Ahmed b. Hanbel diyor ki: “Kan alan adam benden para isterse onu yasaklarım, bu hadisin hükmü ile amel ederim.

Abdullah b. ebî Evfâ r.a.’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah s.a.v. şöyle buyurmuştur:

#2,867 “مَنْ كَانَتْ لَهُ إِلَى اللهِ حَاجَةٌ، أَوْ إِلَى أَحَدٍ مِنْ بَنِي آدَمَ فَلْيَتَوَضَّأْ وَلْيُحْسِنِ الْوُضُوءَ، ثُمَّ لِيُصَلِّ رَكْعَتَيْنِ، ثُمَّ لِيُثْنِ عَلَى اللهِ، وَلْيُصَلِّ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، ثُمَّ لِيَقُلْ: لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ الحَلِيمُ الكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللهِ رَبِّ العَرْشِ العَظِيمِ، الحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلاَمَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لاَ تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلاَّ غَفَرْتَهُ، وَلاَ هَمًّا إِلاَّ فَرَّجْتَهُ، وَلاَ حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلاَّ قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ”
“Kimin Allah’tan ve insanlardan bir istek ve ihtiyacı varsa güzelce abdest alsın, iki rek’at namaz kılsın sonra Allah’a hamdü sena ve Peygamber s.a.v.’e salavat getirdikten sonra şöyle desin; cezaları vermekte acele etmeyen ikram sahibi olan Allah’tan başka ilah yoktur. Büyük arşın sahibi olan Allah’ı her türlü noksanlıklardan uzak bilir her türlü kemal sıfatlarıyla beraber olduğunu kabul ederim. Tüm eksiksiz övgüler alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Allah’ım rahmetine sebep olan her şeyi ve bağışlamanı gerektirecek sebepleri ve her türlü günahtan uzak olmayı senden isterim. Allah’ım her günahımı bağışlamanı ve her üzüntümü gidermeni senin rızana uygun her ihtiyacımı karşılamanı senden isterim, Ey merhametlilerin en merhametlisi.”

Tirmizi, Vitr: 348 Hn: 479; İbn Mâce, İkame: 189 Tirmîzî: Bu hadis garib olup senedinde söz edilmiştir. Faid b. Abdurrahman’ın hadis konusunda zayıf olduğu söylenmiştir. Faid Ebûl Verka’dır.

Abdullah (b. Mesud) radıyallahu anhu'dan:

#2,808 َنّ النَّبِيَّ " سَجَدَ سَجْدَتَيِ السَّهْوِ بَعْدَ الْكَلَامِ
“Rasulullah s.a.v. konuştuktan ve selam verdikten sonra iki secde yapmıştı.”
AÇIKLAMA: Tirmizi, Salat: 289 Hn: 392 nolu hadisin devamı niteliğindedir.

Tirmizi, Salat: 289 Hn: 393; Nesâî, Sehv: 76; İbn Mâce, İkame: 135 ve diğerleri. Tirmizi: Bu konuda Muaviye b. ebî Sûfyân, Abdullah b. Cafer ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir.

Müstevrid b. Şeddad el Fihrî (r.a.)’den rivayete göre, şöyle demiştir:

#2,666 “رَأَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا تَوَضَّأَ دَلَكَ أَصَابِعَ رِجْلَيْهِ بِخِنْصَرِهِ”
“Rasulullah (s.a.v.)’i abdest alırken serçe parmağı ile her iki ayak parmaklarının arasını ovuşturduğunu gördüm.”

Tirmizi, Tahara: 30 Hn: 40; İbn Mâce, Tahara: 54; Nesâî, Tahara: 92 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. Bunu sadece İbn’ü Lehia’nın rivayetinden bilmekteyiz.

İbn Abbas (r.a.)’dan, Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki:

#2,665 “إِذَا تَوَضَّأْتَ فَخَلِّلْ بَيْنَ أَصَابِعِ يَدَيْكَ وَرِجْلَيْكَ”
“Abdest aldığında el ve ayak parmaklarının arasına su geçirmeye çalış.”

Tirmizi, Tahara: 30 Hn: 39; İbn Mâce, Tahara: 55; Nesâî, Tahara: 93 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir.

Lakit b. Sabire (r.a.)’nın babasından rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,664 “إِذَا تَوَضَّأْتَ فَخَلِّلِ الأَصَابِعَ”
“Abdest aldığın da parmak aralarına suyu geçirmeye çalış.”

Tirmizi, Tahara: 30 Hn: 38; Nesâî, Tahara: 92; İbn Mâce, Tahara: 54 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda İbn Abbâs, Müstevrid b. Şeddâd el Fihrî ve Ebû Eyyûb el Ensârî’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir demiştir. İlim sahipleri uygulamalarını bu hadise göre yapmış olup, abdestte ayak parmakları arasına mutlaka su geçirilmelidir demişlerdir. Ahmed ve İshâk’da aynı görüştedirler. İshâk der ki: “Abdestte el ve ayak parmaklarının arasına su geçirilmeye çalışılmalıdır.” Hadisin râvîlerinden Ebû Haşim’in adı: İsmail b. Kesir el Mekkî’dir.

Ebu Ümame (r.a.)’den rivâyete göre, demiştir ki:

#2,663 “تَوَضَّأَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَغَسَلَ وَجْهَهُ ثَلاَثًا، وَيَدَيْهِ ثَلاَثًا، وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ، وَقَالَ: الأُذُنَانِ مِنَ الرَّأْسِ”
“Kulaklar başın meshine dahildir.”

Tirmizi, Tahara: 29 Hn: 37; İbn Mâce, Tahara: 53; Ebû Dâvûd, Tahara: 51 ve diğerleri. Tirmîzî: Kuteybe ve Hammad dediler ki: “Kulaklar başın meshine dahildir” sözü: Peygamber (s.a.v.)’in sözünden mi yoksa Ebû Ümâme’nin sözünden mi olduğunu bilmiyoruz. Bu konuda Enes’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasendir, isnadı pek sağlam değildir. Peygamber (s.a.v.)’in ashabı ve tabiinden ilim ehlinin uygulamaları bu hadise göredir, kulaklar başın meshine dahildir. Sûfyân es Sevrî, İbn’ül Mübarek, Şâfii, Ahmed ve İshâk’ın görüşü de budur. Bazı ilim ehline göre: Kulakların ön tarafı, yüzden; arka tarafı ise, baştan sayılır. İshâk diyor ki: Kulakların ön tarafını yüzümü yıkarken meshetmeyi, tercih ederim. Şâfii’de şöyle diyor: Kulakların tamamen meshedilmesi sünnet olup elin artığı su ile değil yeni su ile meshedilmelidir.

İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir:

#2,662 “أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَسَحَ بِرَأْسِهِ وَأُذُنَيْهِ، ظَاهِرِهِمَا وَبَاطِنِهِمَا وَفِي الْبَابِ عَنِ الرُّبَيِّعِ”
“Rasulullah (s.a.v.), başını, kulakların içini ve dışını meshetti.”

Tirmizi, Tahara: 28 Hn: 36; Nesâî, Tahara: 84; Ebû Davut, Tahara; 51 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu konuda Rubeyyi’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu, İbn Abbâs hadisi, hasen sahihtir. İlim ehlinin çoğunluğunun görüşü: “Kulakların içten ve dıştan meshedilmesi gerektiği” şeklindedir.

Rafi b. Hadiç (r.a.) dedi ki: Rasulullah (s.a.v.)’i işitim şöyle buyururuyordu:

#2,425 أَسْفِرُوا بِالفَجْرِ، فَإِنَّهُ أَعْظَمُ لِلأَجْرِ
 “Sabah namazını gün ağarınca kılın o anda kılmanın mükafatı daha büyüktür. Yani ortalık biraz ağarınca kılmak.

Tirmizi, Salat: 117 Hn: 154; Nesai, Mevakit: 1; İbn Mace, Salat: 2 ve diğerleri. Tirmîzî: Bu hadisi Şu’be ve Sevri, Muhammed b. İshâk’tan rivayet etmişlerdir. Tirmizi: Muhammed b. Aclan da aynı şekilde Asım b. Ömer b. Katade’den rivayet etmektedir. Tirmizi: Yine bu konuda Ebu Berze el Eslemi, Cabir ve Bilal’den de hadis rivayet edilmiştir. Tirmîzî: Peygamber (s.a.v.)’in ashabından ve tabiinden pek çok ilim adamları “Sabah namazının günün ağarmasıyla” kılınması görüşündedirler. Sufyan es Sevri’de bu görüştedir. Şafii, Ahmed ve İshâk diyorlar ki: Günün ağarması (İsfar) demek aydınlığın apaçık ortaya çıkması demektedir, namazın geciktirilmesideğildir.

Ebu Hüreyre (r.a) dedi ki: Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

#2,176 الْفِطْرَةُ خَمْسٌ: الِاخْتِتَانُ وَالِاسْتِحْدَادُ وَقَصُّ الشَّارِبِ وَتَقْلِيمُ الْأَظْفَارِ وَنَتْفُ الْإِبْطِ
İnsanın yaratılış gereği yapması gereken beş şey şunlardır: “Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek, koltuk tıraşı olmak.”

Nesai, Tahara: 9 Hn 9-11; Ebu Davud, Tahara: 29; Buhari, İstizan: 51 ve diğerleri.

Ebu Musa (r.a)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,156 “أَقْبَلْتُ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَمَعِي رَجُلَانِ مِنَ الْأَشْعَرِيِّينَ: أَحَدُهُمَا عَنْ يَمِينِي، وَالْآخَرُ عَنْ يَسَارِي. وَرَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَسْتَاكُ فَكِلَاهُمَا سَأَلَ الْعَمَلَ. قُلْتُ: وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ نَبِيًّا مَا أَطْلَعَانِي عَلَى مَا فِي أَنْفُسِهِمَا، وَمَا شَعَرْتُ أَنَّهُمَا يَطْلُبَانِ الْعَمَلَ، فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى سِوَاكِهِ تَحْتَ شَفَتِهِ قَلَصَتْ. فَقَالَ: «إِنَّا لَا - أَوْ لنْ - نَسْتَعِينَ عَلَى الْعَمَلِ مَنْ أَرَادَهُ، وَلَكِنِ اذْهَبْ أَنْتَ». فَبَعَثَهُ عَلَى الْيَمَنِ، ثُمَّ أَرْدَفَهُ مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا”
Eşarilerden iki kişi ile birlikte Rasulullah (s.a.v)’in yanına gelmiştim biri sağımda diğeri de solumda idi; Rasulullah (s.a.v) ağzını misvaklıyordu. O iki kişi hemen Rasulullah (s.a.v)’den bir iş (memuriyet) isteyiverdiler.” Ben de: “Seni hak din ile peygamber olarak gönderen Allah’a yemin olsun ki, bunlar içlerindeki iş isteme
durumlarını bana açmadılar. Bende iş isteyeceklerini fark edemedim. Şu anda Resulullah (s.a.v)’in hareket ettirdiği dudağının altındaki misvağı görür gibi oluyorum.” Adamların bu istekleri üzerine Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Biz devlet işinde yetkili işler isteyene asla yardımcı olmayız, şimdi sen git” diyerek Ebu Musa’yı Yemen’e gönderdi. Arkasından da Muaz b. Cebel’i yola çıkardı.

Nesai, Tahara: 4 Hn: 4; Müslim, İmara: 3; Ebu Davud, Hudud: 1)

Ebu Mesud el-Ensari r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#376 لَا يُؤَمُّ الرَّجُلُ فِي سُلْطَانِهِ وَلَا يُجْلَسُ عَلَى تَكْرِمَتِهِ فِي بَيْتِهِ إِلَّا بِإِذْنِهِ
“Bir kimseye yetkisi dahilinde olan bir yerde imamlık yapılmaz, izni olmadan koltuğuna da oturulmaz.”

Tirmizi, Edeb 24 Hn: 2772; Nesai, İmame: 18; Ebu Davud, Salat: 48 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir.