Toplam 21,964 Hadis
Konular

Temizlik Kategorisi

- İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edildi:

#10,384
Peygamber salat ve selam üzerine olsun geçerken Hz. Sevde'nin öl­müş olan koyununu gördü: »Sahipleri derisinden faydalansalar ya» buyurdu. Bu söz üzerine, koyunun derisini yüzüp evde su tulumu yaptılar ve eskiyinceye kadar kul­landılar.  

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 78/38

- ibn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edildi:

#10,383
Peygamber Salat ve selam üzerine olsun buyurdu ki: .«—Her Ölü hayvanın derisi tabaklandığında temiz oiur.» [3]

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 77/37 [3]   Domuz, İnsan, ve  köpek  derileri,  bu  hükmün dışındadır.  

- Hammâm'dan şöyle rivayet edildi:

#10,382
-— Müslümanların annesi Hz. Ayşe'riin evinde, bir adam konuk kal­mıştı. Hz. Ayşe Ona, bir yorgan gönderivermiş, gece üzerine örtmüştü. O ge­ce konuk cünüp olmuştu. Adam bütün yorganı yıkayıverdi. Bunu duyan Ay­şe dedi ki: « Yorganı yıkamasının anlamı neydi? sadece kirli yerini ovalasaydı, yeterdi. Peygamberin salat ve selam üzerine olsun çamaşırının kirli yerini ovardım, sonra bununla namaz kılardı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 76/36

Hz. Âişe'nin şöyle dediği rivayet edlldi:

#10,381
«— Peygamber'in salat ve selam  üzerine olsun Çamaşırında kurumuş  olan  meniyi   ovarak temizledim.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 75/35

-Hz. Âişe'nin şöyle dediği  rivayet edildi:    

#10,380
'Peygamtoer salat ve selam üzerine olsun buyurdu ki: «— Hamam ne çirkin bir yerdirki orada avret yerleri örtülmez ve te­miz olmayan bir su vardır.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 74/34

- Hz.İbrahim dedi:

#10,379
«Ümmü Süleym'dan İşiten biri bana söyle anlattı. «Ümmü Süleyman, Peygambere salat ve selam üzerine olsun sordu:                                              «— Kadın da erkek gibi ihtilam olduğunu görürse (yıkanır mı) Hz. Peygamber: «— Yıkanmalıdır»  cevabını  verdi.           

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 73/33

Hz. Âişe'den şöyle rivayet edildi:

#10,378
«— Peygamber -salat ve  selam  üzerine olsun Âişe'ye: seccadeyi bana getir» dedi. Hz. Aişe: «— Hayizliyim diyecek oldu. « Hayzın elinde değil ya» buyurdu.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 72/32

-Huzeyfe'den  şöyle rivayet edildi.

#10,377
Peygamber saiat ve selam üzerine olsun elini Ona uzattı. O ise eli­ni vermekten çekiniyordu. Bu hareket karşısında Hz. Peygamber: «— Müslüman cünüplü'kle  necis olmaz»  buyurdu.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 71/3

-Huzeyfe'den şöyle rivayet edildi:

#10,376
Peygamber salat ve selam  üzerine olsun elini ona uzattı. 0da elini vermeyerek çekti. Hz. Peygamber; «— Neden  böyle yaptın?» diye  sordu. Huzeyfe: Cünübüm» dedi. Peygamber (s.a): «— Göster elini   bize,  mümin neci  [pis) değildir» buyurdu. « Mümin, asla necis olmaz.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 70/30

Hz. Âişe (r.a.) nin şöyle dediği rivayet edildi:

#10,375
Peygamber salat ve selam  üzerine  olsun cünüpken uyumak istediğinde namaz  için  olduğu gibi  abdest alırdı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 69/29

Hz. Arşe (r.a) nin şöyle dediği' rivayet edildi:

#10,374
Peygamber-salat ve selam üzerine olsun- eşiyle gecenin başlarında cinsi münasebette bulunur, yukanmazdı. Gecenin bitiminde uyandığı va­kit ikinci defa münasebette bulunur ve öylece yıkanırdı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 68/28

-Hz. Âişe'nin şöyle dediği  rivayet edildi:

#10,373
Peygamber salat ve selam üzerine olsun hanımlarından biriyle, ge­cenin başında cirrsi münasebette bulunur, yıkanmadan uyurdu. Gecenin sonunda  uyandığı zaman yine münasebette bulunurdu. Ve yıkanırdı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 67/27

Hz. Ali, Peygamber (s.a)'den şöyle rivayet etti:

#10,372
 «— Yolcu mestleri üzerine üç gün üç gece, yolcu olmayan da üç gün üç gece mesh eder.» buyurdu.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 66/26

Huzeyme b. Sabit'in şöyle dediği rivayet edildi:

#10,371
Peygamber'den-salat ve seiam üzerine olsun mestler üzerine meshetmenin süresi soruldu. « Yolcu için üç gün üç gece; yolcu olmayan için de bir gün bir ge­cedir.» buyurdu.  

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 65/25

Huzeyme bin Sabit Hz. Peygamberden rivayetle şöyle dedi:

#10,370
Peygamber -salat ve selam üzerine olsun iki  mest üzerine meshetmenin süresini  şöyle  belirtti:  Yolcu olmayan  için  bir  gündüz  bir gece;yolcu için de üç gün üç gecedir; abdestliyken giymiş bu süre içerisinde onları çıkarmaz. Diğer bir rivayette şöyle buyurdu: (24/1) «— Mestler üzerine meshetmenin süresi, yolcu için üç gün, yojcu olmayan için bir gündüz ve bir gecedir. Mestleri giymeden önce abdest almak şartıyla bu süreyi kullanır.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 64/24

İbni Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi:

#10,369
Peygamber salat ve selam üzerine olsun yolculuk sırasında mestleri   üzerine mesnetti ve bunun süresini belirtmedi.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 63/23

Hadis:Hz. Ömer'in oğlu Abdullah'ın oğlu Sâlİm'den rivayet edildiğine göre:

#10,368
Babası Abdullah ile, Sad bin Ebt Vakkas, mestler üzerine rnesheime konusunu tartışmışlardı. Sad, «meshederim» derken, Abdullah: «mesnet-men doğrusu beni şaşırtıyor» diye cevap veriyordu. Sad dedi ki: «— Hz. Ömer'in yanında toplandık. Ömer (oğluna) şöyle dedi: «Amcan SÜNNETİ senden iyi  bir.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 62/22

-İbn Ömer'in şöyle dediği rivayet edildi:

#10,367
«— Irak savaşına katılmıştım. Birgün 'Sad bin Malik'in mestleri üze­rine mesh yaptığını ansızın gördüm, sordum: «— Ne bu yaptığın?»  dedim. «— Ey Ibn Ömer. Geri döndüğün zaman bu yaptığımı babana sor.» diye tenbih etti. Dönüşümde bunu babama sordum;  dedi ki: «— Peygamber'in salat ve selam üzerine olsun mesh ettiğini gör­düm. (O'na uyarak) mesh ettik.» Diğer rivayette şöyle dedi.                                 «(Savaş için) İrak'a gitmiştim. Orada Sad bin* Malik'i, mestleri üze­rine meshederken görüverdim; «Ne bu  yaptığın?» dedim. «Geri döndüğün zaman Ömer'e sor» diye cevap verdi. Dönüşümde Ömer'e gidip bunu sordum; bana: ( Peygamber'in -salat ve selam üzerine olsun mesh ettiğini gör­düm öylece mesnettik.» diye açıkladı.   Diğer bir rivayette şöyle ded 21/2) «— Celavla savaşı İçin Irak'a gitmiştim. Sad bin Ebi Vakkas'ı mes­hederken gördüm ve: « Nedir bu yaptığın Sad?» diye sordum. Bana: «_* Mü'minlerin Emirine kavuştuğun zaman bunu sor» diye cevap verdi. Dönüşümde Ömer'i gördüm ve onun yaptığını anlattım. ,   Ömer: «— Sad doğru söylemiştir. Peygamber'i salat ve selam üzerine olsun meshederken gördüm. Öylece meshetti'k.» buyurdu. İbn Ömer'den gelen başka bir rivayet de şöyledir: (21/3) Irak savaşına gitmiştim. Orada Sa'd b. Ebi Vakkas'ı mestleri üzerine mesh ederken gördüm; öyle yapmamasını söyledim. Bana: «— Geri döndüğün zaman bunu Ömer'e sor» diye tenbih etti. Bir sü­re sonra geri döndüm [babam) Ömer'e onu sordum. Sad'ın yaptığını an­lattım. Bana: «— Amcan senden daha bilgilidir. Biz Resülullah (s.a) mesh ederken gördük ve meshettiık diye cevap verdi.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 61/21

-Mugire bin ŞûbeVrin şöyle dediği  rivayet edildi:

#10,366
 « Peygamber'in salat ve   selam  üzerine olsun mesh ettiğini  gör­düm.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 60/20

-Mugîre bin Şûbe'den gelen habere göre:

#10,364
Peygamber'in salat ve selam üzerine olsun gittiği (Tebük) seferine kendisi de katılmış birlikte yola çıkmışlardı. Bir ara Allah'ın Elçisi salat ve selam üzerine olsun ayrılıp helaya gitmiş sonra dönmüştü. Üzerinde (Rum) Bizans malı, kollan dar bir cüb'be bulunuyordu. Resulullah salat ve selam üzerine, olsun kolun darlığı nedeniyle ('kollarını sıvamayip) cübbe-yi kaldırıp öylece kollarını çıkarmıştı. Mugire burrdan sonra şöyle anlattı: «— Beraberimddci ibrikten kendilerine su dökmeğe başladım. Na­maz abdesti giıbi abdest aldı. Mestlerini çıkarmayıp, üzerini mesh etti. Sonra gidip namaz kıldı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 58/18

 -Hammâm İbn ei-Hâriis'ten şöyle rivayet edildi:

#10,363
Kendisi, Cerir bin Abdullah'ın abdest alırken mestleri üzerirre mesh yaptığını görmüş ve ona bunun gerekçesini sormuştu. Cerir de cevabın­da: «— Gerçekten ben, Peygamberin salat ve selam üzerine olsun onu yaptığını görmüştüm. Ancak, Maide (suresinin-) İnmesinden sonradırki, ben O'nun ashabından oldum» diye açıkladı.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 57/17

 -İbrahim'in (en-Neheı) şöyle dediği rivayet edildi.

#10,362
 Cerir bin Abduilah'-dan işiten  biri  bana haber verdi. Cerir diyor  ki: «— Peygamber salat ve selam üzerine olsun mestleri üzerine mesh yaptığını 'Maide suresi   indikten sonra' gördüm.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 56/16

-İbn Bureyde, babasının şöyle dediğini  rivayet etti:

#10,361
Peygamber -salat ve selam Özerine olsun Mekke'nin fethi sırasında bir abdest ile beş vakit namazı kılınış, mestleri üzerine de mesh etmiş­ti. Bunun üzerine Hz. Ömer:! «—. Ey Allah'ın Resulü. Bugün sizi ilk defa bunu yaparken gördük» deyince, «— Bunu bilerek yaptım ya Ömer»  cevabım verdi.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 55/15

 -Süleyman  İbn Bureyde  babasının şöyle dediğini rivayet etti:

#10,360
Peygamber Salat ve selam üzerine olsun abdest alıp mestleri üze­rice mesh etti ve bununla beş vakit namaz kıldı.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 54/14

-Şureyh'in şöyle dediği rivayet edildi.

#10,359
Hz. Âişe'ye -Allah ondan razı ol­sun «Mesh üzerine mesti edeyimmi?» diye sordum. «— Git Aii'den r.a. sor; O, Peygamber [s.a.) ile yolculuk yapardı» ce­vabını verdi. Ravi Şureyh devam etti:  «Bunun üzerine Ali'ye Allah ondan razı olsun gitim; «Mesh et» dedi.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 53/13

-Sakîf  kabilesinden, el-Hakem adlı biri babasından şöyle rivayet etti.

#10,358
Peygamber-salat  ve  selam üzerine olsun-  abdest aldıktan sonra bir avuç su alarak abdest yerlerine serpti

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 52/12

 -İbn Ömer'in (r.a.) şöyle dediği rivayet edildi:'

#10,357
Allah'ın Elçisi-salat ve selam üzerine olsun- buyurdu ki: [kuru kalan) topukların vay ateşteki haline.*

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 51/11

-Bureyde'nin oğlu babasından   şöyle   rivayet etti:

#10,356
 «— Nebi-salat ve selam üzerine olsun abdest alırken her uzvunu bir sefer yıkardı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 50/10

 -Hz. Osman'ın azadlısı Humrâ'ntn şöyle dediği rivayet edildi:

#10,355
 «Hz. Os­man  abdest alırken  uzuvlarını   (suyu  her  seferinde yenilemek  suretiyle) üçer sefer yıkadı ve dedi ki:   «Peygamberi (s.a.) bu şekilde abdest alırken gördüm.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 49/9

-Diğer bir rivayette şöyle dendi:                 

#10,354
«— Hz. Ali su istedi. Önce üç sefer ellerini yıkadı. Üç sefer ağzını üç sefer burnunun içini yıkadı. Üç defa yüzünü, üç defa koflarını yıkadı. Daha sonra avucuna su alarak başının önündeki! saçsız [1] yerini ıslattı. Bunları yaptıktan sonra: Resulullah (s.a)'in abdest alışına bakmaktan hoş­lanan kimse işte benim abdestime baksın» dedi.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 48/8d [1] Hz. Ali'nin  başının önündeki saç  döküktü  (tek. Alî  el-Kari,  s. 220.

-Diğer bir rivayette şöyle dendi:

#10,353
«Ali  {r.a) su istedi. Üstü açık bir kapla su getirildi. — Ravi Abd-i Hayr diyorki, biz de ona bakıyorduk. Önce sağ eliyle kabı alıp, sol elinin avucuna su doldurdu. Sonra üç defa ellerini yıkadı. Sonra sağ elini kaba sokup su alarak ağzını ve burnunun içini yıkadı. Bu işi üç sefer yaptı. Sonra üç defa yüzünü; üç defa dirseklerine kadar kol­larını yıkadı. Sonra eliyle su alıp bununla bir sefer başını mesnetti. Her ayağını üç sefer yıkadıktan .sonra avucuna su aldı, içti. (Kendini seyreden­lere): Peygamber (s.a.) in abdest alışına bakmaktan hoşlanan kimse (bil­sinki işte bu, O'nun abdestidir» dedi.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 48/8c

-Abd Hayr'in şöyle dediği rivayet edildi:

#10,351
Ali (r.a) abdest almak için su istedi. Üç defa ellerini yıkadı; üç defa ağzını, üç defa burnunun içini, yıkadı. Üç defa yüzünü, üç defa kollarını yıkadı. Başını iıç defa me&hedip, üç defa ayaklarını yıkadı. 'Bütün 'bunla­rı yaptuktan sonra:  «Peygamber (s.a)'in abdesti  işte budur» dedi.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 48/8a

 -Ali bin Ebî Tâlib'İn (r.a) şöyle abdest aldığı rivayet edildi:

#10,350
 Hz. Ali abdest almağa başlayarak (önce) üç defa ellerini yıkadı, ağ­zına ve burnuna üç defa su verdi. Üç defa yüzünü ve kollarını yıtkadı; ba­şını üç defa mesnetti. Sonra iki ayağını yıkadı ve bütün bunları yaptıktan sonra: «— İşte Hz. Peygamber'in abdesti burdur.» dedi.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 47/7

 -Cafer İbn Bbû Talib'in şöyle dediği' rivayet edildi:

#10,349
Ashabdan birkaç Peygamber'İn -salat ve selam üzerine olsun- hu­zuruna geldiler. Onlara: « Sizleri böyle dişleri sararmış mı göreyim sürekli misva'k kulla­nınız. Ümmeti'me güçlük, vereceğini biimeseydim, her namaz (için abdest aldıklarında)   misvak  kullanmalarını   emrederdim.»   buyurdu. Diğer bir rivayette şöyle dendi: «— Görüyorum ki, sararmış dişlerinizle yanıma geliyorsunuz. Her zaman misvak kullanınız. Ümmetime güçlük vereceğim" büfneseydim, her abdest aldıklarında  misvak kullanmalarını emrederdim.

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 46/6

 -İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edildi:

#10,348
«— Allah'ın Elçi'sİne salat ve selam üzerine olsun gördüm: süt içti (sonra su ile) ağzını çalkaIadı. Ve (yeniden) abdest almaksızın namaz kıl­dı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 45/5

 -Ebû Vâil'in şöyle dediği rivayet edi'kii:

#10,347
«Peygamber-salat ve  selam   üzerine olsun   bir kimsenin  çöplüğünde idrarını ayakta yaparken  gördüm.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 44/4

Hz. Âişe'den şöyle rivayet edildi:

#10,346
«— Allah'ın Elçis'i-salat ve selam üzerine olsun-birgün abde'st almak istedi. Bu sırada bir 'kedi gelerek kaptan su içti. Hz. Peygamber aynı su ile abdest aldı.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 43/3

-Ebû Hureyre'nin  şöyle dediği  rivayet edildi:

#10,345
Peygamberjsalat ve selam  üzerine olsun bize. durgun suya  idrar yapıp sonra da onunla abdest atonarmzı veya yıkanmamızı yasak 'kıldı.»:

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 42/2

Cabir'in şöyle dediği  rivayet edildi:

#10,344
Peygamber -salat ve selam üzerine olsun- 'buyurdu iki: «— Hiçbiriniz durgun suya idrar yapıp sonra da onunla, abdest almasın.»

Haskefi, Müsnedi Ebu Hanife Temizlik Hn: 41/1

Abdullah b. Ebî Bekir halasından, o da Zeyd b. Sabitin kı­zından rivayet eder:

#9,764 أَنَّ نِسَاءً كُنَّ يَدْعُونَ بِالْمَصَابِيحِ مِنْ جَوْفِ اللَّيْلِ، يَنْظُرْنَ إِلَى الطُّهْرِ فَكَانَتْ تَعِيبُ ذَلِكَ عَلَيْهِنَّ، وَتَقُولُ: " مَا كَانَ النِّسَاءُ يَصْنَعْنَ هَذَا
"Kadınlar gece yarısı kandil isteyerek hayız­dan temizlendiklerine bakarlar, Zeyd'in kızı da bunları kınar ve eskiden sahabe kadınlar bunu yapmazdı, derdi.

Malik, Muvatta, Tahâret: 27 Hn: 128. Bunu Buhârî bab başlığı olarak (senetsiz) kaydetmiştir. (Hayz 19); İmam Malik'e "hayızdan temizlenen kadın, su bulamazsa teyemmüm edebilir mi?" diye sorduklarında: Evet teyemmüm et­sin, Onun hali cünüp kimsenin ki gibidir. Su bulamayınca teyem­müm eder, dedi. Garip Osman der ki: Hadis mevkuf sahih ve gariptir

Mercâne rahimullah Mevla Âişe (r.a.) dedi ki: 

#9,763 كَانَ النِّسَاءُ يَبْعَثْنَ إِلَى عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ بِالدِّرَجَةِ فِيهَا الْكُرْسُفُ فِيهِ الصُّفْرَةُ مِنْ دَمِ الْحَيْضَةِ يَسْأَلْنَهَا عَنِ الصَّلَاةِ، فَتَقُولُ لَهُنَّ: " لَا تَعْجَلْنَ حَتَّى تَرَيْنَ الْقَصَّةَ الْبَيْضَاءَ ". تُرِيدُ بِذَلِكَ الطُّهْرَ مِنَ الْحَيْضَةِ
"Kadınlar Hz. Âişe (r.anha)'ya içerisinde pamuk bulunan bez (veya kap) gönderirlerdi. Bu pamuklar hayız kanıyla sarı lekeler taşırdı. (Bu safhada) namaz kılınıp kılınmayacağını sorarlardı. Hz. Âişe radıyallahu anha: "Beyaz akıntıyı görünceye kadar acele etmeyin!" diye cevap verirdi. Beyaz akıntıdan temizliği kastederdi."

Muvatta, Tahâret: 27 Hn: 127: Muhammed, Muvatta Hn: 85; Buhârî, bunu bab başlığında senetsiz olarak kaydetmiştir (Hayz 19); Beyhaki, Süneni Kübra Hn: 335:1 ve Marifetis Sünne vel Eser Hn: 553; Beğavi, Şerhus Sünne Hn: 329 ve diğerleri. Hadis mevkuf sahih ve gariptir.

Ümmü Atiyye radıyallahu anhâ anlatıyor:

#9,762 وعن أم عطية رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالَتْ: ]كُنَّا َ نَعُدُّ الْكُدْرَةَ والصُّفْرَةَ بَعْدَ الطُّهْرِ شَيْئاً[. أخرجه أبو داود والنسائي .
"(Hayız müddetimiz dolup) temizlik dönemi başladıktan sonra görülen bulanık ve sarı akıntıyı ciddiye almazdık.."

Muvatta, Hacc: 124, (1, 371); 

İkrime rahimehullah anlatıyor: 

#9,761 وعن عكرمة قال: ]كانَت أُمُّ حَبِيبَةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْها تُسْتَحَاضُ، وَكَان زَوْجُهَا يَغْشَاهَا. وَمِثْلُهُ عَنْ حَمْنَةَ بنت جحش رَضِيَ اللّهُ عَنْها[. أخرجه أبو داود .
 "Ümmü Habibe radıyallahu anha müstehaze idi. Kocası ona temasta bulunurdu. Aynı hal Hamne Bintu Cahş radıyallahu anha için de mevzubahis idi."

Muvatta, Hacc: 124, (1, 371); 

Abdullah İbnu Süfyan rahimehullah anlatıyor: 

#9,760 وعن عبداللّه بن سفيان قال: ]سَألتُ امْرَأةٌْ ابنَ عُمَرَ رَضِيَ اللّهُ عَنْهما فقَالَتْ: إنِّى أقْبَلْتُ أُرِيدُ أن أُطُوفَ بِالْبَيْتِ، حَتّى إذَا كُنْتُ عِنْدَ بَابِ الْمَسْجِدِ هَرَقَتِ الدِّمَاءُ فَرَجَعْتُ حَتّى ذَهَبَ ذلِكَ عَنِّى. ثُمَّ اغْتَسَلْتُ حتّى إذَا كُنْتُ عِنْدَ بَابِ الْمَسْجِدِ هَرَقَتِ الدِّمَاءُ ثُمَّ جِئْتُ فكذلِكَ فقَالَ: إنَّمَا ذلِكَ رَكْضَةٌ مِنَ الشَّيْطَانِ فَاغْتَسِلِى ثُمَّ اسْتَثْفِرِى بِثَوْبٍ، ثُمَّ طُوفى[. أخرجه مالك .
"Bir kadın, İbnu Ömer radıyallahu anhüma'ya şöyle sordu: "Kabe'yi ziyaret maksadıyla gelmiştim. Tam Mescid-i Haram'ın kapısına geldiğim sırada kanamam başladı ve derhal geri dönüp, kanama duruncaya kadar bekledim. Sonra yıkandım. Tekrar tavaf için geldiğimde, kapının yanında yine kan geldi. Aynı şekilde geri döndüm, size geldim." Abdullah şu cevabı verdi: "Bu şeytandan gelen bir zarardır. Bu durumda yıkan. Pamuk tıkayarak bir bez bağla, sonra da tavafını yap!"

Muvatta, Hacc: 124, (1, 371); 

Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: 

#9,759 وعن علي رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: ]المُسْتَحَاضةُ إذَا انْقَضَى حَيْضُهَا اغْتَسلَتْ كُلَّ يَوْمٍ وَاتّخَذَتْ صُوفَةً فِيهَا سَمْنٌ أوْزَيْتٌ[. أخرجه أبو داود .
"Müstehaze, hayız müddeti sona erince her gün yıkanır. Üzerine tereyağı veya zeytinyağı sürülmüş bir yün kullanır."

Ebu Dâvûd, Tahâret: 115, (302); 

Sümeyy Mevla İbnu Ebî Bekr İbni Abdirrahman anlatıyor:  (Bu sözün sahibi Teysir müellifi İbnu Deybe'dir.)

#9,758 وعن سُمَىٍّ مولى بن أبي بكر بن عبدالرحمن: ]إنَّ القَعْقَاعَ وَزَيْدَ بنَ أسْلَمٍ أرْسََهُ إلى سَعِيد بنِ المُسَيِّبِ رَحِمَهُ اللّهُ. يَسْألُهُ: كَيْفَ تَغْتَسِلُ المُسْتَحَاضَةُ؟ قالَ: تَغْتَسِلُ مِنْ ظُهْرٍ إلى ظُهْرٍ وَتَتَوضَّأُ لِكُلِّ صََةٍ فَإنْ غَلَبَها الدّمُ اسْتَثْفَرَتْ بِثَوْبٍ[. أخرجه أبو داود.قال: وكذلك: روى عن ابن عمر وأنس رَضِيَ اللّهُ عَنْهم، وهو قال سالم بن عبداللّه والحسن وعطاء رحمهم اللّه.وقال مالك: أظن حديث ابن المسيب من طهر إلى طهر، إنما هو من ظهر إلى ظهر ولكن الوهم دخل فيه.ورواه المسور بن عبدالملك فقال فيه: من طهر إلى طهر. فقلبها الناس من ظهر إلى ظهر. قلت: ذكر القاضى عياض أن رواية المعجمة صحيحة. واللّه أعلم .
"Ka'ka ve Zeyd İbnu Eslem, beni, Said İbnu Meseyyeb rahimehullah'a gönderip müstehazenin nasıl yıkanacağını sordular. Said şöyle açıkladı: "Müstehaze, öğleden öğleye yıkanır ve her namaz için abdest alır. Şayet kan galebe çalacak olursa bir bezle sargı yapar." (Ebu Davud) der ki: "İbnu Ömer ve Enes radıyallahu anhüm'den de bu şekilde (yani  "öğleden öğleye yıkanır" diye) rivayet edildi. Bu, aynı zamanda Salim İbnu Abdillah, Hasan Basri ve Ata rahimehumullah'ın görüşüdür." İmam Malik dedi ki: "Zannım o ki, İbnu Müseyyeb'in hadisi  "temizlik vaktinden temizlik vaktine" olacaktı:  "öğle vaktinden öğle vaktine" şeklinde gelmiştir. Herhalde buna bir vehim karışmış." Bu hadisi el-Misver İbnu Abdilmelik de rivayet etmiştir. Onun rivayetinde de  "temizlik vaktinden temizlik vaktine" şeklinde gelmiştir. Şu halde raviler bunu "öğleden öğleye" diye çevirmiş olmalı. Derim ki: "Kadi İyaz'ın zikrine göre,   مِنْ ظُهْرٍ إلى ظُهْرٍ  şeklinde noktalı rivayet sahihtir. Doğruyu Allah bilir."

Ebu Dâvud, Tahâret: 114, (301).

Esma Bintu Umeys radıyallahu anhâ anlatıyor: 

#9,757 وعن أسماء بنت عميس رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]قُلْتُ يَا رَسُولَ اللّهِ إنَّ فَاطِمَةَ بِنْتِ أبِى حُبَيْشٍ اسْتُحِيضتْ مُنْذُ كَذَا وَكَذَا فَلَمْ تُصَلِّ. فقَالَ: سُبْحَانَ اللّهِ! هذَا مِنَ الشَّيْطَانِ، لِتَجْلِسْ فى مِرْكَنٍ. فَإذَا رَاَتْ صُفَرَةً فَوْقَ المَاءِ فَلْتَغْتَسِلْ لِلظُّهْرِ وَالْعَصْرِ غُسًْ وَاحِداً، وتَغْتَسِلْ لِلْمَغْرِبِ وَالْعِشَاءِ غُسًْ وَاحِداً، وَتَغْتَسِلْ لِلْظُّهْرِ وَالْعَصْرِ غُسًْ وَاحِداً، واَغْتَسِلْ لِلْمَغْرِبِ وَالْعِشَاءِ غُسًْ وَاحِداً، وَتَغْتَسِلْ لِلْفَجْرِ غُسًْ وَاحِداً، وَتَوضَّأْ فِيمَا بَيْنَ ذلِكَ. قالَ ابن عباس رَضِيَ اللّهُ عَنْهما لَمّا اشْتَدّ علَيْهَا الغُسْلُ أمَرَهَا أنْ تَجْمَعَ بَيْنَ الصََّتَيْنِ[. أخرجه أبو داود .
"Ey Allah'ın Resulü! dedim. Fatıma Bintu Ebi Hubeyş, şu şu kadar zamandan beri kanama geçiriyor, namazı bıraktı!" (Bu sözün üzerine Aleyhissalatu vesselam): "Sübhanallah! (hiç namaz bırakılır mı?) Bu şeytandan (bir oyun. Kapılmamalıydı. Söyleyin ona), bir leğene (su koyup içine) otursun. Eğer suyun üstünde (kanamadan hasıl olan) bir sarılık görürse, öğle ve ikindi için tek bir gusül yapsın; akşam ve yatsı için de tek bir gusül yapsın. Sabah için de ayrı bir gusül yapsın. Bu arada (kılacağı namazlar için) abdest alsın" buyurdular." İbnu Abbas radıyallahu anhüma der ki: "(Her namaz için) gusletmek, kadıncağıza zor gelmeye başlayınca iki namazın arasını birleştirmeyi emretmişti."

Ebu Dâvud, Tahâret: 116, (296); 

.

#9,755
yeni hadis

.

.

#9,754
yeni hadis

.

Hz. Âişe radıyallahu anhâ, 

#9,753 وعن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها: ]أنَّهَا قَالَتْ فِى المَرأةِ الحَامِلِ تَرَى الدَّمَ: أنَّهَا تَدَعُ الصََّةَ[. أخرجه مالك بغاً .
kanama gören hamile kadın hakkında şunu söylemiştir: "Böyle bir kadın namazı bırakır."[

Muvatta, Tahâret: 100, (1, 60). İmam Mâlik bu rivayeti belâğ (senetsiz) olarak kaydetmiştir;