Toplam 16,407 Hadis
Konular

Kıyamet Alametleri Kategorisi

Zübeyr b. Adiy rahimullah dedi ki:

#2,132 فَشَكَوْنَا إِلَيْهِ مَا نَلْقَى مِنَ الْحَجَّاجِ، فَقَالَ: مَا مِنْ عَامٍ إِلَّا الَّذِي بَعْدَهُ شَرٌّ مِنْهُ حَتَّى تَلْقَوْا رَبَّكُمْ
Enes b. Malik’in yanına girdik ve Haccac’tan çektiklerimizden dolayı ona yakındık. Bunun üzerine şöyle dedi: “Rabbinize kavuşuncaya kadar geçecek hiçbir sene yoktur ki kendisinden sonra gelen yıllar onlardan beter olmasın bunu Peygamber (s.a.v.)’den işittim.”

Tirmizi, Fiten: 35 Hn: 2206; Buhari Fiten: 6 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasendir. Muhammed b. Müsenna, Hâlid b. Harîs vasıtasıyla Humeyd’den ve Enes’den bu hadisin bir benzerini merfu olmaksızın rivâyet etmiştir. Bu hadis birinci rivâyetten daha sağlamdır.

Enes b. Malik (r.a.) dedi ki: ’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

#2,131 أُحَدِّثُكُمْ حَدِيثًا سَمِعْتُهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ لَا يُحَدِّثُكُمْ أَحَدٌ بَعْدِي أَنَّهُ سَمِعَهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " إِنَّ مِنْ أَشْرَاطِ السَّاعَةِ: أَنْ يُرْفَعَ الْعِلْمُ، وَيَظْهَرَ الْجَهْلُ، وَيَفْشُوَ الزِّنَا، وَتُشْرَبَ الْخَمْرُ، وَيَكْثُرَ النِّسَاءُ، وَيَقِلَّ الرِّجَالُ، حَتَّى يَكُونَ لِخَمْسِينَ امْرَأَةً قَيِّمٌ وَاحِدٌ
Rasulullah (s.a.v.)’den işittiğim bir hadisi size rivayet edeceğim ki benden sonra hiçbir kimse bu hadisi Rasulullah (s.a.v.)’den işitmiş olarak rivayet edemez. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Şunlar kıyametin alametlerindendir. İlmin ortadan kalkıp cahilliğin ortalığı kaplaması, zinanın yaygın hale gelmesi, içkilerin bol miktarda içilmesi, kadın nüfusunun çoğalıp erkeklerin azalması hatta elli kadına bir erkek düşecek hale gelmesi.”

Tirmizi, Fiten: 34 Hn: 2205; İbn Mace, Fiten: 25; Müslim, İlim: 5 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu konuda Ebû Musa, Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir.

İbn Abbas r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,119 لَا تَرْجِعُوا بَعْدِي كُفَّارًا، يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ
“Benden sonra kafirlere benzeyip birbirinizin boynunu vurmayan.”

Tirmizi, Fiten: 28 Hn: 2193; Müslim, İman: 29 ve diğerleri. Tirmizî: Bu konuda Abdullah b. Mesud, Cerir, İbn Ömer, Kürz b. Alkame, Vail’e ve Sunabihi’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir.

Abdullah (b. Mesud) (r.a.)’dan Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,117 إِنَّكُمْ سَتَرَوْنَ بَعْدِي أَثَرَةً وَأُمُورًا تُنْكِرُونَهَا "، قَالُوا: فَمَا تَأْمُرُنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ؟ قَالَ: " أَدُّوا إِلَيْهِمْ حَقَّهُمْ وَسَلُوا اللَّهَ الَّذِي لَكُمْ
“Sizler benden sonra torpilli işler ve yadırgayacağınız bir takım işler göreceksiniz Ashab: Bize ne yapmamızı emredersin? Dediler. Buyurdular ki: Onlara haklarını verin kendinize ait olanı ise Allah’tan isteyin.”

Tirmizi, Fiten: 25 Hn: 2190; Buhari, Fiten: 2; İbn Mace, Fiten: 21 ve diğerleri. ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Üseyd b. Hudayr (r.a.)’dan:

#2,116 أَنَّ رَجُلًا مِنَ الْأَنْصَارِ، قَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، اسْتَعْمَلْتَ فُلَانًا وَلَمْ تَسْتَعْمِلْنِي، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : " إِنَّكُمْ سَتَرَوْنَ بَعْدِي أَثَرَةً، فَاصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي عَلَى الْحَوْضِ
Ensar’dan bir adam Ey Allah’ın Rasulü dedi. Falan kimseye devlet işlerinden görev verdin bana vermedin dedi. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Siz tercihli (torpilli) işleri benden sonra göreceksiniz; havuz başında benimle buluşuncaya kadar sabredin.”

Tirmizi, Fiten: 25 Hn: 2189; İbn Mace, Fiten: 21; Buhari, Fiten: 2 ve diğerleri. ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Sahabenin sahabeden rivayeti. Bu hadisi enes b. Malik Üseyd b Hudayr dan rivayet etmiştir.

Aişe (r.anha)’dan rivayete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,112 يَكُونُ فِي آخِرِ الْأُمَّةِ خَسْفٌ، وَمَسْخٌ، وَقَذْفٌ "، قَالَتْ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَنَهْلِكُ وَفِينَا الصَّالِحُونَ؟ قَالَ: " نَعَمْ، إِذَا ظَهَرَ الْخُبْثُ
“Bu ümmetin kıyamete yakın zamanlarda topluca yere batma, kılık değiştirilme ve patlamalar meydana gelecektir.” Aişe diyor ki: Ey Allah’ın Rasulü! Aramızda Salih insanlar olduğu halde yine helak olur gider miyiz? Dedim. Rasulullah (s.a.v.), “Evet çirkin durumlar ortaya çıktığı vakit” buyurdu.

Tirmizi, Fiten: 21 Hn: 2185 ve diğerleri. Tirmizî: Aişe’nin bu hadisi garibtir. Sadece bu şekliyle bilinir. Abdullah b. Ömer’in hafızası yönünde; Yahya b. Saîd söz etmiştir.

Safiyye (bint Hay) r.a. dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,111 لَا يَنْتَهِي النَّاسُ عَنْ غَزْوِ هَذَا الْبَيْتِ حَتَّى يَغْزُوَ جَيْشٌ، حَتَّى إِذَا كَانُوا بِالْبَيْدَاءِ أَوْ بِبَيْدَاءَ مِنَ الْأَرْضِ، خُسِفَ بِأَوَّلِهِمْ وَآخِرِهِمْ، وَلَمْ يَنْجُ أَوْسَطُهُمْ "، قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، فَمَنْ كَرِهَ مِنْهُمْ، قَالَ: " يَبْعَثُهُمُ اللَّهُ عَلَى مَا فِي أَنْفُسِهِمْ
"İnsanlar bu beyt’e; Kabe’ye karşı savaşmaya devam edecekler… Hatta bir ordu savaşmak üzere yola çıkacak çöle veya bu beldenin çölüne geldiklerinde öndekiler arkadakiler ve ortadakiler hepsi yerin dibine batırılacak hiçbiri kurtulamayacaktır. Bunun üzerine Ey Allah’ın Rasülü! O orduya istemeyerek katılanların durumu ne olacak? Dedim. Rasulullah (s.a.v.): “Onlar niyetlerine göre diriltileceklerdir” buyurdu.

Tirmizi, Fiten: 21 Hn: 2184; Müslim, Fiten: 2 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Ebu Said el Hudri (r.a.) dedi ki: Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#2,108 وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُكَلِّمَ السِّبَاعُ الْإِنْسَ، وَحَتَّى تُكَلِّمَ الرَّجُلَ عَذَبَةُ سَوْطِهِ، وَشِرَاكُ نَعْلِهِ، وَتُخْبِرَهُ فَخِذُهُ بِمَا أَحْدَثَ أَهْلُهُ مِنْ بَعْدِهِ
“Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki: Yırtıcı hayvanlar insanlarla konuşmadan, kamçısının ucu ve ayakkabısının bağı kişiyle konuşmadan ve kişinin uyluğu kendisinden sonra ailesinin ne yaptığını haber vermeden kıyamet kopmayacaktır.”

Tirmizi, Fiten: 19 Hn: 2181; Ahmed, Müsned Hn: 11365 ve diğerleri.ž Tirmizî: Bu konuda; Ebu Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen garib olup, bu hadisi sadece Kâsım b. Fadl’ın rivâyetiyle bilmekteyiz. Kâsım b. Fadl; Hadisçiler yanında güvenilir ve sağlam bir kimsedir. Yahya b. Saîd el Kattan ve Abdurrahman b. Mehdî onun güvenilir bir kimse olduğunu kaydetmişlerdir.

Ebu Hüreyre r.a'dan rivayete göre Resülullah s.a.v. şöyle buyurdu:

#517 لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَتَقَارَبَ الزَّمَانُ، فَتَكُونَ السَّنَةُ كَالشَّهْرِ، وَيَكُونَ الشَّهْرُ كَالْجُمُعَةِ، وَتَكُونَ الْجُمُعَةُ كَالْيَوْمِ، وَيَكُونَ الْيَوْمُ كَالسَّاعَةِ، وَتَكُونَ السَّاعَةُ كَاحْتِرَاقِ السَّعَفَةِ الْخُوصَةُ
“Zaman bereketsizleşip seneler aylar kadar aylar haftalar kadar haftalar Cuma kadar, Cumalar günler kadar, günler saatler kadar saat de ateşte kuru otun yanması kadar kısalmadıkça kıyamet kopmayacaktır.”

Ahmed, Müsned Hn: 10560; İbn Hibban, Sahih Hn: 6999; Şeceri, Emalil Hamisiyeh Hn: 2778 ve diğerleri.

Enes ibn Malik r.a.’den rivayete göre, Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

#516 لَا تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى يَتَقَارَبَ الزَّمَانُ فَتَكُونُ السَّنَةُ كَالشَّهْرِ، وَالشَّهْرُ كَالْجُمُعَةِ، وَتَكُونُ الْجُمُعَةُ كَالْيَوْمِ، وَيَكُونُ الْيَوْمُ كَالسَّاعَةِ، وَتَكُونُ السَّاعَةُ كَالضَّرَمَةِ بِالنَّارِ
“Zaman bereketsizleşip seneler aylar kadar aylar haftalar kadar haftalar günler kadar günler saatler kadar saat de ateşte kuru otun yanması kadar kısalmadıkça kıyamet kopmayacaktır.”

Tirmizi, Zühd 24 HN: 2332; Bezzar, Müsned Hn: 6216; Temmam er-Razi Kavaid Hn: 722 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis bu şekliyle garib olup, Sad b. Sad, Yahya b. Said’in kardeşidir. (Garib Osman) Derim ki: Ebu Hüreyre r.a'dan da ve diğer tariklerden de rivayet edilmiştir. Hadisin hasen li ğayrih derecesine çıktığını kanaatindeyim.