Toplam 23,714 Hadis
Konular

Şahitlik Kategorisi

Ömer ibn Hattab r.a. dedi ki: Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

#482 خَيْرُ النَّاسِ قَرْنِي، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ، ثُمَّ يَفْشُو الْكَذِبُ حَتَّى يَشْهَدَ الرَّجُلُ وَلَا يُسْتَشْهَدُ، وَيَحْلِفُ الرَّجُلُ وَلَا يُسْتَحْلَفُ "، وَمَعْنَى حَدِيثِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: خَيْرُ الشُّهَدَاءِ الَّذِي يَأْتِي بِشَهَادَتِهِ قَبْلَ أَنْ يُسْأَلَهَا
“İnsanların en hayırlısı benim asrımda yaşayanlardır sonra onların peşinden gelenler sonra onların da peşinden gelenlerdir. Sonra yalan o derece yaygınlaşacaktır ki: Kişi şahid tutulmadığı halde şahidlik yapacak kendisine yemin teklif edilmediği halde yemin edecektir.” Bu hadisle Rasülullah (s.a.v.)’in “Şahidlerin en hayırlısı istenmeden şahidlik yapandır.” Hadisi arasında çelişki yoktur. Bir kimse bir konuda şahid tutulursa şahidliği yapmalı ve şahidlikten kaçmamalıdır. Bazı ilim adamları bu hadisi böyle yorumlarlar.

Buhari, Şehadat: 10; Tirmizi, Şahadet 4 Hn: 2303 ve diğerleri.

İmran bin Hüseyin r.a. dedi ki: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem bana şöyle buyurdu:

#481 خَيْرُ النَّاسِ قَرْنِي، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ ثَلَاثًا، ثُمَّ يَجِيءُ قَوْمٌ مِنْ بَعْدِهِمْ يَتَسَمَّنُونَ وَيُحِبُّونَ السِّمَنَ يُعْطُونَ الشَّهَادَةَ قَبْلَ أَنْ يُسْأَلُوهَا
“İnsanların en hayırlısı benim asrımda yaşayanlardır sonra onların peşinden gelenler, sonra onların da peşinden gelenlerdir üç defa bunu söyledikten sonra onların arkasından bir toplum gelecektir ki çok yiyip içmeyi sevecekler ve şişmanlık onlar arasında yaygınlaşacak kendilerinden istenmeden şahidlik yapacaklar.”

Buhari, Şehadat: 10; Tirmizi, Şahadet 4 Hn: 2302 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis Ameş’in, Ali b. Müdrik’den rivayeti olarak garibtir. A’meş’in adamları bu hadisi A’meş’den, Hilâl b. Yesaf’tan ve Imrân b. Husayn’dan rivâyet etmişlerdir. Ebû Ammâr Hüseyin b. Hureys, Vekî’ vasıtasıyla Ameş’den Hilal b. Yesaf’tan ve Imran b. Husayn’dan bu hadisin bir benzerini bize aktarmışlardır. Bu rivâyet Muhammed b. Fudayl’in rivâyetinden daha sağlamdır. Tirmizi: Bazı ilim adamlarına göre: “İstenmeden şâhidlik yapacaklar” sözünün manası yalancı şahidlik anlamındadır. Yani kişi şahid tutulmadığı halde yalan yere şâhidlik yapacak demektir.

Ebu Bekre r.a'dan: Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#480 أَلَا أُخْبِرُكُمْ بِأَكْبَرِ الْكَبَائِرِ؟ " قَالُوا: بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَالَ: " الْإِشْرَاكُ بِاللَّهِ، وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ، وَشَهَادَةُ الزُّورِ، أَوْ قَوْلُ الزُّورِ "، قَالَ: فَمَا زَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُهَا حَتَّى قُلْنَا لَيْتَهُ سَكَتَ
“Dikkat edin! Büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi? Ashab Evet Ey Allah’ın Rasulü, dediler. Buyurdu ki: Allah’a ortak koşmak, anne babaya isyan etmek, yalan yere şahidlik etmek veya yalan söylemek.” Ebu Bekre diyor ki: “Rasülullah (s.a.v.), bu son sözü o kadar tekrarladı ki keşke sussaydı dedik.”

Tirmizi, Şahadet 3 Hn: 2301; İbn Mace: Ahkam: 32; İbn Mace: Akdıyye: 15 ve diğerleri.ž Tirmizi: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir.

Hureym bin Fatik el Esedi (r.a.)’den rivayete göre, Rasülullah (s.a.v.), sabah namazını kıldıktan sonra kalkıp üç sefer:

#479 عُدِلَتْ شَهَادَةُ الزُّورِ بِالشِّرْكِ بِاللَّهِ " ثَلَاثَ مَرَّاتٍ، ثُمَّ تَلَا هَذِهِ الْآيَةَ: وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِق إِلَى آخِرِ الْآيَةِ،
“Yalan söylemek veya yalan şahidliği Allah’a ortak koşmaya denk tutulmuştur” diyerek, Hac suresi 30. ayetini okumuştur: “… Yalan söylemek ve yalan şahidliğinden sakının.”

Tirmizi, Şahadet 3 Hn: 2300; Ebu Davud: Akdıyye: 15; İbn Mace: Ahkam: 32 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis bana göre ( önceki hadisten) daha sağlamdır. Hureym bin Fatik’in, Rasülullah (s.a.v.) ile görüşüp konuşması vardır ve Rasülullah (s.a.v.)’den pek çok hadis rivâyet etmiştir ve tanınmış biridir.

Eymen bin Hureym r.a'dan rivayet edildiğine göre, Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem bir hutbe esnasında şöyle buyurmuş:

#478 يَا أَيُّهَا النَّاسُ، " عَدِلَتْ شَهَادَةُ الزُّورِ إِشْرَاكًا بِاللَّهِ "، ثُمَّ قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ
“Ey İnsanlar yalan söylemek ve yalancı şahidliği Allah’a ortak koşmaya denk tutulmuştur” diyerek Hac suresi 30. ayetini okudu “… Artık putlara tapma pisliğinden çekinin ve yalan sözden sakının.”

Tirmizi; Şahadet 3 Hn: 2299; Ahmed, Müsned Hn: 16943 ve diğerleri.ž Tirmiz: Bu hadis garib olup bu hadisi sadece Sufyân b. Ziyâd’ın rivâyetiyle bilmekteyiz. Hadisçiler bu hadisin Sûfyân b. Ziyâd’tan rivâyetinde ihtilaf etmekte olup Eymen b. Hureym’in Rasülullah (s.a.v.)’den hadis rivâyet ettiğini bilmiyoruz.

Aişe r.a'dan rivayet edildiğine göre Resulüllah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuş:

#477 لَا تَجُوزُ شَهَادَةُ خَائِنٍ، وَلَا خَائِنَةٍ، وَلَا مَجْلُودٍ حَدًّا، وَلَا مَجْلُودَةٍ، وَلَا ذِي غِمْرٍ لِأَخِيهِ، وَلَا مُجَرَّبِ شَهَادَةٍ، وَلَا الْقَانِعِ أَهْلَ الْبَيْتِ لَهُمْ، وَلَا ظَنِينٍ فِي وَلَاءٍ، وَلَا قَرَابَةٍ
“Hainlik eden erkek ve kadının, bir müslümana zina iftirasında bulunup ceza gören erkek ve kadının, Müslüman kardeşine kin besleyenin, yalancı şahidliği denenmiş olanın, bir ailenin hizmetçisinin o aile hakkındaki şahidliği ve azadlı oluşu veya akraba oluşu şüpheli olan kimselerin şahidliği caiz değildir.”

Tirmizi; Şahadet 2 Hn: 2298. Tirmizi: Fezari hadiste geçen “Kani” kelimesinin tabi olan manasında olduğunu söylemiştir. Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Yezîd b. Ziyad ed Dımışkî’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Yezîd’in hadis konusunda zayıf olduğu kaydedilmiştir. Bu hadisin Zührî’nin rivâyetinden olduğu sadece Yezîd’in rivâyetiyle bilinmektedir. Bu konuda Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: bu hadisin manasını pek bilemiyoruz, bana göre sened yönünden bu hadis sahih değildir. Bu konuda ilim adamları akrabanın akrabaya şahidliği caizdir derler. İlim adamları babanın çocuğuna, çocuğun babasına şahidliği konusunda ihtilaf etmişlerdir. İlim adamlarının çoğunluğu babanın çocuğuna çocuğunda babasına şahidliğini caiz görmezler. Bazı ilim adamları ise Adil olduğu durumda babanın çocuğuna şâhidliği caizdir derler. Aynı şekilde çocuğunda babasına şâhidliği geçerlidir. Kardeşin kardeşe şâhidliğinde ihtilaf yoktur. Her akrabanın akrabasına şâhidliği de geçerlidir. Şâfii diyor ki: Aralarında düşmanlık bulunan iki kişiden birinin diğerine şahidliği adil de olsa caiz değildir. Şafii: Abdurrahman b. Arec’in Peygamber (s.a.v.)’den mürsel olarak rivâyet ettiği “Kin tutan ve düşmanlık yapanın şahidliği caiz değildir.” Hadisini de delil olarak kabul etmiştir. Yani bu hadiste şöyle denmek istiyor. Birbirine düşmanlık ve kin besleyenlerin şahidlikleri caiz değildir.

Zeyd bin Halid el Cüheni r.a., Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem'i şöyle buyururken işitmiş:

#476 خَيْرُ الشُّهَدَاءِ مَنْ أَدَّى شَهَادَتَهُ قَبْلَ أَنْ يُسْأَلَهَا
"Şahitlerin en hayırlısı kendisinden şahidlik istenmeden şahidlik yapandır.”

Müslim Akdıyye: 9; Tirmizi, Şahadet 1 Hn: 2297 ve diğerleri. Tirmizi: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir.

Ahmed b. Hasen, Abdullah b. Mesleme vasıtasıyla

#475 عَنْ مَالِكٍ نَحْوَهُ
Malik’den bir önceki hadis olan 2295 nolu hadisin bir benzerini bize rivayet etmiştir.

Tirmizi, Şahadet 1 Hn: 2296 ve diğerleri. Tirmizi: İbn Amra diyor ki: Bu hadis hasendir. Pek çok hadisçi bu kimseye; Abdurrahman b. ebî Amre diyorlar. Bu hadisin rivâyetinde Malik üzerinde ihtilaf edilmiştir. Bazıları Ebû Amre’den bazıları da İbn ebî Amre’den rivâyet ediyorlar. Bu şahıs Abdurrahman b. Ebu Amre el Ensari’dir, doğru olanda budur. Çünkü bu hadis Mâlik’in rivâyetinden başka Abdurrahman b. ebî Amre ve Zeyd b. Hâlid’den de rivâyet edilmiştir. Ebû Amre’den Zeyd b. Hâlid’den başka bir hadis de rivâyet edilmiştir ki buda sahihtir. Ebu Amre, Zeyd b. Halid el Cuheni’nin azâd edilmiş kölesidir. Kendisinden “Gulûl” hadisi de rivâyet edilmiştir. Çoğu kimseler bu zat için: “Abdurrahman b. ebi Amre” demektedirler.

Zeyd bin Halid el Cüheni r.a'dan Rasülullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

#474 أَلَا أُخْبِرُكُمْ بِخَيْرِ الشُّهَدَاءِ؟ الَّذِي يَأْتِي بِالشَّهَادَةِ قَبْلَ أَنْ يُسْأَلَهَا
“Dikkat edin! Size şahidlerin en hayırlısını haber vereyim mi? Çağrılmaksızın şahidliği kendiliğinden yapandır.”

Müslim Akdıyye: 9; Tirmizi, Şahadet 1 Hn: 2295 ve diğerleri.