Toplam 19,148 Hadis
Konular
Abdullah b. Mes'ud'un bildirdiğine göre

#19,164
Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) bu iki sure sorulduğunda "Bana böyle (söylemem) emredildi. Ben de öyle söyledim. Dolayısıyla siz de benim söylediğim gibi söyleyin" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11564. Bunu Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravilerinden İsmail b. Müslim el-Mekki zayıftır.1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (10211)

Halid b. Said b. el-As'ın bildirdiğine göre babası, dedesinin şöyle dediğini nakletmiştir:

#19,163
Bekr b. Vail kabilesi Mekke'ye gelince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ebu Bekr' e: "Onlann yanına git! Beni (islam dinini) onlara arz et! (Onlan islam'a davet et!)" buyurdu. Ebu Bekr onların yanına gelip: "Kavim kimdir? (Kimsiniz?)" diye sorunca: "Zuhl b. Sa'lebe oğulları!" dediler. Ebu Bekr: "Benim aradığım siz değilsiniz! Siz (onların) kuyruklarsıruz!" deyince Dağfel ayağa kalkıp: "Siz kimsiniz? (Sen kimsin?)" dedi. Ebu Bekr: "Kureyş kabilesin.den bir adanum!" dedi. Dağfel: "Benu Haşim'den misin?" diye sorunca Ebu Bekr: "Hayır" dedi. Dağfel: "Benu Umeyye' den olmalısın!" dedi. Ebu Bekr: "Hayır" deyince Dağfel: "O zaman sen kuyruklardansın!" dedi. Daha sonra Ebu Bekr tekrar onların yanına dönüp: "Kavim kimdir? (Kimsiniz?)" diye sorunca: "Zuhl b. Şeyban oğulları!" dediler. Ebu Bekr: "Ben de sizi arıyordum!" deyip onları İslam' a davet edince: "Büyüğümüz olan falan gelince kararımızı bildiririz!" dediler. -Ravi Hallad ekledi: "Sanırım: "(Büyükleri) Müsenna b. Harice' dir" - Büyükleri gelince Ebft Bekr onları İslam' a davet etti. Büyükleri: "Bu günlerde Farslarla bir savaşımız var! Aramızdaki savaş sona erince bize arz ettiğin meseleyi düşünüp kararımızı bildiririz!" dedi. Ebu Bekr: "Onları mağlup ederseniz bize (dinimize) tabi olur musunuz?" diye sorunca: "Şu anda öyle bir şeyi sana söz veremeyiz! Lakin onlarla olan savaşımız bitince senin dediklerini düşünüp kararımızı bildiririz!" dedi. Zi Kar gününde (savaşında) Farslarla karşılaşınca büyükleri: "Sizi (İslam dinine) davet eden adamın adı neydi?" diye sordu: "Muhammed" diye cevap verdiler. Bunun üzerine büyükleri: "O, (Muhammed) sizin parolanız olsun!" dedi. (Daha sonra bu parola girdikleri) savaşta Farsları mağlup ettiler. (Daha sonralan) Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Benim (adımla) Farslara karşı zafer kazandılar!" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10361 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir bir ravi olan Hallad b. İsa dışında Sahih'in ravileridir.

Rivayet edildiğine Abdullah (b. Mes'ud),

#19,162
Muavvizeteyn surelerini mushaftan siler ve: "Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bunların sadece (şerlerden Allah'a) sığınmak için okunmalarını emretmiştir" derdi. Bu sebeple Abdullah bu iki sureyi (namazda) okumazdı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11563. Bunu Bezzar ve Taberani rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. Bezzar rivayetin ardından şu açıklamayı yapmıştır: Sahabeden hiç kimse bu konuda Abdullah'a uymamıştır. Zira Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) bu iki sureyi namazda okuduğu ve onları Mushaf'a kaydettirdiği sahih yollarla sabittir.2 2 Bezzar (2301); Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (9152)

İbn Abbâs bildiriyor:

#19,161
Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem), Ali b. Ebi Talib ile Halid b. el-Velid'i Yemen'e gönderdi. Ali'yi Muhacirlerin başına komutan olarak tayin etti, Halid'i de bedevilerin başlarına komutan olarak atadı ve: "Çarpışma olursa bütün insanlann (ordunun) kumandanı Ali olsun!" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10360 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan İbrahim b. Osmân Ebu Şeybe bulunmaktadır.

Abdurrahman b. Yezid (en-Nehai) der ki:

#19,160
Abdullah (b. Mes'ud) kendi mushaflarından Muavvizeteyn surelerini siler ve: "Bunlar, Yüce Allah'ın Kitab'ından değillerdir" derdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11562. Bunu Abdullah b. Ahmed ve Taberani rivayet etmiş olup Abdullah'ın ravileri Sahih'in ravileridir. Ancak Taberani'nin ravileri de güvenilir kimselerdir.1 1 Abdullah b. Ahmed (5/129); Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (9150)

Cabir b. Abdillah'ın bildirdiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)

#19,159
devrinde bir cariye üç dirhem meblağına ulaşmayan küçük bir şarap kırbası çalmıştı da Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) onun elini kesmemişti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10650; * Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Senedinde Ebu Havmel bulunmaktadır ki Zehebi, onun tanınmadığını söylemiştir. 1 Hadisi Bezzar (1561) rivayet etmiş ve: "Ebu Havmel'den sadece İsrfill'in hadis rivayet ettiğini biliyoruz. Bu hadis sahih ise bu, içkinin haram kılınmasından önce olmuştur. Allah daha doğrusunu bilir. Hadisin sadece bu senedle rivayet edildiğini biliyoruz" demiştir.

Hz. Ali b. Ebi Talib der ki: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)

#19,158
değeri yirmi bir dirhem olan demirden bir miğferden dolayı el kesmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10649; * Hadisi Bezzar rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Muhtar b. Nafi' bulunmaktadır.2Hadisi Bezzar (1559) rivayet etmiştir.

Amir bin Sa'd b. Ebi Vakkas'ın babasından bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)

#19,157
değeri beş dirhem olan bir kalkan dolayısıyla hırsızın elini kesmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10648; Derim ki: İbn M3ce "Beş dirhem" ifadesi dışında kalan kısmı rivayet etmiştir. * Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde EbQ V3kıd esSağir bulunmaktadır ki: Ahmed b. Hanbel onun hakkında "Onda beis görmüyorum" demiş, çoğunluk ise zayıf saymıştır.

Ümmü Eymen'in bildirdiğine göre Resfilullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,156
"Değeri (deriden yapılmış) kalkandan daha az olan bir şeyden dolayı hırsızın eli kesilmez!" Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) döneminde böyle bir kalkan için bir dinar veya on dirhem değer biçilmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10647;* Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Yahya b. Abdilhamid el-Himmani bulunmaktadır. 1 Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-keblr'de (25/88) rivayet etmiştir.

Abdullah b. Mes'ud'un bildirdiğine göre Resulullah (salallahu aleyhi vesellem):

#19,155
"El kesme cezası ancak on dirhemde uygulanır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10646; Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup, senedi zayıftır.

Abdullah b. Mes'ud der ki:

#19,154
"El kesme cezası bir dinar veya on dirhemde uygulanır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10645;* Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Süleyman b. Davud eş-Şazekuni bulunmaktadır.

İbn Mes'ud der ki:

#19,153
"El kesme cezası ancak bir dinar (altın) veya on dirhem (gümüş ve üzerin)de uygulanır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10644; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Hadis mevkuftur. Kasım Ebu Abdirrahman zayıf olsa da güvenilir sayılmıştır.ı Hadisi Taberini el-Mu'cemu'l·kebir'de (9742) rivayet etmiştir.

Habbâb der ki:

#19,152
Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem) bizi bir müfrezede gönderdi; yolculuk esnasında susadık, yanımızda da su yoktu. Bu esnada birimize ait bir dişi deve oturdu. Ayakları arasında deri kırba gibi dolmuş memesini bulup onun sütünden içtik!

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10359 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde İbrahim b. Beşşar er-Ramadi bulunmaktadır ki; bu ravi zayıf olmasına rağmen güvenilir sayılmıştır. 2 2 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 3697) rivayet etmiştir.

Câbir b. Semure der ki:

#19,151
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bizi bir müfrezede gönderdi; (çarpışma meydana gelip) yenilgiye uğradık. Sa'd, onlardan deveye binen bir kişiyi takip etti. Ona izleyip ayağını üzengide görünce ona bir ok attı. Ok ayağına saplanınca ayağından ayakkabı bağı gibi kan akbğıru gördüm. (Adam yaralanınca) deveyi ıhtırıp indi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10358 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 1856-1857) rivayet etmiştir.

Urve'nin bildirdiğine göre

#19,150
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) umreden önce Necd bölgesinden bir müfreze gönderdi. Başlarına Sabit b. Akranı' ı komutan olarak tayin etti. Sabit b. Akranı bu seferde (çarpışmada) vuruldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10357 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde kimilerince zayıf sayılan İbn Lehia bulunmaktadır. Bununla birlikte bu ravinin hadisi hasendir. 2 2 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 1347) rivayet etmiştir.

İrak (b. Malik)'in bildirdiğine göre hac mevsiminde Mervan (b. el-Hakem)'in

#19,149
"Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir kalkandan dolayı el kesme cezası uygulamıştır. Oysa deve, kalkandan daha kıymetlidir" dediğini duymuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10643; * Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. 2 Hadisi Ahmed (4/328) rivayet etmiştir.

İbn İsâm el-Müzeni'nin bildirdiğine göre -sahabeden olan- babası anlatıyor:

#19,148
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir müfreze veya bir ordu gönderdiği zaman onlara: "Mescit görürseniz veya ezan sesi duyarsanız (o beldede) kimseyi öldürmeyin!" diye emir buyururdu. Nitekim Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bizi bir askeri birlikte gönderip bu emri bize verdi. Yola çıkıp Tihame topraklarında ilerlemeye başladık. Yolda üzerlerinde kadınlar binen develeri sevk eden bir adam bulduk ve onu İslam'a davet edip: "Sen Müslüman mısın?" diye sorduk. Adam: "İslam da nedir?" dedi. Ona İslam' ı anlattık, meğer İslam' ı bilmiyormuş. Adam: "Müslüman olmazsam bana ne yapacaksınız?" diye sorunca: "Seni öldürürüz!" dedik. Adam: "Develerin üzerinde bulunan kadınların yanına ulaşıncaya kadar bana mühlet verir misiniz?" deyince: "Evet" dedik ve biz arkasından onu takip ediyorduk. Adam yürüyüp deve üzerinde bir mahmilde bulunan bir kadının yanına gelip: "Ey Hubeyşe! Hayat tükenmeden gel kendini bana teslim et!" dedi. Kadın: "Arka arkaya on veya dokuz (güne kadar) teslim olurum!" dedi. Sonra adam şu şiiri okudu: Peşinizden gelip Hayle'de veya Huranik denen yerde yanınıza vardığım zamanı hatırlar mısın? Gecenin karanlığında ve gündüzün yakıcı sıcağında yürümeyi göze alan aşık, sevgilisine kavuşmayı hak etmez miydi? Suçum yok! Söylemiştim! Bu zor duruma düşmeden önce ailelerimiz beraberken sevgiyle yanıma gelmişti! Ayrılık bizi atmadan, emir de sevgiliyi benden uzaklaştırmadan, sevgiyle yanıma geldi! Sonra yanımıza gelip: "İstediğinizi yapabilirsiniz!" dedi. Biz de onu tutup boynunu vurduk. Boynunu vurunca diğer kadın mahrnilinden inip adamın üzerine kapandı ve adamın üzerinde o haldeyken can verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10356 Derim ki: Ebû Dâvûd hadisin başından bir bölümü irad etmiştir. *Hadisi Taberâni ve Bezzâr rivayet etmiştir, ikisinin de senedleri hasendir. 1 1 Bu hadis mükerrerdir (no. 9686)

Amr b. Şuayb, babasından, o da dedesinden (Abdullah b. Amr b. el-As' tan), Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,147
"On dirhemden aşağı olan hırsızlıkta el kesme cezası yoktur" buyurduğunu bildiriyor.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10642; * Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Senedinde Haccac b. Ertat bulunmaktadır ki; bu ravi müdellistir. 1 Hadisi Ahmed (6900) rivayet etmiştir.Nasr b. Bab'ı çoğunluk zayıf saymıştır.Hadisi Ahmed (6900) rivayet etmiştir. Nasr b. Bab'a Darekubıi'nin Sünen'inde (s. 326) Zufer el-Huzeyli ve Ebu Malik el-Cenebi mütabaat etmiştir. Haklarında menfi görüş bulunsa da bu iki ravide beis yoktur. Zevaid' den burada olması gerek bir rivayet: Enes b. Malik' in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem) şöyle buyurmuştur: "Yağma yapana, kapıp kaçırana ve emanete hıyanet edene el kesme cezası uygulanmaz!" Bu hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-evsat'ta (513) rivayet etmiş ve: "Bu hadisi Zühri'den sadece Yunus, Yunus'tan da sadece İbn Vehb rivayet etti. Ebu Ma'mer İsmail b. İbrahim hadisi rivayette tek kalmışbr" demiştir. Taberaru'nin şeyhi Ahmed b. el-Kasım b. Müsavir'in biyografisi yapılmamıştır. Hadisin dört Sünen kitaplarında Cabir b. Abdillah kanalıyla rivayetleri bulunmaktadır.

Ebft Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,146
"Bir kimse bir hayvanla cinsi temasta bulunursa o kimseyi ve o hayvanı öldürün!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10641;* Hadisi Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Senedinde Muhammed bin Amr bin Alkame bulunmaktadır ki, hadisi hasendir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.1 Hadisi Ebu Ya'la (5987) rivayet etmiştir. Senedinde Ebu Ya'la'nın hocası Abdulğaffar b. Abdillah b. ez-Zübeyr bulunmaktadır ki; bu ravi hiçbir şekilde cerh ve tadille zikredilmemiştir. Ebii Ya'la hadisin sonunda:

Abdullah b. Mes'ud'un bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) on kişiye lanet etmiştir:

#19,145
Dövme yapan ve yaptıran kadına, yüzünü esmerleştiren kadına, saçına saç ekleyen ve eklettiren kadına, faiz yiyen ve onun şahitliğini yapana, zekatını vermeyene, kadınlara benzemeye çalışan erkeklere ve erkeklere benzemeye çalışan kadınlara lanet etmiştir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10640;Derim ki: Bu hadis Sııhih'te muhtasar olarak "Kadınlara benzemeye çalışan erkeklere, erkeklere benzemeye çalışan kadınlara ve kıl yoldurana" ibaresi geçmektedir. * Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Sa'd b. Tarif bulunmaktadır.

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre:

#19,144
Resftlullah (sallallahu aleyhi veıellem) muhanneslere (kadınlara benzemeye çalışan erkeklere) lanet etmiş ve: "Onlan evlerinizden uzaklaşırın!" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10639; * Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Hammad b. Abdirrahman el-Kelbi bulunmaktadır.1 Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de (11745) rivayet etmiştir.

Ebu Said el-Hudri anlatıyor:

#19,143
Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) yanına ellerine ve ayaklarına kına yakmış bir muhannes getirildi. Restılullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) ashabı ayakkabılarıyla onu dövmeye başladı. Bunun üzerine Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Kadınlannızı bundan ve bunun arkadaşlarından uzak tutmaya çalışın!" buyurdu. Ashab: "Ya Restllallah! Bunu öldürmeyelim mi?" diye sorunca: "Hayır, namaz kılanları öldürmek bana yasaklandı" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10638; * Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde Hasib b. Cahder bulunmaktadır ki; bu ravi hadis uydurmakla suçlanmıştır. Derim ki: Edeb'te bu anlamda başka hadisler bulunmaktadır.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Allah'ın Resulü (sallallahualeyhi vesellem):

#19,142
"Dört kişi, Allah'ın gazabıyla sabaha kavuşurlar! Allah'ın gazabıyla akşamlarlar!" Ben (Ebu Hureyre): "Ya Resulallah! Bunlar kimlerdir?" diye sorunca: "Erkeklerden kadınlara benzemeye çalışanlar, kadınlardan erkeklere benzemeye çalışanlar ve hayvanlarla cinsi temasta bulunan kimse ile erkeklerden erkeklerle cinsi temasta bulunan kimsedir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10637;* Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Muhammed b. Selam elHuzai ve babasının tarikiyle rivayet edilmiş olup, Buhari: "Bu ravinin rivayetlerine mütabaat edilmemiştir" dedi.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#19,141
"Yüce Allah, yedi göğün üzerinden yedi kişiye lanet etmiştir. Biri için laneti üç defa tekrarladı. Oysa onlardan her birine O'nun bir laneti yeterdi. -Sonra buyurdu ki:- Lut kavminin yaptığı ameli yapan (livatacı) melundur. Lut kavminin yaptığı ameli yapan melundur. Lut kavminin yaptığı ameli yapan melundur. Allah'tan başkasına kurban kesen melundur. Herhangi bir hayvanla cinsi münasebette bulunan melundur. Anne babasına isyan eden melundur. Anneyle kızını bir nikahta bulunduran (bir kadınla evlendikten sonra o kadının kızıyla evlenen) melundur. Arazinin sınınnı değiştiren melundur. Efendilerinden başkasına kendini nispet eden (nesebini değiştiren azatlı köle) melundur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10636; * Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde Muhriz -veya Muharrar- b. Harun bulunmaktadır ki; çoğunluk onu zayıf saymıştır. Tirmizi ise hadisini hasen addetmiştir. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,140
"Uç kişiden «La ilahe illallah» şehadetleri kabul edilmez: Eşcinsellik yapan erkekler (fail ve meful), eşcinsellik yapan kadınlar (fail ve meful) ve zalim hükümdar" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10635; * Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup senedinde Ömer b. Raşid el-Medeni el-Harisi bulunmaktadır ki; bu ravi hadis uydurucusudur.

Cabir bildiriyor:

#19,139
Salim b. Abdillah ve Eban b. Hasan, Hz. Osman devrinde Kureyş' ten nesebi belli olan bir oğlana tecavüz eden bir adam getirildiğini anlattılar. Osman: "Yazıklar olsun size şahitler nerede? Bu adam evli mi?" diye sordu. Oradakiler: "Bir kadınla evlendi, ancak onunla henüz gerdeğe girmedi" dediler. Bunun üzerine Hz. Ali, Osman' a: "Eğer o kadınla gerdeğe girseydi recmedilirdi. Madem ki hanımıyla gerdeğe girmemiştir, o zaman ona celde (yüz değnek) haddini uygula" dedi. Bunun üzerine Ebtl Eyyub: "Ben, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) Ebu'l-Hasan'ın dediğinin aynısını dediğine şahitlik ederim" dedi. Bunun üzerine Osman, ona yüz değnek vurulmasını emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10634; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde Cabir el-Cu'fi bulunmaktadır. Bu ravi açıkça işittiğini belirtmiştir. Senedinde tanımadığım bir ravi bulunmaktadır.

Cabir bildiriyor:

#19,138
Yahudiler, kendilerinden zina eden bir erkek ve kadını Allah'ın Resulü'nün (sallallahu aleyhi veıellem) yanına getirdiler. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bana en alimlerinizden iki kişi getirin" dedi. Gidip Surye'nin iki oğlunu getirdiler. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi veıellem): "Siz kavminizin en alimleri misiniz?" diye sorunca: "Kavmimiz öyle olduğunu söylüyor" dediler. Allah'ın Resftlü (sallallahu aleyhi vesellem), Tevrat'ı Mftsa'ya indiren Allah'ın hakkı için doğru söylemelerini isteyerek: "Allah'ın indirdiği Tevrat'ta bu kadınla erkek hakkındaki hükmü nasıl buluyorsunuz?" diye sordu. Onlar: "Bir erkek, bir kadınla aynı evde bulunursa bu zina olduğu konusunda şüphedir ve bunun bir cezası vardır. Eğer aynı örtünün altında bulunurlarsa yine zina şüphesi mevcut olup cezası vardır. Eğer dört kişi milin sürmeliğe girdiği gibi aralarında ilişki olduğunu görürlerse taşlanırlar" dediler. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Neden onlan recmetmiyorsunuz?" diye sorunca: "Hakimiyetimiz kayboldu; biz de öldürülmekten hoşlanmaz olduk" dediler. Bunun üzerine Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem)şahitleri çağırdı. Şahitler zina ettiklerine dair şahitlik edince ikisinin de recmedilmesini emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10633; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Mesleme b. Ali bulunmaktadır. ı

Abdullah b. el-Haris b. Cez' ez-Zubeydi bildiriyor:

#19,137
Yahudiler, zina eden bir erkek ve kadını Hz. Peygamber' e (sallallahu aleyhi vesellem) getirdiler. İkisi de evli olduğundan Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem) recmedilmelerini emretti. Abdullah b. el-Haris ekledi: "Onlara taş atanlar arasında ben de vardım."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10632; * Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-kebir ile el-Mu'cemu'levsat'ta rivayet etmiş ve: "Bu hadis, Abdullah b. el-Haris'ten sadece bu ravi zinciriyle rivayet edildi" demiştir. Ravilerden İbn Lehia'nın kendisinde zayıflık bulunmasına rağmen hadisi hasendir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 Hadisi Bezzar (1557) ve Taberani el-Mu'cemu'l-evsarta (137) rivayet etmiştir.

İbn Abbâs'ın bildirdiğine göre

#19,136
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir müfreze gönderdi. Bu birlik ganimet elde etti. Esirler arasında bir adam bulunuyordu. Bu adam: "Ben bu kabileden değilim! Ben bunlardan bir kadına aşık oldum ve o kadın için gelmiştim! o kadına bir defa bakmak için beni bırakın; sonra bana istediğinizi yapın" dedi. Adam uzun boylu esmer bir kadının yanına gelip ona: "Ey Hubeyşe! Hayat tükenmeden gel kendini bana teslim et!" dedikten sonra şu şiiri okudu: Peşinizden gelip Hı/ye vadisinde veya Havanik denilen yerde yanınıza varsam, ne dersin? Gecenin karanlığında ve gündüzün şiddetli sıcağında yürümeyi göze alan aşık sevgilisine kavuşmayı hak etmez miydi? Kadın: "Evet, canım sana feda olsun!" dedi. Adamı getirip boynunu vurunca kadın gelip üzerine kapandı ve bir veya iki defa hıçkırdı, sonra o da öldü. ResUlullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına dönüp olayı O'na (sallallahu aleyhi vesellem) haber verdiklerinde Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Aranızda merhametli bir adam yok muydu?" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10355 *Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir, senedi hasendir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir (no. 12037) ve el-Mu'cemu'l-Evsat'ta (no. 1718) rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Ali b. el-Hüseyn b. Vâkid bulunmaktadır.

İbn Abbas anlatıyor:

#19,135
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Mescid'inin kapısının yanında Yahudi bir kadın ile Yahudi bir erkeğin recmedilmesini emretti. Erkek taşların atılmakta olduğunu görünce kalkıp, kadını korumaya çalıştı ve ikisi de ölünceye kadar bu halde kaldılar. Bu, zina yapmalarından dolayı Yüce Allah'ın Resulüne imkan vermesiyle oldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10631; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. Maide suresinde bu hadis başka bir kanalla rivayet edilmiştir.

Zir anlatıyor:

#19,134
Ubey' e: "Kardeşin bu iki sureyi mushaftan silmektedir" deyince menfi bir karşılık vermedi. (Ravi Süfyan'a (kardeşi): "İbn Mes'ud mu?" diye soruldu. "Evet" dedi. (Ubey) dedi ki: Ben bunu Resulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) sordum. O: "Bana böyle söylendi, ben de öyle söyledim" buyurdu. Dolayısıyla biz de Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) söylediği gibi söyleriz.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11561. Ben derim ki: Hadis, Sahih'de geçmiştir. Ancak mushaftan silindiklerine dair kısım metinde yoktur. Hadisi bu şekliyle Ahmed b. Hanbel ve Taberani rivayet etmiş olup Ahmed b. Hanbel'in ravileri, Sahih'in ravileridir.2 2 Ahmed b. Hanbel (5/129-130). Müellif, hadisi birden fazla rivayeti bir araya getirerek derlemiştir.

Enes b. Malik'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

#19,133
"Kuşkusuz şeytan ağzını Ademoğlunun kalbi üzerine koyar. Ademoğlu Allah'ı anınca sıvışıp kaçar, fakat (Allah'ı anmayı) unutunca, onun kalbini yutar. İşte «sinsi vesveseci»den maksat budur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11560. Bunu Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravilerinden Adi b. Ebi Umare zayıftır.1 1 Ebu Ya'la (4301). Senedinde ismi geçen Ziyad en-Nümeyri zayıftır. Bak. Silsiletu'l-ehfidisi'd-daife (1367)

Abdullah el-Eslemi anlatıyor:

#19,132
Bir umre sırasında Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte idik. Batn-ı Vakım' a vardığımızda üzerimize sis çöktü ve yolumuzu şaşırdık. Bir tepe üzerine çıkıncaya kadar nerede olduğumuzu anlayamadık. Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bu durumu görünce bir kum yığınının yanına çekildi ve devesini çöktürdü. Sonra ayağa kalktı. Onunla birlikte isteyen kimseler de kalktılar. Şafak atıncaya kadar namaz kılmaya devam etti. Sonra devesinin yularından tutup yanında Abdullah el-Eslemi ile birlikte yürümeye başladı. Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında ondan başkası yoktu. Derken Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) elini onun göğsüne koyarak "De ki!" buyurdu. (Abdullah der ki) Ben de: "Ne diyeyim?" diye sordum. «De ki O Allah'tır, tektir», «De ki: Sabah aydınlığın Rabbine sığınırım, yarattıklarının şerrinden» dedi. Ben de okuyup sureleri bitirdim. Sonra yine "De ki!" buyurdu. Ben: "Ne diyeyim?" diye sordum. «De ki: insanların Rabbine sığınırım» dedi. Ben de: "De ki: lnsanların Rabbine sığınırım ... " diye başlayarak sureyi sonuna kadar okudum. Sonra Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem): "Bu şekilde (şerlerden) korun. Zira kullar bu sureler gibisiyle hiç korunmamışlardır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11559. Bunu Bezzar rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.1 1 Bezzar (2300). Aynca demiştir ki: "Hadisi bu şekilde İbn Yezid b. Ruman rivayet etmiştir. Başkası ise bunu Abdullah el-Eslemi dışında birinden nakletmiştir."

Ebu Mes'ud'un bildirdiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

#19,131
"Bana öyle sureler indirildi ki daha önce benzerleri indirilmemişti:
Muavvizeteyn (Felak ve Nas sureleri)."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11558. Bunu Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.

Ukbe b. Amir anlatıyor:

#19,130
Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile
karşılaştım. Önce ben davranıp elini tuttum ve: "Ey Allah'ın
Peygamberi! Müminin kurtuluşu nedir?" diye sorunca bana dedi ki: "Ey
Ukbe b. Amir! Sana Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an'da benzerleri indirilmemiş
bazı sureler öğreteyim mi? Zira ben onları okumadan hiçbir gece geçirmem:
Bunlar Kul huvallahu ehad, Felak ve Nas sureleridirler."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11557. Ben derim ki: Ukbe hadisi Sahih ve başka kaynaklarda daha kısa metinle yer almıştır. Hadisi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.1 1 Ahmed b. Hanbel (4/148, 158-159); Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (17/271)

Ebu'I-Ala (Yezid b. Abdillah b. eş-Şihhir), bir adamdan naklediyor:

#19,129
Bir yolculuk sırasında Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile
birlikte idik. İnsanlar, binek develerinin sayısı az olduğundan
(bineklerine) dönüşümlü olarak biniyorlardı. Sonra Allah Resulü'nün
(sallallahu aleyhi ve sellem) ve benim bineklerden inme vaktimiz gelince
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) arkamdan yetişip omzuma vurdu ve "De
ki: Sabah aydınlığının Rabbine sığınırım"2 buyurdu. Ben de: "Sabah
aydınlığının Rabbine sığınırım" dedim. Sonra Resulullah (sallallahu aleyhi
ve sellem) sureyi okudu, onunla birlikte ben de okudum. Sonra "De ki:
İnsanlaınm Rabbine sığınırım"3 dedi ve sureyi okudu. Onunla beraber ben
de okudum. Sonra "Namaz kılarken bu iki sureyi oku" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11556. Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.4 2 Felak Sur. 1. ; 3 Nas Sur. 1. ; 4 Ahmed b. Hanbel (5/24)

İbn Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#19,128
"Kul huvallahu ehad ve Kafirun sureleri Kur'an'ın üçte birine denktir" buyurdu. Nitekim Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) bu iki sureyi sabah namazının iki rekat farzında okurdu. Buyurdu ki: "Bu iki rekat namazda bütün bir ömürde elde edilecek sevap vardır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11555. Ben derim ki: Tirmizi hadisin yalnız söz konusu iki surenin sabah namazının iki rekatında okunduğuna dair kısmını nakletmiştir. Bu şekliyle ise hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiş olup ravileri, içerisinde zayıf yönü bulunan Ubeydullah b. Zahr'ı bir grup bilgin güvenilir olarak değerlendirmiştir. 1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat (188); Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (12493). Taberani demiştir ki: "Hadisin baş kısmını Leys' den sadece Ubeydullah b. Zahr rivayet etmiş olup bunun rivayetinde Yahya b. Eyyub teferrüd etmiştir."

Cabir' in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#19,127
"Kul huvallahu ehad suresi, Kur'an'ın üçte birine denktir" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11554. Bunu Bezzar, zayıf biri olan hocası Muferric b. Şuca'dan nakletmiştir.2 2 Bezzar (2299)

Muaz b. Cebel'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#19,126
"Kul huvallahu ehad suresi, Kur'an'ın üçte birine denktir" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11553. Bunu Taberani, rivayet etmiş olup ravileri, bir kısmı hakkında tartışma olsa bile güvenilirdir.1 1 Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir, 20/112); Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat (745)

Abdullah (İbn Mes'ud)'un bildirdiğine göre Resulullah {sallallahu aleyhi ve sellem):

#19,125
"Sizden herhangi biriniz bir gecede Kur'an'ın üçte birini okuyamaz mı?" buyurdu. Ashabı: "Ya Resulallah! Buna kim tahammül edebilir ki?" deyince Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem): "Kul huvallahu ehad suresini de mi okuyamaz? Zira bu sure, Kur'an'ın üçte birine denktir" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11552. Bunu Bezzar ve birkaç isnadla el-Mu'cemu'l-kebir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta kısa metinle Taberani rivayet etmiş olup isnadlardan birinin ravileri, Abdullah b. Ahmed hariç, Sahih'in ravileridir. Abdullah b. Ahmed ise güvenilir ve (hadiste) imamdır.

Esma binti Yezid'in bildirdiğine göre

#19,124
Resulullah {sallallahu aleyhi veselleın) Mudar bölgesine doğru bir birlik gönderdi. Gönderilenler; kayalık bir yere indiklerini ve sabah olunca kendisine ait bir kubbede bir adam gördüklerini söylediler. Adamın etrafında davar sürüsü bulunuyordu. Askerler adamın yanına gelerek başında durup: "Bize bir koyun ver de keselim!" dediler. Adam onlara bir koyun verdi. Koyunu kesip pişirdiler ve yediler. Sonra başka bir koyun daha verdi; onu da alıp hemen kestiler. Adam: "Koyunlarım arasında etlik koyun kalmadı! Kalanların hepsi ya doğum yapmak üzere dişi koyun ya da damızlık koçtur" dedi. Buna rağmen kalkıp kendileri koyunlar arasından birini alıp kestiler. Öğle vakti gelip sıcak kendilerini yakmaya başlayınca -o zaman yazın sıcak günlerinden bir gündü ve yanlarında sığınacak bir gölgelik bulunmuyordu-: "Adamın koyunları gölgelikte duruyor! Biz ise bu gölgeliğe bu koyunlardan daha layığız!" dediler. Sonra adamın yanına gelip: "Koyunlarını gölgeden çıkar; biz gölgeye geçelim!" dediler. Adam: "Siz, bu koyunları gölgeden çıkarırsanız, koyunlar helak olup karınlarındaki yavrularını düşürür! Ben Allah'a ve Resulüne iman eden bir adamım! Namaz kılıp zekat vermekteyim!" dediyse de koyunları gölgeden çıkarıp kendileri gölgeye geçtiler. Ama kısa bir süre sonra koyunlar yavrularını düşürüp helak olmaya başladılar. Bunun üzerine adam hızlı bir şekilde yola çıkıp ResUlullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gitti. Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelip olanları haber verince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) çok kızdı. Sonra: "Onlar dönünceye kadar otur (bekle)!" buyurdu. Onlar dönünce adamla onları bir araya getirdi; hepsi ona karşı yalan söylediler. Bu durum karşısında (onların doğru söylediklerini zannedip) ResUlullah (sallallahu aleyhi vesellem) rahatladı. Bedevi onların bu yaphklarını görünce: 11 Allah' a yemin olsun ki, Allah benim doğru söylediğimi, onların da yalan söylediklerini bilmektedir! Umulur ki, Allah sana olanları (gerçeği) haber verir ya Resulallah!" dedi. Bedevi böyle deyince Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) kalbine bedevinin doğru söylediği düşüncesi girdi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) onları birer birer çağırıp ifadelerini aldı. Her biri bedevinin dediğinin doğru olduğunu söyledi. Bunun üzerine Allah'ın ResUlü (sallallahualeyhivesellem) ayağa kalkıp: "Kelebeklerin ateşin üzerine üşüşmesi gibi yalan söylemede birbirinize neden uyuyorsunuz? Buna sebep olan şey nedir? Üç şey dışında Ademoğlunun söylemiş olduğu bütün yalanlar aleyhine yazılır (söyledikleri yalan aleyhlerine yazılmayan üç kişi şunlardır): Hanımını razı etmek için ona yalan söyleyen adam, savaşta düşmanı aldatmak için yalan söyleyen ve iki Müslüman'ın arasını ıslah etmek için yalan söyleyen kişi" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10354 Derim ki: Tirmizi hadisin son kısmından birazını irad etmiştir. *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde Şehr b. Havşeb bulunmaktadır ki; bu ravi zayıf olmasına rağmen güvenilir sayılmıştır. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (24/164-165) rivayet etmiştir. Bkz. Ahmed (6/459-460)

Sa'd b. Ebi Vakkas der ki: Ben, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim:

#19,123
"Kim Kul huvallahu ehad suresini okursa, Kur'an'ın üçte birini okumuş gibi sevap kazanır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11551. Bunu Bezzar rivayet etmiş olup ravilerinden Zekeriyya b. Atıyye zayıftır.2 2 Bezzar (2297, 2298); Taberani el-Mu'cemu'l-kebir (10245-merfu; 8669 mevkuf).

Cüfeyne'nin bildirdiğine göre

#19,122
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kendisine bir mektup yazmış, mektubu alıp kovasına yama yapmış; kızı kendisine: "Arapların efendisinin mektubunu alıp kovana yama yaptın! (Bunu yapmakla kendini tehlikeye atbn)" dedi. Sonra az çok nesi varsa alıp kaçtı. Daha sonra da Müslüman olup Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına geldi. Resulullah (saJlallahu aleyhi vesellem): "Bak! Bölüştürülmeden önce malından ne bulursan onu al!" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10353 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Ebû Bekr ed-Dahiri bulunmaktadır. 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 2201) rivayet etmiştir. Bkz. Daha önce geçmiş hadis (no. 10348).

Enes bildiriyor: Ben, Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim:

#19,121
"Sizin herhangi biriniz Kul huvallahu ehad suresini bir gecede üç kere okuyamaz mı? Zira bu sure, Kur'an'ın üçte birine denktir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11550. Bunu Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravilerinden Ubeys b. Meymun metruktur. Hadisin tamamı Halifelik bölümünün Kötü Valiler ve Zulme Destek Olanlar bahsinde gelecektir.1 1 Ebu Ya'la (4118). Senedinde ismi geçen Yezid er-Rakkaşi zayıftır.

Adiyy b. Hatim anlatıyor:

#19,120
Resülullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) atlıları -veya elçileri- geldiler. O zaman ben Akrab denilen yerdeydim. Halamı ve birçok kimseyi tutsak edip götürdüler. Atlılar tutsakları Resülullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına ulaşhrınca onları sıraya dizdiler. Halam: "Ya Resülallah! Elçi uzakta kaldı. Çocuklardan da uzak kaldım. Ben de yaşlı bir kadınım. Her hangi bir hizmeti yapamam. Bana minnet et (azat et) Allah da sana minnet etsin" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Senin elçin kimdir?" diye sorunca halam: "Adiyy b. Hatim' dir" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "O, Allah ve Resulünden kaçan Adiyy mi?" buyurdu. Halam: "Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana minnet etti (beni azat etti)" dedi. Halam devamla dedi ki: "Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) dönünce yanında bir adam vardı -bu adamın Ali olduğunu sanıyorum- Adam: "Resülullah'tan (sallallahu aleyhi vesellem) (kendin için) bir binek iste" dedi. Adiyy der ki: "Halam, Resulullah'tan (sallallahu aleyhi vesellem) bir binek istedi; Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) halama bir binek verilmesini emretti. Geldiğimde halam bana: "Ey Adiyy! öyle bir iş yaptın ki, baban onu yapmazdı. Ondan bir şeyler umarak veya ondan korkarak da olsa onun yanına git! Zira filan Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına geldi; onun ikramına mazhar oldu. Filan da geldi; onun ikramına mazhar oldu" dedi. Bunun üzerine Resülullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gittim. Vardığımda yanında bir kadın bir de çocuklar -veya çocuk- bulunuyordu. Onların Resulullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) yakınlığından sözeden Adiyy şunları ekledi: "Anladım ki o, ne Kisra' dır, ne de Kayser' dir." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu görünce: "Ey Adiyy b. Hatim! Seni ürküten ve firar ettiren nedir? Yoksa La ilahe illallah demek mi senin firar etmene sebep oldu? Allah' tan başka bir ilah mı vardır? Yoksa seni firar ettiren Allahu Ekber (Allah en yücedir) midir? Yüce Allah'tan daha büyük kimse mi vardır?" diye seslendi. Resulullah' ı (sallallahu aleyhi vesellem) dinledikten sonra Müslümanlığı kabul ettim. Bakhm ki, Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yüzü gülüp: "Şüphesiz ki, Yahudiler gazaba uğrayanlardır, Hıristiyanlar da sapıtanlardır" buyurdu. Sonra Resulullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) sordular; Resulullah (sallallahu aleyhivesellem) Allah'a hamdüsena ettikten sonra: "Ey insanlar! Şunu biliniz ki, malınızın arta kalanından infak etmek hakkınızdır! Bir adam bir "sa", bir "sa'ın birazını, bir avuç, bir avucun bir kısmını infak etti. -ravi Şu'be der ki bildiğim kadarıyla şöyle buyurmuştur:- bir hurma, bir hurmanın yansını infak etti. Biriniz (kıyamet gününde) Allah'ın karşısına geçince Yüce Allah: «Sana ne diyeyim? Seni işitir ve görür kılmadık mı? Seni çocuk ve mal sahibi kılmadık mı? Salih amel olarak ne yaptın?» diye sorar. Bunun üzerine kişi önüne bakar, arkasına bakar, sağına ve soluna bakar; ancak bir şey bulamaz! Ateşten korunacak bir şeyi bulunmadığından dolayı yüzüyle ateşten korunmaya çalışır! Yarım hurma tanesi ile de olsa kendinizi ateşten koruyunuz! Bunu da bulamazsanız yumuşak bir sözle kendinizi ateşten koruyunuz! Ben sizin için fakirlikten korkmuyorum! Şüphesiz Yüce Allah size yardım edecek ve size çokça nzık verecektir veya sizin birçok yeri fethetmenizi müyesser kılacakhr. Öyle ki; kadın Hire ile Yesrib -veya daha uzağı- arasında yolculuk yaparken hırsızlıktan korkmayacakhr!" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10352 Derim ki: Bu hadisin bir bölümü Sahih'te bulunmaktadır. *Hadisi Ahmed ve Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir ravi olan Abbad b. Hubeyş dışında Sahih'in ravileridir. Daha önce Cihad kitabında Adiy'in esire iyilik yapmakla ilgili daha açık bir rivayeti geçmiştir, 1 1 Hadisi Ahmed (4/378-379) ve Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (17/99-100) rivayet etmiştir.

Enes'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#19,119
"Sizin herhangi biriniz bir gecede Kur'an'ı okuyamaz mı? Kul huvallahu ehad suresi, Kur'an'ın bütününe denktir ... " buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11549. Bunu Ebu Ya'la rivayet etmiş olup ravilerinden Ubeys b. Meymun metruktur.3 3 9300 nolu hadisin mükerreridir.

Ebû Hadrad el-Eslemi anlatıyor:

#19,118
(Ebu Hadrad) Kendi kabilesinden bir kadınla evlenip ona iki yüz dirhem mehir vermişti. Bu nikahı yapabilmek için Resulullah'm (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelip maddi yardım istedi. Hz. Peygamber (sallallahualeyhivesellem): "Ne kadar melıir sözü verdin?" diye sorunca Ebu Hadrad: "İki yüz dirhem, dedim" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bunu duyunca: "Siz bu paralan şu vadinizden toplasaydınız bu kadar fazla parayı mehir olarak vermeyi kalıul etmezdiniz! Hayır, vallahi benim yanımda sana yardım edecek bu miktar yoktur" buyurdu. Bir müddet bekledikten sonra Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) beni çağırhp Necd' e doğru giden bir müfreze ile beraber gönderdi ve: "Bu müfreze ile birlikte git! Belki oradan bir şeyler elde edersin, onlan sana ganimet olarak veririz!" buyurdu. Yola çıkıp akşam vakti Hadır denilen yere ulaştık. Yatsı vaktinin ilk karanlığı geçince komutanımız bizi ikişerli gruplar halinde gönderdi. Böylece askerlerin etrafını sardık. Komutanımız bizi gönderirken: "Ben tekbir getirip saldırdığım zaman siz de tekbir getirip saldırın!" dedi. İkişerli gruplar halinde gönderirken: "Birbirinizden ayrılmayın! Birinize arkadaşının durumunu sorduğum zaman arkadaşından habersiz olmasın! Bununla birlikte onların içine fazla dalmayın!" dedi. Üzerlerine saldırmak istediğimiz zaman Hadır ahalisinden bir adanun: "Ya Hadra!" diye seslendiğini işittim. Onlardan (deve ve atlardan) birçok ganimet elde edeceğimizi ummaya başladım. Karanlık çökünce komutanımız tekbir getirip saldırdı, biz de tekbir getirip saldırdık. Bu sırada elinde kılıç bulunan bir adam yanımdan geçti, ben de onu takip etmeye başladım. Arkadaşım: "Komutanımız düşman askerlerinin içine fazla dalmamamızı emretti! Geri dön!" dedi. Onu takip etmeye kararlı olduğumu görünce: "Vallahi ya yanıma dönersin, ya da komutanın yanına gidip senin emre karşı geldiğini söylerim!" dedi. Ben de: "Vallahi, (yine de) onu takip edeceğim!" dedim ve onu izlemeye başladım. Ona yaklaşınca bir okla arkasından tam kalbinden onu vurunca yere düştü. Yere düşünce: "Ey Müslüman cennete yaklaş! (yani bana yaklaş seni cennete göndereyim)" dedi. Kendisine yaklaşmayıp ona doğru bir ok daha atarak onu etkisiz hale getirince kılıcını bana doğru fırlattı; ama beni vuramadı. Ben de kılıcı alıp onu öldürdüm ve kafasını kestim. Sonra üzerlerine şiddetli bir şekilde saldırıp onları etkisiz hale getirdik. Bu gazvede deve ve davar cinsinden çokça ganimet elde edip gittik. Sabah olunca devemin arkasında üzerinde genç ve güzel bir kadın bulunan bir deve bulunuyordu. Kadın arkasına dönüp tekbir getirmeye başladı. Kadına: "Nereye dönüp bakıyorsun?" diye sorunca: "Vallahi, hayatta kalmışsa aranızda bulunması gereken bir adama bakıyorum" dedi. Aradığı adamın öldürdüğüm adam olduğunu zannederek: "Vallahi, ben onu öldürdüm! Bu da kılıcı, üzerinde bulunduğum devenin eyerinde asılı bulunuyor" dedim. Kılıcın kını devesinin eyerine asılmıştı, içinde bir şey yoktu. Bunları kendisine anlatınca: "Doğru söylüyorsan, şu kını al ve kılıcı ona sok" dedi. Kını alıp kılıcı içine sokunca ona tam olarak uydu. Kılıcın aradığı adamın kılıcı olduğunu anlayınca ağlamaya başladı. Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelince getirmiş olduğumuz develerden bana biraz verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10351 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup senedinde adı zikredilmeyen bir ravi bulunmaktadır. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Ahmed (6/11-12) rivayet etmiş ve sahabenin adını Abdullah b. Ebi Hadrad şeklinde zikretmiştir.

Ümmü Külsüm binti Ukbe'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#19,117
"Kul huvallahu ehad suresi, Kur'an'ın üçte birine denktir" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11548. Bunu Ahmed b. Hanbel ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta Taberani rivayet etmiş olup Ahmed b. Hanbel'in ravileri Sahih'in ravileridir.2 2 Ahmed b. Hanbel {6/403-404); Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat, (307-308 Mecmau'l-Bahreyn); Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir (25(74-75)

Ubey b. Ka'b veya Ensar'dan bir zatın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

#19,116
"Kim Kul huvallahu ehad suresini okursa, Kur'an'ın üçte birini okumuş gibi sevap kazanır" buyurmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 12 Hn: 11547. Bunu Ahmed b. Hanbel rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.1 1 Ahmed b. Hanbel (5/141). Ravilerinden İbn Ebi Leyla'nın hafızası zayıftır.

İbn Abbas anlatıyor:

#19,115
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Mescid'inin kapısının yanında Yahudi bir kadın ile Yahudi bir erkeğin recmedilmesini emretti. Erkek taşların atılmakta olduğunu görünce kalkıp, kadını korumaya çalıştı ve ikisi de ölünceye kadar bu halde kaldılar. Bu, zina yapmalarından dolayı Yüce Allah'ın Resulüne imkan vermesiyle oldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10630* Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-kebir ile el-Mu'cemu'levsat'ta rivayet etmiş ve:

Kasım b. Abdirrahman, babasından bildiriyor:

#19,114
Abdullah b. Mes' ud' a, bir kadınla aynı yatakta yakalanan bir adam getirildi. İbn Mes' ftd, kadınla erkeğin her birine kırk kırbaç vurdu. Aynca onları halka teşhir etti. Kadının ve erkeğin ailesi gidip ômer b. el-Hattab' a durumu şikayet ettiler. Ömer, İbn Mes'ftd'a: "Bunlar ne diyorlar?" diye sorunca; İbn Mes' ud: "Dedikleri gibi yaphm" dedi. Ömer: "Sence doğru olan bu mudur?" deyince; İbn Mes'ud: "Evet" dedi. Bunun üzerine şikayet için gelenler: "Biz hakkımızı alsın diye kendisine geldik; o ise İbn Mes'ud'a soruyor" dediler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10629; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Mesleme b. Ali bulunmaktadır. ı * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.

Abdulkerim'in bildirdiğine göre

#19,113
Hz. Ali ile İbn Mes'ud, zinaya zorlanan cariye hakkında: "Eğer bekarsa, (cariye) fiyatının onda biri, evli ise yirmide biri verilir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10628;* Hadisi Taberani önceki ravi zinciriyle rivayet etmiştir. Senedinde kopukluk vardır. 1 Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebfr'de (9697) rivayet etmiştir.

Hz. Ali ve İbn Mes'ud

#19,112
zina yapmaya zorlanan bakire kız için derler ki: "Tecavüz edilen kıza, kendi seviyesinde olan kızlar gibi mehir verilir. Evli olan kadın için de, yine onun gibi evli olan birine verilen mehir kadar para verilir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10627;* Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Hadisin senedinde kopukluk vardır. Abdulkerim'e kadar olan ravileri, güvenilir kimselerdir. 2 Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (9696) rivayet etmiştir.

Avn b. Ehi Cuhayfe, babasından nakletmiştir:

#19,111
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) zina yapmaya zorlanan kadından had cezasını kaldırmıştır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10626; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Ravilerden Haccac b. Ertat müdellistir.1 Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de (22/106) "Haccac b. Avn b. Ebi Cuhfe, babasından" kanalıyla ve (22/30) ''Haccac, Abdukebbar b. Vfill' den, o da babasından" yoluyla rivayet etmiştir.

İbrahiın(-i Nehai)'nin bildirdiğine göre

#19,110
Ma'kil b. Mukarrin elMuzeni, Abdullah (b. Mes'ud)'un yanına gelerek, bir cariyesinin zina ettiğini söyledi. Abdullah: "Ona elli kırbaç had (şer'i ceza) uygula" dedi. Ma'kil, cariyenin evli olmadığını söyleyince Abdullah: "Onun Müslüman olması kendisi için ihsan (evlilik) sayılır" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10625; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Ancak İbrahim, İbn Mes'ud'la karşılaşmamıştır.2Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (9691) rivayet etmiştir.

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,109
"Evlenmedikçe, cariyeye had cezası yoktur. Evlendiği takdirde hür olanın cezasının yansı kadar ceza uygulanır" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10624; * Hadisi Taberani iki senedle rivayet etmiştir. Güvenilir bir ravi olan Abdullah b. İmran dışındaki ravileri, Sahih'in ravileridir.ı Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-evsat'ta (481-482) rivayet etmiştir.

Şa'bi der ki:

#19,108
İbn Mes'ud, adama ne had cezası, ne de mehir gerekmediği kanaatindeydi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10623;* Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri Sahih'in ravileridir. Ancak Şa'bi, İbn Mes'ud'dan hadis dinlememiştir.

İmran b. Zuhl'un çocukları Ma'bed ve Ubeyd anlatıyor

#19,107
İbn Mes'ud' un yanına bir adam getirildi. Adam: "Zina ettim" dedi. İbn Mes'ud: "Evliysen seni recmederiz" dedi. Oradakiler: "Bu adam hanımının cariyesiyle ilişkiye girdi" dediler. Abdullah: "Eğer cariyeyi ilişkiye zorladıysan onu azad et ve haru.mına onun yerine başka bir cariye ver" dedi. Adam: "Vallahi onu zorladım, hatta dövdüm" dedi. İbn Mes'ftd adamı recmetmedi; had cezasından daha az sayıda vurulmasını emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10622;* Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Ubeyd ile Ma'bed'i tanımıyorum. Diğer ravileri, Sahih'in ravileridir.

Amr b. Şu' ayb, babasından, o da dedesinden (yani Abdullah b. Amr b. el-As'tan), Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veselJem):

#19,106
"Mahremiyle ilişkide bulunan (zina eden) Cennete giremez" buyurduğunu bildiriyor.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10621;* Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta hocası Ali b. Said'den rivayet etmiştir. Darakutni onun için: "Beş para etmez"; Zehebi ise: "Yolculuğa çıkan hafızlardan idi" dedi. Abdulaziz b. İsa'yı ise tanımıyorum. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 Hadisi Taberini el-Mu'cemu'l-kebir'de (9688) rivayet etmiştir. Ubeyd ve Ma'bed'i Buhari ve İbn Ebi Hatim zikretmişler ve cerh edilmemişlerdir. Ma'bed hakkında İbn Hibban Sikdt'tında: "Mürsel hadis rivayet eder" demiştir.

İbn Abbas' ın bildirdiğine göre ResuIullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,105
"Mahremiyle ilişkide bulunan (zina eden) Cennete giremez" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10620;* Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Güvenilir bir ravi olan Yahya b. Hassan el-Kufi dışındaki ravileri, Sahih'in ravileridir.3 Hadisi Taberaru, el-Mu'cemu'l-kebir'de (11031) rivayet etmiştir.

Bera b. Azib'in bildirdiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)

#19,104
babasının hanımıyla evlenen bir kişinin öldürülmesi için adam gönderdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10618; Derim ki: Bu hadis, Sünen'de Bera kanalıyla onun amcasından ve dayısından rivayet edilmiştir. * Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Güvenilir bir ravi olan Ebu'l-Cehm dışındaki ravileri, Sahih'in ravileridir. Ebu Ya'la ise "Boynunu vurup başını getirsin" ifadesiyle nakletmiştir.1Hadisi Ahmed (4/297) ve Ebu Ya'la (1667) rivayet etmiştir.

Salih b. Raşid el-Kuraşi bildiriyor:

#19,103
(Zalim lakaplı vali) Haccac b. Yusuf' a kız kardeşine tecavüz eden bir adam getirildi. Haccac: "Bunu hapsedin ve Allah'ın Resülü'nün (sallallahu aleyhi vesellem)ashabından burada bulunan birine bunun hükmünü sorun" dedi. Abdullah b. Ehi Mutarraf'a sordular. Abdullah: "Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Kim iki hurmeti (zina yapmak haram olduğu gibi bu kişi mahremiyle zina yaparak iki haramı çiğnemiş olduğundan dolayı) çiğnerse onu kılıçla ikiye ayırın!" Abdullah b. Abbas' a mektup gönderip ona da sordular. İbn Abbas ta Abdullah b. Ehi Mutarraf'ın dediğine benzer bir mektup yazıp gönderdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10617; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Ravilerinden Rafde b. Kuda'a'yı İbn Hişam güvenilir bulmuş, çoğunluk ise zayıf olduğunu söylemiştir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.

Ebu Zer der ki:

#19,102
Hz. Peygamber (sallailaluı aleyhi vesellem) bir kadını recmetti ve bana bir çukur kazmamı emretti. Ben kadın için göbeğimin hizasına gelecek kadar bir çukur kazdım.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10616;* Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan cabir el-Cu'fi bulunmaktadır. 1Hadisi Ahmed (5/128) rivayet etmiştir.

Enes bildiriyor:

#19,101
Bir kadın Allah'ın Resulü'nün (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelerek zina ettiğini söyledi. Kadın hamile olduğu için doğum yapana kadar recmedilmesini erteledi. Kadın doğum yapınca elbiseleri kendi üzerine iyice çekildi ve recmedildi. Öldükten sonra Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) cenaze namazını kıldı. Bir adam: "Zina ettikten ve onu recmettikten sonra, neden onun cenaze namazını kılıyorsun?" deyince; Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ôyle bir tövbe etti ki; Medine halkından yetmiş kişi böyle bir tövbe etseydi onlardan kabul edilirdi. Kendi canını feda edenden daha faziletli bir kadın gördün mü?" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10615; * Hadisi Taberani el-Mu'cemu's-sağir'de ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta hocası Ali b. Ahmed b. en-Nadr'dan rivayet etmiştir. Darakutni onun zayıf olduğunu söyledi. Ahmed b. Kamil el-Kadi ise: "Hadiste yerildiğini bilmiyorum" dedi. Diğer ravileri, Sahlh'in ravileridir.

Enes b. Malik bildiriyor:

#19,100
Bir kadın Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelerek zina ettiğini söyledi. Kadın hamile olduğu için: "Git; doğum yaptıktan sonra gel" buyurdu. Eğer kadın gelmeseydi Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) onu getirtmek için adam göndermeyecekti. Kadın doğum yapıp Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına geldi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Git sütten kesilinceye kadar emzir, sonra gel" buyurdu. Bir müddet sonra tekrar geldi. Eğer gelmeseydi onu getirtmek için adam göndermeyecekti. Kadın çocuğu sütten kestikten sonra gelince recmedilmesini emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10614;* Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerden Haris b. Nebhan metruktur.

Enes b. Malik anlatıyor:

#19,099
Bir kadın Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelip: "Ya Resulallah! Karnımda zina sonucu olan bir çocuk var. Bana had uygula" dedi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem): "Senin işlediğin bir günah sebebiyle karnındakini öldüremeyiz. Git; doğum yaptıktan sonra gel" buyurdu. Kadın doğumdan sonra gelip: "Doğum yaptım" dedi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Git sütten kesilinceye kadar emzir sonra gel" dedi. Çocuk sütten kesilince, kadın gelip: "Çocuğu sütten kestim ya Resulallah!" dedi. Hz. Peygamber: "Git ve çocuğa bakacak birini bul" dedi. Kadın gitti ve bir süre sonra kız kardeşiyle beraber geldi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) kadının sabrına hayret etti. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) kadının recmedilmesini emrettikten sonra bir adama: "Git; onu çukura koyunca karşısında gözünün hizasında dur ve kadına işaret et" dedi. Başka bir kişiye de: "Git ve büyük bir taş alıp arkasından (fark ettirmeden) gelerek taşla vurup (başını) kır! (Bu şekilde ölsün)" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10613; * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerden tanımadığım biri vardır.

Ebu Berze der ki:

#19,098
Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) Maiz b. Malik'i taşlattı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10612; * Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.2 Hadisi Ahmed (4/423) ve Ebu Ya'la (7431) rivayet etmiştir.

Sehl b. Sa' d der ki:

#19,097
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Maiz'in recmedilmesini emrettiği zaman ben de oradaydım. Maiz kaçınca, halk ta onu kovalayarak taşlamaya başladı. Ömer onu mezarlıkta bulup bir deve çene kemiğiyle vurarak öldürdü.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10611; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Ebü Bekr b. Ebi Sebre hadis uydurucusudur.1 Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de (5821) rivayet etmiştir.

Harb b. Halid b. Cabir b. Semure, babasından, dedesinin şöyle dediğini nakletmiştir:

#19,096
Mfüz, Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelip: "Ya Resftlallah! Zina yaptım" dedi. Allah'ın Resftlü (sallallahu aleyhi vesellem) yüzünü başka tarafa çevirince Maiz o taraftan geldi. Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem) yüzünü yine başka tarafa çevirince Maiz O' nun yüzünü döndüğü tarafa geldi. Hz. Peygamber (sallal1ahu aleyhi vesellem) yine başka yöne bakınca dördüncü defa karşısına gelip aynı şeyi söyledi. Resftlullah (sallallahu aleyhi veselleın) sahabeye: "Kalkın ve eğer doğru söylüyorsa arkadaşınızı recmedin" buyurdu. Sahabe araştırdığında doğru söylediğini öğrendiler ve nihayet onu recmettiler. Taşlar kendisine isabet edince kaçmaya başladı. Hz. Peygamber' in ashabından birisi karşısına çıkıp bir devenin çene kemiğiyle Maiz' e vurup öldürdü. Sahabe: "Maiz Cehennemliktir" dediler. Bunun üzerine Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Hayır; öyle bir tövbe etti ki; eğer ümmetlerden bir ümmet bu tövbe gibisini yapsaydı onlardan kabul edilirdi" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10610; Derim ki: Semure'nin Sahih'te bundan başka bir ifadeyle hadisi vardır. * Hadisi Bezzar, şeyhi Safvan b. Muğalles'ten rivayet etmiştir ki; bunu tanımıyorum. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. ı Hadisi Bezzar (1556) rivayet etmiştir.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (salallahu aleyhi vesellem):

#19,095
"Kişi dört defa zina ettiğine dair itiraf ettikten sonra recmedilirken kaçarsa, peşine düşülmez" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10569; Derim ki: Tirmizi'de Maiz kıssasında: "Onu bıraksaydınız (kaçsaydı)" sözü vardır. * Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Humeyd el-Kindi dışındaki ravileri, Sahih'in ravileridir. O da güvenilir ravidir.

Abdülaziz b. Abdillah b. Amr el-Kuraşi, Hz. Peygamber'i gören (sahabeden) birinden nakletmiştir:

#19,094
Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) bir adamın Mekke ile Medine arasında recmedilmesini emretti. Taşlar adamın üzerine gelmeye başlayınca kaçmaya çalmıştı (nihayet yetişip onu öldürdüler). Bu durum Resulullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) ulaşınca: "Onu serbest bıraksaydınız (ya)!" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10608; * Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.1 Hadisi Ahmed (5/374-378-379) rivayet etmiştir.

İbn Abbas anlatıyor:

#19,093
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) cuma günü halka hutbe verirken Beni Leys b. Bekr b. Abdimena.t b. Linane'den bir adam halkın arasından geçerek Allah'ın Resulü'nün (sallallahu aleyhi vesellem)yanına yaklaştı ve: "Ya Resulallah! Bana had uygula" dedi. Hz. Peygamber: "Otur!" dedi, adam oturdu. Adam tekrar kalkınca; Hz. Peygamber: "Otur!" dedi. Adam oturdu. Sonra üçüncü defa kalkıp aynı şeyi söyleyince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Had (şer'i ceza) gerektirecek ne yaptın?" diye sordu. Adam: "Yabancı bir kadınla zina yaptım" dedi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) aralarında, Ali b. Ebi Talib, AbbAs, Zeyd b. Harise ve Osman b. Affan'ın da bulunduğu sahabeden bazılarına emretti; adamı götürüp yüz kırbaç vurdular. Adam henüz evlenmemişti. Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi vesellem): "Ya Resulallah! Kendisiyle zina ettiği kadına had uygulamayacak mısınız?" diye sorulunca: "Had uyguladıktan sonra adamı bana getirin" buyurdu. Adam getirilince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Kimle zina yaptın?" diye sordu. Adam: "Benu Bekr' den falan kadınla" dedi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) kadını çağırtıp kendisine sorunca, kadın: "Vallahi yalan söylüyor. Ben bunu tanımıyorum ve dediği şeyi de yapmadım. Allah ta dediğime şahittir" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu kadınla zina ettiğine kim şahit oldu? Kadın inkar ediyor. Eğer şahidin varsa kadına zina haddi uygularım. Yoksa sana iftira etme haddi uygularım" buyurdu. Adam: "Ya Resulallah! Şahidim yoktur" deyince kendisine iftira etme cezası olarak seksen kırbaç vuruldu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10607; Derim ki: Bu hadisi EbQ DavOd ve başkalan kısa metinle rivayet ettiler. * Hadisi Ebu Ya'la ve Taberani rivayet etmişlerdir. Ravilerden Kasım b. Fayyad'ı Ebu Davud güvenilir bulmuş, lbn ·Main ise zayıf olduğunu söylemiştir. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir.

Ebu Zer anlatıyor:

#19,092
Bir yolculukta Hz. Peygamber (sallaDahu aleyhi vesellem) ile beraber bulunuyorduk. Bir adam gelip: "Sonda bulunan kişi zina etti" deyince Allah' ın ResUlü (sa1Jallahu aleyhi vesellem) ondan yüz çevirdi. Sonra adam üçüncü ve dördüncü defa tekrarlayınca Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bineğinden inip sordu, adam da zina ettiğine dair ikrar etti. Resulullah (sallalJahu aleyhi veelem) onu dört defa ikrar ettirdikten sonra konaklayıp bir çukur açmamızı emretti. Adamın boyundan daha kısa bir çukur kazdık ve adamı taşladık. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) üzgün bir şekilde yoluna devam etti. Bir yerde konaklayınca Allah' ın Resulü' nün (sallallahu aleyhi vesellem) mutlu olduğunu gördük. Restllullah (sallalahu aleyhi vesellem) bana: "Ey Ebu Zer! (Recmedilen) arkadaşınız var ya; günahı affedildi ve cennete sokuldu" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10606;* Hadisi Ahmed ve Bezzar rivayet etmişlerdir. Ravilerden Haccac b. Ertat müdellistir.2 Hadisi Ahmed (5/179) ve Bezzar (1555) rivayet etmiştir.

Hz. Ebu Bekr anlatıyor:

#19,091
Hz. Peygamber'in yanında otururken Maiz b. Malik gelip zina ettiğini itiraf etti. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onu geri çevirdi. Sonra gelip bir daha zina ettiğini söyledi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem)yine kendisini geri çevirdi. Sonra üçüncü defa gelip zina ettiğini söyleyince, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) yine onu geri çevirdi. Ben: "Eğer dördüncü defa gelip itirafta bulunursan seni recmeder" dedim. Maiz dördüncü defa gelip zina ettiğini söyleyince Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) onu hapsetti ve hakkında araştırdı. İnsanlar: "Onun hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyoruz!" dediler. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) recmedilmesini emretti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10605; * Hadisi Ahmed, Ebü Ya'la ve Bezzar rivayet etmişlerdir. Bezzar'ın lafzı: "Resülullah (salla1lahu aleyhi vesellem) Maiz'i dört defa geri çevirdi; sonra recmedilmesini emretti" şeklindedir. Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta onu üç defa geri çevirdiği ifadesiyle rivayet etmiştir. Bütün senedlerde zayıf sayılan Cabir b. Yezid el-Cu'fi bulunmaktadır.1 Hadisi Ahmed (41), Ebii Ya'la (40-41), Bezzar (1554) ve Mervezi Müsned Ebi Beler esSıddik'ta (s. 123) tahric etmiştir.

Hasan-ı (Basri) der ki:

#19,090
Ziyad, Hz. Ali'nin taraftarlarını takip edip onları öldürüyordu. Hasan b. Ali bunu öğrendiği zaman: "Allahım! Onu sen öldür. Çünkü öldürülmek günahlara kefarettir" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10604;* Hadisi Taberani rivayet etmiş olup ravileri, Sahlh'in ravileridir. 2 Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-kebir'de (2690) rivayet etmiştir.

İbn Mes'ud,

#19,089
had cezası uygulanırken (bir şekilde) kasıtlı olarak öldürülen kişi hakkında: "Ölüm geldiği zaman bütün günahları siler" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10603; * Hadisi Taberani rivayet etmiştir. Ravilerden adı verilmeyen birisi vardır. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. ı Hadisi Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (9736) rivayet etmiştir.

Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,088
"Bağlanarak öldürülmek, bütün günahları silip süpürür" buyurdu

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10602; * Hadisi Bezzar rivayet etmiş ve: "Bu hadisin Resulullah'tan (sallallahu aleyhi vesellem) sadece bu kanalla rivayet edildiğini biliyoruz" demiştir. Ravileri, güvenilir kimselerdir.

Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,087
"Kişinin bağlanarak öldürülmesi, daha önceki günahlarına kefarettir" buyurdu

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 11 Hn: 10601;* Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Ravilerden Salih b. Musab. Talha metruktur.1 Hadisi Bezzar (1544) rivayet etmiş ve: "Salih b. Musa'nın hadisi Ebu Hüreyre' den sadece bu kanalla rivayet edilir" demiştir. Salih ise hadiste gevşektir.

Şa'bi anlatıyor:

#19,086
Resulullah (sallallahu aleyhi veseIlem), Zatu' s-Selalil ordusunu gönderip Muhacirlerin başına Ebu Ubeyde'yi, bedevi Arapların başına da Amr b. el-As'ı komutan olarak tayin edip: "(Emir-itaat konusunda) aranızda anlaşın!" buyurdu. Onlar Bekr kabilesine saldırmakla emir almışken, Amr b. el-Âs gidip Kudaa kabilesine saldırdı. Çünkü Bekr onun dayılanydı. Muğire b. Şu'be gelip Ebu Ubeyde'ye: "Seni başımıza Resulullah (sallallahualeyhi veıelleın) atadı. Falanın oğluna bak (Amr' a) ordunun bütün komutanlığına heveslenip sana hak tanımıyor" deyince; Ebu Ubeyde: "Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) aramızda anlaşmamızı emretti! Dolayısıyla Amr, Resulullah' a (sallallahualeyhi vesellem) isyan etse de ben Resulullah' a (salallahu aleyhi vesellem) itaat ederim!" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10350 *Hadisi Ahmed rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir. Hadis mürseldir.

Ebû İshâk Ri'ye el-Cuheni' den bildiriyor:

#19,085
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ri'ye'ye bir mektup göndermişti. Ri'ye, mektubu alıp onu kovasına yama yapmışh. Bunun üzerine Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) bir müfrezesi onun üzerine saldırarak develerini sürüp götürünce Müslüman oldu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona: "Müslümanlar arasında bölüştürülmemiş malların varsa, onlan almaya sen daha müstahaksın!" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10349 *Hadisi Taberani rivayet etmiş olup senedinde müdel/is olan Haccâc b. Ertât bulunmaktadır. Diğer ravileri, Sahfh'in ravileridir. Ancak hadisi İbn İshak, Ri'ye'den rivayet etmiştir. Bundan önce de Ebû İshâk kanalıyla Şa'bi ile Ebâ Amr eş-Şeybani'den rivayet etti. 1 1 Hadisi Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 4635) rivayet etmiştir.

Şa'bi'nin bildirdiğine göre Ri'yetu's-Suhayrni anlatıyor:

#19,084
Resulullah (sallallahu aleyhi vedlem) kırmızı deri üzerine mektup yazdırıp Rı'yetu's-Suhayrni'ye gönderdi. Rı'yetu's-Suhayrni mektubu alıp kovasına yama yapmıştı. Bunun üzerine Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) onun üzerine bir müfreze gönderdi. Bu müfreze onun dinlenen, yayılan hayvanlarından, ev halkından ve mallarından hiçbir şey brrakmaksızın hepsini ele geçirdi. Rı'yetu's-Suhayrni ise çırılçıplak atına atlayıp kaçtı! Bemu Hilal'den birisi ile evli bulunan kızının evine vardı. Rı'ye'nin kızı da, kızının kocası da Müslüman olmuşlardı. Benu Hilal' in konak yerleri, Ri'ye'nin kızının evinin yanında idi. Ri'ye, kızının evine arka taraftan girdi. Kızı, onu çırılçıplak görünce, giymesi için üzerine bir elbise attı ve: "Ne oldu sana?" diye sordu. Rı'ye: "Daha ne olacak? Babanın başına her kötülük geldi! Kendisine ne dinlenen, ne yayılan bir hayvan, ne ev halkı, ne de bir mal bırakıldı! Hepsi elinden alındı!" dedi. Kızı: "Sen İslamiyet'e davet edilmiştin. Ne diye Müslüman olmadın?" dedi. Rı'ye: "Kocan nerede?" diye sordu. Kızı: "Develerin yanındadrr!" dedi. Develerin yanından gelen damadı, Ri'ye'ye: "Sana ne oldu?" diye sordu. Rı'ye: "Daha ne olacak? Başa her kötülük geldi! Kendisine ne dinlenen, ne yayılan bir hayvan, ne ev halkı, ne de bir mal bırakıldı! Hepsi elinden alındı. Ev halkım ve mallar askerler arasında bölüştürülmeden önce, Muhammed'in yanına yetişmek istiyorum!" dedi. Damadı: "Binek hayvanımı al, ona binip git!'' dedi. Ri'ye: "Senin binek hayvanın bana gerekmez!" dedi. Yaylım develerinden bir deve aldı ve yolculuk için gereken azığı ve suyu aldı. Üzerinde öyle bir elbise vardı ki; onunla yüzünü örtse arkası açılıyor, arkasını örtse yüzü açılıyordu. Bununla beraber tanınmak ta istemiyordu. Nihayet Medine'ye gelip devesini bağladı. Sonra Res-0.lullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına varıp hizasında, namazını kıldrrdığı yerde durdu. Resftlullah (sallallahu aleyhi vesellem) sabah namazı kıldırınca, Rı'ye: "Ya Resulallah! Ellerini uzat da, sana biat edeyim!" dedi. Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) elini ona doğru uzattı. Ri'ye, elini Resulullah'ın (sallallahualeyhivesellem) eline koyup biat etmek istediği zaman, elini geri çekti ve bunu üç kere yaptı. Üçüncüsünde, Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem), ona: "Sen kimsin?" diye sordu. Ri'ye: "Rı'yetu's-Suhaymi'yim!" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) hemen onun kolunu tutup yukarı kaldırdıktan sonra: "Ey Müslümanlar! Bu, kendisine mektup gönderdiğim Rı'yetu's-Suhaymi'dir ki, mektubumu alıp kovasına yama yapmıştı!" buyurdu. Ri'ye, Resülullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) yalvarmaya başlayıp: "Ya Resulullah! Ailem, malım ve çocuklarım elimden alınmıştır!" dedi. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Malın bölüştürülmüş bulunuyor. Ev halkına gelince; onlardan kimi bulursan, al, götür!" buyurdu. Ri'ye, hemen gitti. Ri'ye'nin oğlu, babasının bindiği hayvanı tanımış, onun yanında dikilip duruyordu. Ri'ye, aceleyle Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına döndü ve: "İşte, şu, benim oğlumdur!" dedi. Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem), Bilal' e: "Ey Bilal! Onunla birlikte git! Oğlana: «Bu, senin baban mıdır?» diye sor! Eğer «Evet!» derse, onu Ri'ye'ye teslim et!" buyurdu. Bilal oğlanın yanına vardı. Ona: "Bu, senin baban mıdır?" diye sordu. Oğlan: "Evet!" deyince, onu babasına teslim edip Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veıellem) yanına döndü ve: "Ya Resulallah! Ben efendisi ıçın gözyaşı döken bir kimse görmemişimdir!" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu, bedevilerin kabalıklarıdır ! " buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10348 *Hadisi Ahmed iki ravi zinciriyle rivayet etmiş olup birinin ravileri, Sahih'in ravileridir. O da bu hadisin senedidir. Diğeri Ebü Amr eş-Şeybani'den mürseldir, "Ri'ye'den" dememiştir. Hadisi Taberâni de rivayet etmiştir. 1 1 Hadisi Ahmed (5/285-286) ve Taberâni el-Mu'cemu'l-kebir'de (no. 4635) rivayet etmiştir.

Ubade b. es-Sâmit bildiriyor:

#19,083
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey Ensar topluluğu! Beni Süfyan el-Hüzeli'nin şerrinden kurtaracak kimse yok mu? Zira Süfyan beni lıicuetmektedir!" buyurunca Abdullah b. Uneys ayağa kalkıp: "Ya Resulallah! O nerede?" diye sordu. Resulullah (sallallahualeyhi vesellem): "Urane'de" buyurdu. Abdullah: "Ya Resulullah! Onun şeklini bana tarif et!" deyince: "Onu gördüğün zaman ondan korkarsın!" buyurdu. Abdullah: "Ya Resulullah! Müslüman olduğumdan beri hiçbir şeyden korkmuş değilim!" dedi. Sonra Abdullah b. Uneys yaya olarak yola çıktı ve Süfyan' ı öldürdükten sonra Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına döndü.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10347 *Hadisi Taberâni rivayet etmiştir. Ama İshâk b. Yahya, Ubade'ye ulaşmamıştır.

Câbir b. Abdillah' ın bildirdiğine göre Abdullah b. Uneys anlatıyor:

#19,082
Reswullah (sallallahu aleyhi veelleın): "Beni hiceden, bana sövüp eziyet eden Süfyan el-Hüzelf'yi kim öldürebilir?" buyurdu. Ben de: "Ya Resulallah! Ben öldürebilirim! Beni onun üzerine gönder!" dedim. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Abdullah b. Uneys' i onun üzerine gönderdi. Gece vakti onun yanına varınca evine girip: "Süfyan nerede?" diye seslenince Süfyan'ın ailesinden biri ona bakıp: "Ne istiyorsun?" dedi. Abdullah: "Süfyan'ı istiyorum! Ona söyleyin bana baksın!" dedi. Süfyan kendisine (kapıdan) bakıp: "Ne istiyorsun?" deyince: "Yanıma inmeni istiyorum! Yanımda bir zırh var, onu sana göstereceğim" dedi. Süfyan: "Zırh nerede?" diye sorunca: "İşte bu! Kabanını giy yanıma gel, sana zırhı göstereyim!" dedi. Süfyan inip onunla beraber evden çıkınca kılıcını çekti ve ona vurup öldürdü. Sonra (ashabıyla beraber) mecliste bulunan Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veelleın) yanına gelip Süfyan'ı öldürdüğünü haber verdi. O zaman Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) elinde üzerine dayandığı bir asa vardı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) asayı ona uzatıp: "Bu asayı al! Üzerine dayan! Zira kıyamet günü insanlann en azı asalara dayananlar olacaktır!" buyurdu. Nitekim ölünceye kadar bu asa yanında kaldı! Ölünce de onunla beraber defnedildi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10346 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde metruk bir ravi olan Vazi' b. Nâfi' bulunmaktadır.

Ebu Rafi,

#19,081
Resülullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) (sallallahu aleyhi vesellem), Amına.r'a: "Seni fisi bir topluluk öldürecektir'buyurduğunu bildiriyor.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 16 Hn: 15610 Taberanl, el-Mu'cemu'l-keblr'inde (954) rivayet etti.

Ahmed' de yer alan bir rivayette,

#19,080
kendisine süt getirildiği zaman güldüğü söylenir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 16 Hn: 15609 Ahmed yerini bulamadım.

İbrahim b. Abdirrahman b. A vf bildiriyor:

#19,079
Sıffin' de, vurulduğu gün Amrnc\r b. Yasir'in şöyle bağırdığını duydum: "Ben Cebbar olanla buluştum ve hurilerle evlendim. Bugün sevdiğimiz Muhammed ve taraftarlarıyla buluşacağız. Resftlullah bana: «Dünyadan son azığın içine (su) katılmış süt olacaktır» demişti."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 16 Hn: 15608 Bezzar (2691) rivayet etti.

Muhammed b. Ka'b el-Kurazrnin bildirdiğine göre Abdullah b. Uneys anlatıyor:

#19,078
Bir gün Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Kim Halid b. Nubeyh'in hakkından gelebilir?" buyurdu. Halid b. Nubeyh, Hüzeyl kabilesinden bir adamdı, o zaman Urane' de yaşıyordu. Abdullah dedi ki: "Ben (onu öldürmeye giderim) ya Resulallah! Onu tanıyabilmem için şeklini bana tarif etsen!" dedim. Resulullah (sav): "Onu görsen ondan çekinip korkarsın!" buyurdu. Ben de: "Seni şerefli kılan Allah' a yemin olsun ki, şimdiye kadar hiçbir şeyden korkmadım!" dedim. Sonra yola çıktım ve güneş batmadan önce Urane dağlarında onu buldum. Onunla karşılaştığım zaman ondan korktum! Ondan korkunca Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) bana söylediği şeyi (ipucunu) anladım. Onunla karşılaşınca bana: "Bu adam kim?" dedi. "Bir ihtiyacı için gelen bir adam! Geceyi geçirebileceğim yeriniz var mı?" deyince: "Evet, beni takip et!" dedi. Ben de onu takip etmeye başladım. Bu arada ikindi namazını kısa iki rekat olarak kıldıktan sonra çıktım. Çünkü namaz kılarken beni görmesinden korktum! Sonra kendisini takip ettim ve kılıçla ona vurup öldürdüm. Sonra dağa tırmanıp bekledim. İnsanlar dağılınca yola çıkıp Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına Medine' ye vardım ve onu öldürdüğümü haber verdim. Muhammed b. Ka'b ekledi: (Halid'i öldürdüğünü söyleyince) Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona bir asa verip: "Bu asaya dayan! Kıyamet gününde bununla yanıma gelinceye kadar bu asayı muhafaza et! Zira o gün -kıyamet günü- insanlann en azı asalara dayananlar olacaktır!" buyurdu. Muhammed b. Ka'b dedi ki: "Abdullah b. Uneys vefat edince o asanın karnının üzerine konulmasını emretti. Asa karnının üzerine yerleştirilip kendisiyle beraber kefene sarılıp defnedildi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10345 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.

Amrnar b. Yasir'in azatlı cariyelerinden birisi naklediyor:

#19,077
Amrnar b. Yasir, ağır bir hastalığa yakalandı ve bu hastalık sebebiyle kendinden geçti. Biz etrafında ağlaşırken kendine geldi ve: "Neden ağlıyorsunuz? Benim döşeğimde öleceğimi mi zannediyorsunuz? Sevdiğim (sallallahu aleyhi vesellem) bana, yoldan çıkmış bir topluluğun beni öldüreceğini ve son azığımın bir yudum süt olacağını söyledi" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 16 Hn: 15607 Ebu Ya'la (1614) ve Bezzar (2688) rivayet etti.

Huzeyfe, Res1llullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) (sallallahu aleyhi vesellem):

#19,076
"Benden sonra Ebu Bekr ve Ômer'e tabi olunuz. Ammar'ın yolunda gidiniz ve İbn Ümmü Abd' in bilgisine sahip çıkınız"buyurduğunu bildiriyor.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 16 Hn: 15606

- Bilal b. Yahya bildiriyor:

#19,075
Hz. Osman öldürüldüğü zaman, Huzeyfe'nin yanına gidildi. Dendi ki: "Ey Ebu Abdillah! Bu adam öldürüldü. Halk ihtilafa düştü. Kime başvuralım?" -Hasta olduğundan yatağında yatmakta olan - Huzeyfe: "Beni doğrultun" dedi. Onu bir adamın göğsüne dayadılar. Huzeyfe dedi ki: "Ebu'l-Yakzan (Ammar)fıtrat üzeredir. Ölünceye veya ihtiyarlık onu buluncaya kadar fıtrattan (haktan) ayrılmaz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 16 Hn: 15605 Bezzar (2686) rivayet etti ve dedi ki: "Bu hadisin Huzeyfe'den sadece bu isnadla rivayet edildiğini biliyoruz."

- Hz. Aişe dedi ki:

#19,074
Resulullah'ın (sallallahualeyhivesellem) ashabından hakkında (kusur nevinden) söyleyeceğim bir şey olmayan kimse yoktur. Ammar hariç. Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu duydum: "Ammar, kemiklerindeki iliklerine kadar imanla doludur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 16 Hn: 15604 Bezzar (2685) rivayet etti. Hafız İbn Hacer, Feth'te (7/92) sahih olduğunu söylemiştir.

- Hz. Ali, Resul ullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) (sallallahu aleyhi veselleın):

#19,073
"Allah, Ammar'ın kanını ve etini cehenneme haram kılmıştır" buyurduğunu bildiriyor.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 16 Hn: 15603 Bezzar (2684) rivayet etti ve dedi ki: "Bu hadisin Ali'den rivayetini sadece bu isnadla biliyoruz. Ebu İshak el-Hemdan'.i'nin, Evs b. Evs'ten şüphe götürecek bir şey rivayet ettiğini bilmiyoruz. Ata b. Müslim' in ezberi iyi değildir. Ama zararı yoktur."

İbn Abdillah b. Uneys, babasından bildiriyor:

#19,072
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) beni çağırıp: "Halid b. Süfyan b. Nubeyh'in benimle savaşmak için insanlan bana karşı topladığını haber aldım. O şimdi (bir vadi olan) Urane'de bulunuyor. Onun yanına git ve kendisini öldür!" diye emir buyurdu. Ben: "Ya Resulallah! Onun vasfını bana söyle ki, onu tanıyayım!" deyince: "Onunla karşılaşhğın zaman tüylerin ürperecek!" buyurdu. Bunun üzerine kılıcımı kuşanıp yola çıkhm. Urane vadisine ikindi vaktinde ulaştım. O, hanımları arasında onlara kalacak yer hazırlıyordu. Onu görünce Resulullah'ın (sallallahu aleyhi veselleın) bana bildirdiği gibi tüylerim ürperdi. Ona doğru yürürken beni namazımdan meşgul edecek bir şey olmasından endişe edip namazımı bineğirnin üzerinde rüku ve sücudu başımı eğip kaldırarak ima ile kıldım. Onun yanına varınca: "Bu adam kim?" dedi. Ben ona:" Araplardan biri! Senin namını ve şu -peygamberlik iddia eden- adama karşı asker topladığını duydum da, bunun için sana geldim" dedim. Adam: "Evet, ben bu hazırlığı onun için yapmaktayım!" dedi. Bunun üzerine onunla beraber biraz yürüdük! Onu öldürmeye fırsat bulunca kılıcımı çekip vurdum ve kendisini öldürdüm. Sonra hanımlarını onun üzerine kapanıp kendisiyle uğraşırken bırakıp yola çıkhm. Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına geldim. Beni görünce: "Yüzün iflah olmuştur! (Görevini yerine getirip başanlı olmuşsun!)" buyurdu. Ben de: "Ya Resülallah! Onu öldürdüm" deyince: "Doğru söylüyorsun!" buyurdu. Soma Allah'ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) ayağa kalkıp beni evine götürdü; bana bir asa verip: "Ey Abdullah b. Uneys! Bu asayı yanında muhafaza et!" buyurdu. Asayı alıp insanların yanına çıkınca: "Bu asa nedir?" diye sordular: "Bu asayı Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bana verdi ve onu muhafaza etmemi emretti!" dedim. İnsanlar: "Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına dönüp bunun sebebini sorsan!" dediler. Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına dönüp: "Ya Resulallah! Bu asayı bana neden verdin?" diye sorunca: "Bu asa kıyamet gününde benimle senin aranda bir alamet olacaktır! Zira o gün -kıyamet günü- insanların en azı asalara dayananlar olacaktır!" buyurdu. Abdullah, asayı alıp kılıcının yanına yerleştirdi. Öleceği zaman da onun kendisiyle beraber kefene konulmasını emretti. Nitekim asa kendisiyle beraber · kefene sarıldıktan sonra beraber defnedildiler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10344 Derim ki: Hadisin bir bölümünü Ebû Dâvûd korku namazı bahsinde irad etti. *Hadisi Ahmed rivayet etmiştir. Ebû Ya'lâ da buna benzer bir ibareyle rivayet etmiştir. Ancak senedinde adı zikredilmeyen bir ravi bulunmaktadır ki; bu ravi Abdullah b. Uneys'in oğludur. Diğer ravileri, güvenilir kimselerdir. 1 1 Hadisi Ahmed (3/496) ve Ebû Ya'lâ (no. 905) rivayet etmiştir.

Cundub b. Mekis el-Cüheni bildiriyor:

#19,071
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Ğalib b. Abdillah el-Kelbi'yi - Kelb-i Leys- Kudeyd' de bulunan Benu Mulevvah üzerine gönderdi ve onlann üzerine saldırmasını emretti. Yola çıktığı zaman onun müfrezesinde bulunuyordum. Yola çıkıp Kudeyd'de gelince -el-Bersa'nın oğlu olan- Haris b. Malik el-Leysi ile karşılaştık ve onu tutukladık. Haris: "Ben Müslüman olmak için geliyordum!" deyince Ğalib b. Abdillah: "Gerçekten Müslüman olmak için gelmişsen bir gün bir gece bağlı kalmak sana zarar vermez! Başka bir niyetle gelmişsen de emniyette kalmış oluruz!" dedi. Ravi dedi ki: Ğalib onu iyice bağlayıp üzerine bizimle beraber bulunan bir zenciyi nöbetçi olarak bıraktı ve: "Biz yanına gelinceye kadar onunla beraber kal! Sana karşı çıkıp kaçmaya kalkışırsa başım kes!" diye emretti. Sonra yola çıkıp Kedid'in içine/ ortasına ulaşıncaya kadar yürüdük. Oraya ikindiden sonra akşama doğru ulaşıp konakladık. Arkadaşlarım beni etrafı gözetlemek için gönderdiler. Ben de akşam vakti evlerini görebileceğim bir tepeye gelip siper aldım! Onlardan bir adam evinden çıkıp tepeye doğru bakınca beni gördü ve eşine: "Ben bu tepede günün başında görmediğim bir karaltı görüyorum! Bak, köpekler eşyalarından birini çekip oraya götürmüş olmasın!" dedi. Kadın etrafına bakınıp: "Hayır, vallahi eşyalarımdan hiçbir şey noksan olmamış!" deyince: "O zaman bana yayımı ver ve ok çantamdan iki ok uzat!" dedi. Kadın ona yayını verince bana doğru bir ok attı, ok böğrüme saplandı; oku çıkarıp yanıma koydum ve hareket etmedim. Sonra ikinci oku attı, bu ok ta omzuma saplandı; oku çıkarıp yanıma koydum ve hareket etmedim. Bunun üzerine eşine: "Allah' a yemin olsun ki, iki okum da ona saplandı, hayvan olsaydı hareket ederdi! Sabah olunca o iki okumu getir! Köpekler oklarımı yatamasın!" dedi. Onlardan bir yere gidecek olanlara gidinceye kadar mühlet verdik." Develerini sağdıktan sonra dinlenmeye bırakınca -veya ortalık sakinleşince- gecenin bir bölümü de geçip ortalık kararınca üzerlerine saldırdık. Onların adamlarının bir kısmını öldürdükten sonra develeri sürüp dönmek üzere yola çıktık. Bu arada insanlar imdat diye bağırmaya başladılar ve kabilelerinin kendilerine yardım etmesi için seslenmeye başladılar. Biz de alelacele yola çıkıp Haris b. el-Barsa ve arkadaşının yanına vardık. Onu beraberimize alıp yolumuza devam ettik. Bu arada insanların bağrışmaları kulaklarımıza gelmeye başladı ve gücümüzün yetmeyeceği kadar bir kalabalık peşimize düştü. Aramızda sadece vadi kalmıştı ki; bir sel gelip aramızı ayırdı ve onların bize ulaşmalarına mani oldu. Bu seli Yüce Allah dilediği yerden göndermiş olmalıydı. Çünkü daha önce biz ne yağmur yağdığını, ne de yağmur alameti olarak bir bulut görmüştük. Onlardan hiç kimsenin bu selden geçmesine imkan yoktu! Onlar bize bakıp duruyorlar, hiç kimse bizim tarafımıza geçmek için yaklaşamıyordu. Biz ise hızla develeri sürüp Müşellel tepesine çıkardık! Sonra oradan inip sahip olduğumuz imkanlarla onları aciz bıraktık. 1

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10343 Derim ki: Hadisin baş kısmından bir bölümü Ebu Davud'da geçmektedir. *Hadisi Ahmed ve Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir. İbn İshâk, Taberâni'nin rivayetinde açıkça hocasından işittiğini bildirmiştir. 1 Taberâni şunu da eklemiştir: Müslümanlardan birinin onların arkasından şu şiiri terennüm ettiğini unubnam: Ebû'l-Kâsım, bana eziyet edilmesini kabul etmezi Sık bitkisi üzerine çiğ düşen bir yerde Yüksek yerleri altın rengi gibi sandır.

Amr b. Murra anlatıyor:

#19,070
Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Cüheyne ve Müzeyne kabilelerini Ebü Süfyan b. el-Haris'in üzerine göndennişti. Ebu Süfyan b. el-Haris, Resulullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) karşı gelip düşmanlık yapıyordu. Bu iki kabile birlikleri yola çıkıp Medine' den uzaklaşmadan Ebu Bekir: "Ya Resülallah! Anam babam sana feda olsun! Cahiliye döneminde birbiriyle savaşıp birbirini bitirmeye çalışan iki güzel orduyu ayrı ayrı nasıl gönderiyorsun? Bunlar yeni Müslüman oldukları için daha Cahiliye kalıntılarını üzerlerinde taşımaktadırlar!" dedi. Bunun üzerine Allah' ın Resulü (sallallahu aleyhi vesellem) bu iki ordunun geri gelmesini emretti. Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) huzuruna gelince: "Ey Müzeyne! Cüheyne ile selamlaşın! Ey Cüheyne! Müzeyne ile selamlaşın!" buyurdu ve Amr b. Murra'yı iki ordunun başına komutan olarak tayin ettikten sonra: "Allah'ın bereketi üzere yola çıkınız!" buyurdu. Böylece iki ordu, Amr b. Murra komutasında Süfyan b. el-Haris'in üzerine yürüdüler. Yüce Allah onları hezimete uğrattı ve taraftarlarından birçok kişi öldürüldü. İşte bundan dolayı Ebu Süfyan b. el-Haris şöyle demiştir: Meşrefiyye 'de beni, Cüheyne 'den kim kurtanr veya kim bana yardım ederi Sancaklar altında bin kişi İbn Murra komutanlığında üzerimize gelmektedir! Onlar silahlarla gidip bize karşı Müzeyne 'ye umut verdiler! Ebu Muhammed dedi ki: Abdullah b. Davud, Yasir b. Süveyd ve kardeşi Sinan b. Yesar b. Süveyd'dir. Müslim b. Yesar, İbn Yesar b. Süveyd' dir.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10342 Derim ki: Bu cümleyi yazmış olduğum kaynakta öyle buldum, ne anlama geldiğini bilmiyorum!

Urve der ki:

#19,069
"Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem), Hamza b. Abdilmuttalib'in müttefiki olan Mirsed b. Ebi Mirsed el-Ganevi'yi Hüzeyl kabilesinin bir koluna gönderdi. Bu olayda Müslümanlardan; Benu. Haşim' den Mirsed b. Ebi Mirsed şehit olmuştu."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10341

İbn Şihâb

#19,068
(ez-Zühıi)'nin bildirdiğine göre Mirsed b. Ehi Mirsed el-Ganevi, Raci' günü şehit olmuştur.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10340 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, Sahih'in ravileridir.

Urve anlatıyor:

#19,067
Benu Amr b. Avf'ten Hubeyb b. Abdillah el- Ensarl, Asım b. Sabit b. el-Eflah b. Amr b. Avf ve Benu Beyada'dan Zeyd b. ed-Desine el-Ensari'nin olaylan şöyle gerçekleşti: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onları Kureyş müşriklerinden haber getirmek üzere gözcü olarak Mekke'ye gönderdi. Mekke'ye Necd üzerinden gittiler. Necd bölgesinde Raci' denilen yere geldikleri zaman Hüzeyl kabilesinden olan Lihyan oğulları yollarını kesti. Asım b. Sabit şehit oluncaya kadar onlarla kılıcıyla çarpıştı. Hubeyb ve Zeyd b. ed-Desine ise kaçıp dağa tırmandılar. Müşrikler onlara ulaşamayacaklarını anlayınca (onları öldürmeyeceklerine dair) ahit ve söz verdiler. Onlar da müşriklerin ahit ve sözlerine kanıp dağdan inince onları (ellerini ve ayaklarını) iyice bağladıktan sonra Mekke'ye götürüp Kureyş müşriklerine sattılar. Hubeyb'i, Hüseyin b. el-Hans'in kardeşi Ukbe b. el-Haris b. Nevfel sahn aldı. Ebu İhab b. Aziz b. Kays b. Suveyd b. Rabia b. Udus b. Abdillah b. Darim ona ortak oldu. Kays b. Suved b. Rabia, Amir b. Nevfel'in anneden kardeşiydi. Anneleri binti Nehşel et-Temimiyye idi. Hubeyb'i satın alırken İkrime b. Ehi Cehl, Ahnes b. Şumun b. İlac b. Gubra es-Sekafi, Ubeyde b. Hakim es-Sülemi ez-Zekvani, Benft Darim' den Umeyye b. Utbe b. Hemmam b. Hanzale, Benft'l-Hadrami, Benu Amir b. Lüeyy' den Sa' ye b. Abdillah b. Ehi Kays ve Safvan b. Umeyye b. Halef b. Vehb el-Cumahi de ona ortak oldular. Onu sahn aldıktan sonra Ukbe b. el-Haris'e verdiler. Ukbe onu alıp evinde hapsetti ve orada Allah'ın dilediği kadar kaldı. Orada kaldığı sürede Ukbe b. el-Haris b. Amir'in ailesinden bir kadın ona kapıyı açıp yemek getirirdi. Bu arada Hubeyb kadına: "Beni öldürmek istedikleri zaman bir müddet önce bana haber ver!" demişti. Kendisini öldürmek istedikleri zaman kadın gelip ona haber verince: "Kendimi temizleyeceğim, yani etek tıraşı olacağım bir demir parçası ver!" dedi. Nihayet kendisine yemek getiren kadının oğlu elinde usturayla yanına girdi. Hubeyb çocuğun elini tutup: "Allah (intikamımı almak için) bana imkan vermedi mi? (Yani şu anda öcümü alabilirim)" deyince kadın: "Bunu yapabileceğini zannetmiyordum (senin hakkında hüsnü zanda bulunmuştum)" dedi. Sonra Hubeyb usturayı kadına uzatıp: "Ben şaka yapıyordum!" dedi. Ortaklaşa onu sahn alanlar Mekke ahalisiyle beraber onu alıp götürdüler. Beraberlerinde (direk gibi) bir de tahta götürdüler. Ten'im'e ulaşınca o direği dikip onu çarmıha gerdiler. Ukbe b. el-Haris onu öldürmek üzere görevlendirilmişti. O zaman Ebu Hüseyn küçüktü ve onlarla beraber gelmişti. Hubeyb'i, Haris b. Amir'in karşılığı olarak öldürdüler. Haris b. Amir, Bedir savaşında kafir olarak öldürülmüştü. Kendisini öldürecekleri zaman Hubeyb: "İki rekat namaz kılıncaya kadar bağımı çözünüz!" dedi. Namaz kılmak için, bağını çözdüler. Hubeyb, kısa iki rekat namaz kıldıktan sonra: "Vallahi, eğer hakkımda ölümden korktu da namazı bunun için uzatıyor diye.zannetmeyecek olsaydınız, namazımı uzatırdım! Aklınıza öyle bir şey gelmesin diye namazımı uzatmadım!" dedi ve: "Allahım! Ben şuracıkta düşman yüzünden başka yüz göremiyorum! Allahım! Şuracıkta, Resulüne elçi olarak gönderilecek bir kimse bulamıyorum! Resulüne selamımı sen tebliğ et!" diyerek dua etti. Cebrail gelip bu durumu ResUlullah' a (sallallahu aleyhi vesellem) haber verdi. Hubeyb, kendisini darağacına kaldırdıkları zaman: "Allahım! Bunların hepsini helak et, birer birer canlarını al! Hiçbirini sağ bırakma!" diye onlara beddua etti. Bedir savaşında öldürülen müşriklerin oğulları Hubeyb b. Adiyy'i öldürdüler. Darağacında bağlı olduğu halde silahlarıyla onu öldürecekleri zaman: "Şimdi yanımızda, senin yerinde Muhammed'in bulunmasını arzu etmez misin?" dediler. Hubeyb: "Azim olan Allah' a yemin olsun ki, ben ailem içinde sağ salim oturup da Resulullah' ın (sallallahu aleyhi vesellem) -değil sizin yanınızda, hatta şimdi bulunduğu yerde bile- ayağına bir dikenin batmasına, batıp incitmesine razı olamam!" diye cevap verince gülmeye başladılar. Hubeyb'i darağacına kaldırdıkları zaman şu şiiri okudu: Küfür bölüğü, etrafımda toplanıp kabilelerini de teşvik ettiler Ve her buldukları toplumdan adam topladı. Kadınlarını ve çocuklarını beni seyretmek üzere getirdiler Ve ben uzun bir direğe yaklaştırıldım Garipliğimi ve hüznümü Allah 'a şikayet ederimi Asılacağım yere kafir topluluğun bana hazırladığı şeyi de ona havale ederimi Ey Arş 'ın sahibi! Bana yapılmak istenene karşı sabır veri Etimi paramparça ettiler de, artık arzum kesilip kaldı! Bütün bunlar Allah 'ın zatı için bana yapılıyor! Allah dilerse paramparça olan mafsalları mübarek kılar! Yemin olsun ki, Müslüman olarak öldürülmüş olduktan sonra, Ölümüm ne suretle olursa olsun, aldırış etmemi Zeyd b. ed-Desinne'yi ise Safvan b. Umeyye satın alıp babası Umeyye b. Halef karşılığında öldürdü. Zeyd b. ed-Desinne'yi Benu Cumah'ın kölesi Nistas şehit etti. İkisi de Ten'im' de şehit edildi ve Amr b. Umeyye, Hubeyb'i defnetti. Hassan b. Sabit, Hubeyb hakkında şu şiiri söyledi: Keşke verilen ahitten sonra Hubeyb 'e hıyanet edilmeseydi! Keşke Hubeyb onların niyetlerini bilseydi! Züheyr b. el-Eazz ve Cami' seni sattılar! Onlar daha önceden de günah işlerlerdi! Ahit verdiniz! Ancak ahit verdikten sonra ahde vefasızlık gösterdiniz! Siz Racf'in ortasrnda bulunuyordunuz!

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10339 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup senedinde İbn Lehia bulunmaktadır ki; bu ravi zayıf olmakla birlikte hadisi hasen sayılmıştır.

Âsım b. Ömer b. Katâde anlatıyor:

#19,066
Uhud savaşından sonra Adal ve Kare kabilesinden birtakım kişiler, Resfilullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına gelerek: "Ya Resulallah! İslamiyet kabilemiz içinde yer etmeye başladı. Ashabından bazı kimseleri bizimle birlikte gönder de, onlar bize dini bilgileri öğretsinler, Kur' an okusun ve okutsunlar! Bize İslam şeriatını öğretsinler!" dediler. Bunun üzerine Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) ashabından altı kişiyi gönderdi. Bunlar: Hamza b. Abdilmuttalib'in müttefiki Mirsed b. Ebi Mirsed el-Ğanevi ... Hadis, aslında devam ediyor. Ravi der ki: Mirsed b. Ebi Mirsed, Halid b. el-Bukeyr ve Âsrm b. Sabit: "Vallahi, bir müşrikten ne ahit, ne de akit kabul ederiz" deyince müşrikler tarafından öldürülünceye kadar onlarla savaştılar.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10338 *Hadisi Taberâni rivayet etmiş olup ravileri, güvenilir kimselerdir.

İbn Abbâs

#19,065
"Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar" (Bakara Sur. 217) ayetiyle ilgili: "Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Abdullah b. Filan'ı bir müfrezenin başında gönderdi. Batn-ı Nahle'de Amr b. el-Hadrami'yi görüp öldürdüler" deyip devamla uzun hadisi anlattı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 10 Hn: 10337 *Hadisi Bezzâr rivayet etmiş olup senedinde zayıf sayılan Ebu Said el-Bakkal bulunmaktadır. 1 1 Hadisi Bezzâr (no. 2191) rivayet etmiştir.