Toplam 13,984 Hadis
Konular
Abdullah b. Amr' ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallalnı aleyhi veselleın) şöyle buyurmuştur:

#14,000
"Ölüm, mümin için bir ödüldür."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3897 *Hadisi Taberani el~Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir.

Semura b. Cundeb dedi ki:

#13,999
Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Ölümden kaçan kişi, yere borcu olan tilkiye benzer. Yer, tilkiden borcunu ister; bunun üzerine tilki, dönüp nefes nefese kalıncaya kadar koşar ve sonunda yine deliğine girince yer ona: «Ey Tilki! Borcum» deyince, tilki tekrar, boşalan ok misali kaçmaya başlar ve nihayetinde çatlayıp ölür. (Dolayısıyla ölümden kaçış kurtuluş yoktur)"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3896 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Muaz b. Mtıhammed el-Huzeli hakkında Ukayli şöyle demiştir: "Merfû olarak rivayet ettiği hadislere itibar edilmez."

Resulullah (sallallahualeyhivesellem)'in eşi Sevde dedi ki:

#13,998
"Ey Allah'ın Resulü! Bizlerin ecelleri gelip öldüğümüzde Osman b. Maz'tln mu gelip cenazelerimizi kıldıracak?" Resullullah (sallallahu aleyhi veıellem) şöyle buyurdu: "Ey Zem'a'nın kızı! Ôlüm hakkında benim bildiklerimi bilmiş olsaydın zannettiğinden çok daha ağır olduğunu anlardın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3895 *Hadisi Taberanl el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravileri Sahlh'in ravileridir.

İbn Abbas der ki:

#13,997
"Müminin çekeceği son sıkınb ölümdür."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3894 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Bu hadisin senedinde bulunan Kabus isimli kişi hakkında İbn Main ve İbn Adi güvenilir derken, Nesai ve başkaları zayıf olduğunu söylemiştir.

Enes' in bildirdiğine göre

#13,996
Resulullah (sallallahualeyhivessellem) şöyle buyurmuştur: "İnsan oğlu, Yüce Allah'ın onu yarattığı günden beri ölümden daluı ağır bir şeyle karşılaşmamıştır. Şüphesiz ölüm daha sonraki şeylere göre çok daha hafiftir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3893 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir.

Ebu Hureyre der ki:

#13,995
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Beytü;l-Makdis'te ölen, gökte ölmüş gibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3892 Bezzar'ın rivayet ettiği bu hadisin ravilerinden Yusuf b. Atiyye el-Basri zayıftır.

Enes b. Mâlik'in bildirdiğine göre

#13,994
Resulullah (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurmuştur: "Cuma günü ölen kişi kabir azabından korunur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3891 Ebu Ya'la'nın rivayet ettiği bu hadisin senedinde bulunan Yezid er-Rakaşi şaibeli bir kişidir.

Cabir' in bildirdiğine göre Resülullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#13,993
"Harameyn'in birinde ölen kişinin kıyamet günü diriltildiğinde herhangi bir endişesi olmayacaktır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3890 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağfr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Musa b. Abdirrahman el-MesrCıki hakkında İbn Hibban 'güvenilir' demiştir. İbn Hibban ve başkaları yine isnadında bulunan Abdullah b. el-Muemmel hakkında 'güvenilir derken, İmam Ahmed ve başkaları ise bu şahsın zayıf olduğunu belirtmişlerdir. Hadisin isnadı hasendir.

Selman' ın bildirdiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#13,992
"Haremeyn'in birinde ölen kişiye mutlaka şefaat edeceğim. O kişi kıyamette endişe duymayacaktır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3889 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Abdulğatar b. Said metrutur.

Enes' in bildirdiğine göre

#13,991
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Yüce Allah şöyle buyuruyor: Ben kulumun bana olan düşüncesiyleyim. Hakkımda iyi düşünürse de kendisine, kötülük düşünürse de kendisinedir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3888 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir.

Hayyan Ebu'n-Nadr bildiriyor:

#13,990
Vasile b. el-Eska ile beraber, ölüm döşeğindeki Ebu'l-Esved el-Curaşi'yi ziyarete gittiğimizde bizlere selam verip doğrularak oturdu. Daha sonra Ebu'l-Esved, Vasile'nin sağ elini alıp yüzüne ve gözüne sürdü; çünkü o (elleriyle) Resulullah'a bey'at etmişti. Vasile ona: "Sadece bir şey sormak istiyorum deyince" o: "Nedir?" diye sordu. Vasile: "(Ölünce sana nasıl muamele edeceği hususunda) Allah hakkındaki zannın nedir?" dedi. Ebu'l-Esved başıyla: iyi anlamına gelen bir işarette bulundu. Bunun üzerine Vasile dedi ki: "Müjdeler olsun; zira ben, Resulullah (sallallahualeyhiveseIIem) 'in şöyle buyurduğunu işittim: "Yüce Allah şöyle buyurdu: Ben kulumun beni zannettiği gibiyim. Benim hakkımda dilediğini düşünsün."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3887 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İmam Ahmed'in ravileri güvenilir kimselerdir.

Aynı isnAdla Ebû Hureyre' den:

#13,989
Resulullah (sallallalnı aleyhivesellem), yan yatmış bir duvarın yanından geçerken yürümesini hızlandırdı. Bunun sebebinin sorulması üzerine şu cevabı verdi: "Ben, ani ölümden hoşlanmam"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3886 *Hadisi, İmam Ahmed ve Ebu Ya'la rivayet etmiştir. İsnadı zayıftır.

Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,988
"Allahım!. Gam, keder içerisinde ölmekten veya boğularak ölmekten veya (yılan ve benzeri hayvanlann) sokması sebebiyle ölmekten sana sığınınm. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3885 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ravilerinden İbrahim b. İshak metruktur. Kendisini tevsik edene rastlamadım. Bunun dışındakiler güvenilir kimselerdir.

Abdullah b. Amr b. el-As bildiriyor:

#13,987
Resulullah (sallallalnı aleyhi vesellem) yedi ölümden Allah' a sığırunışbr: Ani ölümden; yılan sokmasından; yırhcı hayvandan; boğulmaktan; yanarak ölmekten; üzerine bir şey düşmesi veya onun başka bir şey üzerine düşmesiyle meydana gelen ölüm ve savaştan kaçarken meydana gelen ölümden.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3884 *Hadisi, İmam Ahmed, Bezzar ve el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebfr'de Taberani rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir.

Hz. Aişe' den: Kendisi,

#13,986
Resulullah (sallallahualeyhivesellem)' e ani ölüm hakkında sorunca şöyle buyurdu: "Mümin için huzur, facir için ise pişmanlık anıdır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3883 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta ve İmam Ahmed rivayet etmiştir. Bunun hikayesi de vardır. Ravilerinden Abdullah b. el-Velid el-Vassafi metruktur.

Ebû Umame der ki:

#13,985
Resulullah (sallallahualeyhivesellem) ani ölümden Allah' a sığınır, ölüm öncesi hastalanmayı yeğlerdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3882 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebfr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Osman b. Abdirrahman el-Kuraşi metrûktur .

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahualeyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,984
"Yurdundan memleketinden uzakta ölen kişi şehittir. Kendisi öleceğini anlayıp ta sağına soluna bakındığında tanıdık kimseyi göremeyen ve çoluk çocuğu olan kişinin teneffüs ettiği her nefes karşılında Yüce Allah iki milyon günahını silip onun yerine iki milyon sevap yazar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3881 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Amr b. el- Husayn el-Ukayli metrûktur.

Utbe b: Amir' in bildirdiğine göre

#13,983
Resulullah (sallallalnı aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Zatülcenb sebebiyle ölen şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3880 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir.

Humeyd b. Abdirrahman el-Himyeri bildiriyor:

#13,982
Resulullah (sallallahualeyhivesellem) 'in ashabından, Humeme isimli bir kişi, Hz Ömer' in hilafeti zamanında İsfahan' a savaşa gitti ve İsfahan fethedildi. İşte o zaman Humeme şöyle dedi: "Ey yüce Rabbim! Humeme sana kavuşup, seninle buluşmayı sevdiğini ve bunu arzulayıp inandığını iddia ediyor. Şayet bu iddiasında samimiyse, bu samimiyetinin hahrı için onun bu dileğini gerçekleştir. Şayet bu iddiasında samimi değil de yalancıysa, o halde hoşuna gitmese de, sana kavuşmak konusunda ona güç verip yardım et." Daha sonra, karın ağrısına tutularak İsfahan' da vefat etti. Bunun üzerine Ebu Musa şu konuşmayı yapb: "Ey insanlar! Peygamberimizden işittiğimiz ve bildiğimiz kadarıyla Humeme hiç şüphesiz şehit (hükınünde)dir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3879 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de ve benzer bir şekilde İmam Ahmed nakletmiştir. Ravilerinden Davud el-Evdi'yi İbn Main bir rivayette tevsik ederken, bir diğer rivayette zayıf görmüştür.

Selman dedi ki:

#13,981
Resulullah (sallallahu aleyhivesellem)' e üç defa zekat getirdim. Bu arada: "Aranızdan kimleri şehit kabul ediyorsunuz?" diye sorunca dediler ki: "Allah için öldürüleni." Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "O halde Ümmetimin şehitleri bayağı az imiş. Allah yolunda ölen şehittir; vebadan ölen şehittir; doğum sebebiyle ölen şehittir;yanarak ölen şehittir; boğularak ölen şehittir; iç hastalık sebebiyle ölen şehittir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3878 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Mendel isimli ravi hakkında söz sarfedilmişken, diğer taraftan da güvenilir olduğu belirtilmiştir. İnşaallah Cihat bölümünde buna benzer hadisler gelecek.

Abis el-Gıfan başka bir rivayette ise şöyle demiştir: .Resulullah (sallallalnı aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu duydum:

#13,980
"Hiç biriniz ölümü arzulamasın. Ölüm, kişinin ömrünün bitimiyle olacakhr (onun istemesiyle değil)."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3877 *Hadis'in İsnadında Leys b. Ebi Süleym vardır ki şaibeli bir kişidir. Bu hadisin başka tariki vardır ki bunlar inşallah Emirlik, Hilafet ve Tövbe bölümlerinde gelecek.

Abis el-Gifâri bildiriyor:

#13,979
Kendi evinin terasında otururken taşınan bir grubun oradan geçmesi üzerine: "Bunlar kimdir?" diye sordu. Cevaben: "Bunlar, vebadan kaçan bir gruptur" denilince o da bunun üzerine dedi ki: "Ey veba! Beni de al! Ey veba! Beni de al! Ey veba! Beni de al!" Arkadaşları da ölümü temenni edip arzulamaktaydı. Bunun üzerine amcasının oğlu kendisine şöyle dedi: Resulullah (sailallahu aleyhiveselleın)'i şöyle buyururken işittim: "Sizden. hiç biriniz ölümü arzulamasın. Şüphesiz ölüm, müminin amelinin mükdfahdır. Bu arzusu kabul edilir (de ölür) ise kınanır." Dedi ki: "Ey amcamın oğlu! Benim bu davranışım ve aceleciliğim Resulullah (sailallahu aleyhi veselleın)' in ümmetini sakındırmak (uyarmak) maksadıyla ahir zaman hakkında şu söylediği şeylerden kaynaklanmaktadır: "Alçaklann liderliği, polislerin çoğalması, insan kan ve canının ucuzlayıp değerini yitirmesi, akrabalık bağlannın gevşemesi, kafası bulanık bir takım gruplann, Kur'an'ı nağmeler gibi algılayarak, din konusunda kendilerinden. bilgisiz ve anlayışsız insanlan öne sürüp onlann da şarkı söyler gibi Kur'an okumalan."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3876 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İmam Ahmed de benzerini rivayet etmiştir .

Şehr b. Havşeb el-Eş'ari, Amevas Vebasını yaşayan üvey babasından bildiriyor:

#13,978
Bu hastalık ve elem yayılmaya başlayınca Ebu Ubeyde b. el-Cerrah, insanlara şöyle bir konuşma yaptı: · "Ey · insanlar! Bu hastalık Rabbinizin rahmeti, Peygamberinizin (olmasını istediği) duası ve sizden önceki iyi insanların ölüm sebebidir. Ben Ebu Ubeyde, Yüce Allah'tan bu hastalıktan payıma düşen nasibimi vermesini niyaz ediyorum." Daha sonra Ebu, Ubeyde vebaya yakalanarak vefat etti. Allah kendisine rahmet eylesin. Ondan sonra insanların başında kalan Muaz b.Cebel de onlara şu konuşmayı yaptı: "Ey insanlar! Bu hastalık, Rabbinizden rahmet, Peygamberinizin olması için ettiği duası, sizden önceki iyi insanların kendisi sebebiyle öldükleri şeydir. Ben Muaz, Yüce Allah'tan, bu hastalıktan nasibimiz olan bu aileme ihsan etmesini niyaz ediyorum." Bunun üzerine oğlu Abduqahman vebaya yakalanıp vefat etti. Muaz daha sonra kendisi için de dua etti ve el ayasında bu hastalık peyda oldu. Allah kendisine rahmet etsin. El ayasındaki veba yarasına bakıp elinin üstünü öptüğünü, daha sonra da (yarasına bakıp) şöyle söylediğini işittim: "Seni dünyalık namına hiçbir şeyle değişmem (sen benim için dünyalık şeylerden daha kıymetli ve sevimlisin)" O da vefat edince insanların başına Amr b. el-As lider olarak seçildi. O ise bize şöyle bir konuşma yaptı: "Ey insanlar! Şüphesiz bu ağrı (hastalık) olduğu zaman, ateşin alev alması gibi yayılıyor. Dolayısıyla herkes bu alevden uzaklaşıp dağlara sığınsın." Bunun üzerine Ebu Vaile el-Huzeli dedi ki: "Vallahi yanılıyorsun! Ben, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in birlikteliği ile aydınlanırken sen şu eşeğimden daha kötüydün!" Bunun üzerine Amr dedi ki: "Vallahi senin bu sözüne cevap vermeyeceğim ve burada da durmayacağız." Daha· soma o ve diğer insanlar çıkıp dağıldılar ve Yüce Allah da o hastalığı ortadan uzaklaşbrdı. Vallahi bu durum yani Aınr'ın bu davranışı, Hz. ômer'e ulaştığında bu tutumunu kınamadı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3875 *Hadisi Ahmed rivayet etti: Şehr şaibeli bir ravi olup şeyhinin ismini de vermemiştir.

Ya'la b. Şeddad b. Evs anlatıyor:

#13,977
Muaviye, hutbesinde vebadan bahsedince Ubade şöyle dedi:" Annen Hind, senden daha bilgilidir." Muaviye hutbesini kesmeden devam edip tamamladıktan sonra namazını kıldı. Daha sonra da Ubade'nin peşinden bir adam göndererek onu çağırttı. Bunun üzerine Ensar'ın erkekleri de onunla birlikte ayağı kalkınca onları oturtup Muaviye'nin yanına gitti. Muaviye ona şöyle dedi: "Allah' tan korkmaz, liderinden utanmaz mısın?" Ubade ona şu karşılığı verdi: "Sen, benim Resulullah'a, kınayanların kınamasından, Allah için asla korkmayacağıma dair söz verip biat ettiğimi gayet iyi biliyor musun?" Daha sonra Muaviye ikindi namazına gelip namazı kıldırdıktan sonra bir şeye tutunarak dedi ki: "Ey insanlar! Minberden size bir şey söylemiştim; daha sonra eve gidince bu hadisin Ubade' nin bana söylediği gibi olduğunu anladım. Kendisinden faydalanın zira o, benden daha bilgilidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3874 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Senedinde İsa b. Sinan vardır. Bu kişiyi, İbn Hibban ve başkaları güvenilir kabul ederken Yahya b. Main ve başkaları zayıf olduğunu söylemiştir.

Zeyd b. Sabit dedi ki:

#13,976
Reslllullah (sallalhiliualeyhi veseIIem)'in yanında veba konusu açılınca şöyle buyurdu: "O, sizden öncekilerin yakalandığı çirkin bir azaptır. O halde bir beldede olduğunu duyarsanız oraya girmeyin, bulunduğunuz şehirde ise oradan ondan kurtulmak düşüncesiyle çıkmayın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3873 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravileri güvenilir kimselerdir.

İmam Ahmed, İkrime' den başka bir rivayetinde ise şöyle nakletmiştir.

#13,975
"Sizin olmadığınız bir yerde ise sakın oraya yaklaşmayın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3872 *İmam Ahmed'in isnadı hasendir. Taberani de aynısını el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir

Mahzumlu İkrime b. Halid, babasından veya amcasından, o da dedesinden, Rest1lullah (sallaDahu aleyhi vesellem)'in Tebuk savaşında şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

#13,974
"Bir yerde veba var ise ve siz de orada iseniz sakın orayı terk etmeyin! Ancak vebanın meydana geldiği yerde değilseniz sakın oraya yönelmeyin!"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3871 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. ¹ ¹ Taberaru el-Mu'cemu'l-kebir'de (4120)

Cabir b. Abdillah der ki: Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın)'in taun hakkında şöyle dediğini işittim:

#13,973
"Ondan kaçan savaştan kaçmış gibidir! Ona sabredip kaçmayana şehitlik sevabı vardır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3870 *Hadisi, .İmam Ahmed, Bezzar ve ayrıca Taberani el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. İmam Ahmed'in ravileri güvenilir kimselerdir.

Bezzar'ın Hz. Aişe' den yaphğı rivayette ise şu ifade mevcuttur:

#13,972
Dedim ki: "Ey Allah'ın elçisi! Ta'n nedir biliyoruz; peki taun nedir?" Buyurdu ki: "(Deri altında çıkan) yara ve şişlik gibi bir şeydir. Koltuk atlan ile hassas ve yumuşak olan yerlerde olur. Onunla amelleriniz temizlenir. O, her Müslüman için şehitlik gibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3869 *İmam Ahmed'in ravileri güvenilir kimselerdir. Diğer senetler ise hasendir

Ebu Ya'la'nın rivayetinde ise Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,971
"Ümmetimin cin düşmanlan tarafından çarpılmasıdır-dürtülmesidir, deve uru gibi bir urdur. Olduğu yerden aynlmayan savaştan kaçmayıp ona yakalanan şehit ve ondan kaçan ise savaştan kaçan gibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3868 *Hadisi, Taberani de el-Mu'cemu'l-evsat'ta "Ona sabreden Allah yolunda cihad eden gibidir" ibaresiyle rivayet etmiştir.

Hz. Aişe bildiriyor: Resulullah (sailallahu aleyhi veıellem) şöyle buyurdu:

#13,970
"Ümmetimin yok oluşu ancak ta'n (yaralanma sonucu meydana gelen ölüm) ve taun sebebiyle olacaktır." Dedim ki: "Ey Allah'ın Elçisi! Ta'n'ın ne olduğunu biliyoruz; ancak taun nedir (onu bilmiyoruz)?" Buyurdu ki: "Deve uruna benzeyen bir urdur ki ona sabredip kaçmayan şehit gibi (hükmünde)dir. Ondan kaçan ise savaştan kaçan gibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3867 *Hadisi, İmam Ahmed, Ebu Ya'la ve Taberani de el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir.

Utbe b. Abd bildiriyor: Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#13,969
"Şehitler ve veba sebebiyle ölenlere gelince, vebadan ölen kişiler diyecekler ki: «Bizler şehitleriz.» Bunun üzerine denilecek ki: «Bakın! Gerçekten de yaralan şehitlerinki gibi, misk kokulu kan akıyor.» Onlar şehitlerdir. Onlann gerçekten de öyle olduğunu anlarlar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3866 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden İsmail b. Ayyaş şaibeli bir kişidir. Ancak Şam halkından rivayet ettiği hadisleri makbuldür. Bu hadis de Şam halkından rivayet ettiği hadislerdendir

İbn Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallalnı aleyhi veıellem) şöyle buyurdu:

#13,968
"Ümmetim ta'n ve taun sebebiyle yok olacaktır!" Dedik ki: "Ta'n (kanın akıtılması veya savaş sebebiyle olan ölümün) ne olduğunu biliyoruz, ancak taun nedir?" Şu karşılığı verdi: "Düşmanlannız olan cinlerin çarpmasıdır. Her iki ölüm sebebi de şehitlik (hükmünde)dir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3865 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Abdullah b. İsmet en-Nasibi hakkında İbn Adi: "Bu kişinin münker rivayetleri var!" derken İbn Hibban ise onu güvenilir addetmiştir.

Muaz b. Cebel'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,967
"Cabiye (veya Cuveybiyye) denilen bir yere gideceksiniz ki orada deve uruna benzeyen bir hastalığa, illete tutulacaksınız! Yüce Allah bu hastalık sebebiyle sizi ve ailelerinizi şehit (hükmünde) kılacak ve o hastalık sebebiyle amellerinizi temizleyecek."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3864 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Senedinde bulunan Hasan b. Yahya el-Huşeniyi Duhaym ve başkaları güvenilir olarak nitelerken Nesai ve başkaları ise zayıf olduğunu belirtmişlerdir.

Abdurrahman b. Ganrn'ın, Haris b. Umeyre'den naklettiğine göre

#13,966
O, Muaz'la Yemen' den döndüklerinde onun evinde iken Muaz, Ebu Ubeyde b. el-Cerrah, Şurahbil b. Hasene ve Ebu Malik aynı günde vebaya yakalanmışlar. Bunu fark eden Amr b. el-As bu durumdan bir hayli korkup kaçıvermiş ve şöyle bir konuşma yapmış: "Ey insanlar! Uzaklaşabildiğiniz yere kadar uzaklaşıp ayrılın. Bunun bir azap ve veba olduğunu zannediyorum. Yüce Allah'ın bir emri aramızda meydana gelmiştir." Bunun üzerine Şurahbil b. Hasene: "Yanılıyorsun, biz Allah' ın Elçisiyle dostluk klirmuş onun sohbeti ile şereflenirken sen- o zamanlar henüz müşrik olman sebebiyle, ailenin eşeğinden bile daha sapık (aşağılık) idin" dedi. Amr ona cevaben: "Haklısın" (ben Müslüman olmadan önce eşeğimizden daha değersizdim) karşılığını verdi. Muaz b. Cebel, ise Amr b. el-As'a şöyle dedi: "Yanılıyorsun! Bu ne bir azap, ne de vebadır. Tam aksine bu Allah'ın rahmet ve şefkati, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'in duasının tahakkuku ve salih insanların ölüm sebebidir. Ey Allahım! Sen benim yani Muaz' ın ailesine bu rahmetinden en yeterli derecede ver. Bu rahmetinle bizleri de nasiplendir." (Haris b. Umeyr anlabmına devam ediyor) Daha akşam olmadan, Muaz için en sevimli mahluk ve kendi ismiyle künyelendiği biricik oğlu Abdurrahman vebaya yakalandı. Muaz, mescitten döndüğünde onu sıkınblı görünce dedi ki: "Ey Abdurrahman! Nasılsın?" Abdurrahman şu ayetle cevap verdi: "Gerçek olan Rabbinden gelendir, o halde şüpheye düşenlerden olma. " ¹ Bunun üzerine Muaz şu ayeti okudu: "inşallah beni sabredenlerden bulursun." ² Nihayet Abdurrahman o gece vefat etti. Muaz onu ertesi gün defnetti. Daha sonra Muaz, Haris b. Umeyre'yı Ebü Ubeyde'ye yollayıp durumunu sordurdu. Ebu Ubeyde, Muaz' ın gönderdiği Haris'e elindeki veba yarasını gösterince ona acıyan Haris ağlamaya başladı; ayrıca o yarayı görünce bayağı da korkmuştu. Bunu gören Ebu Ubeyde bir servete sahip olmaktansa bu yaraya sahip olmanın kendisi için daha değerli ve sevimli olduğuna yemin etti_. Daha sonra Haris, Muaz' ın yanına dönünce onu baygın buldu. Bunun üzerine hem ağladı, hem de ağlattı. Muaz ayılınca: "Ey Himyeriyye'nin oğlu! Benim için neden ağlıyorsun?" diye sordu. Haris: "Vallahi sana ağlamıyorum!" karşılığını verdi. Muaz: "O halde neye ağlıyorsun?" diye sorunca: "Senden ayrı geçen iki güne ağlıyorum" diye cevap verdi. Muaz ona: "Beni oturt (oturmama yardım et)!" dedi. Bunun üzerine onu önüne oturttu. Daha sonra şöyle dedi: "Sana bir tavsiyede bulunacağım: Benden istifade edemediğin iki gün için sakın üzülme. Çünkü ilinin yeri Kitab' ın iki kapağı arasıdır. Şayet ben ölür de Kitabullah' dan anlamadığın, sana ağır gelen bir konu olursa, sana isimlerini vereceğim kişilerden öğrenebilirsin. Bunlar Uveymir Ebu'd-Derda, Selman el-Farisi ve İbn Ebi Abd adlı kişilerdir. Aman ha seni, filimin ayağının kayması yanlışa düşmesi konusunda uyarıyorum, dikkatli ol. Ayrıca münafıklarla sakın tartışmaya girme." Daha sonra Muaz'ın ölüm hali şiddetlenmeye başladı. Hatta hiç kimsenin çekmeyeceği kadar acı çekmeye başladı. Her ayılmasından sonra gözlerini aralayıp şöyle diyordu: "Boğ, sen boğ beni. Yemin olsun iki seni ne kadar sevdiğimi bilirsin!" (Bu acıyı çekmektense senin gibi sevdiğim birisinin beni boğması ve canımı alması benim için daha hafiftir.) Muaz vefat ·edince Haris orayı terk etti ve Ebu' d-Derda'nın yanına geldi. Onun yanında bir müddet kalıp (istifade ettikten) sonra kendisine şöyle dedi: "Kardeşim Muaz bana üç kişiyi tavsiye etmişti ki bunların birincisi sendin. Diğerleri ise Selman el-Farisi ve İbn Ummi Abd (İbn Mes'ud)'dur. Arhk Irak'a gitmem gerektiğini düşünüyorum." Böylece Haris, Küfe'ye gidip İbn Ummi Abd'ın (İbn Mes'ud)'un gece gündüz ilmi oturumlarına katılmaya başladı. Bu durum böyle seyrederken bir gün bu oturumların birinde İbn Ummi Abd: "Sen kimsin?" diye sorunca Haris cevaben: "Şam halkından bir kişiyim" karşılığını verdi. İbn Ummi Abd dedi ki: "Bir şey de olmasa Şam halkı ne kadar da hoş bir halktır." Bunun üzerine Haris: "Peki o bir şey nedir?" diye sorunca şöyle cevapladı: "Bir de kendilerinin Cennet halkı olduklarını iddia etmeseler." Bunun üzerine Haris bu sözü iki üç defa tekrarlatıp şöyle dedi: "Muaz bana söylediği şeyde haklıymış!" İbn Ummi Abd sordu: "Ey yeğenim! Sana ne söyledi?" Haris dedi ki: "Beni alimin ayağının kayabileceğini, hata edebileceği konusunda uyarmıştı. Vallahi sen şu iki insandan birisisin! Ya öyle bir mertebeye ve imana ulaştın! Allah' ın dışında başka bir ilah olmadığına şahadet eden ve dolayısıyla da Cennet halkından birisin yahut ta haddini bilmeyen bir şüphecisin." ( İbn Ummi Abd) İbn Mes'ud dedi ki: "Kardeşim doğru söylemiş. Söylediklerim hatalı şeylerdir. Ne olur beni bağışla ve mazur gör." İbn Mes'ud, Haris'i elinden tutup evine götürdü ve bir müddet onu ağırladıktan sonra Haris dedi ki: "Medain' deki Ebu Abdillah Selman el- Fansr y le mutlaka görüşmem gerekiyor." Böylece daha sonra Medain'deki Selman el-Farisi'nin yanına gitti. Kendisiyle karşılaşıp ta ona selam verince Selman el-Farisi ona şöyle dedi: "Dur! Ben yanına gelinceye kadar sakın bir yere gitme!" Bu (karşılama) üzerine Haris şöyle dedi: "Ey Ebu Abdillah! Vallahi beni tanıdığını zannediyorum!" O ise: "Tam aksine. Seni tanımadan önce ruhum ruhunu tanıdı. Şüphesiz ruhlar kalabalıklar gibidirler. Onların bir kısmı tanışıp uyuşmuş, bir kısmı da birbirlerinden hoşlanmadıklarından Allah dışında her konuda fikir ayrılığına düşmüşlerdir" dedi. Haris onun yanında da bir müddet kaldıktan sonra Şam' a geri döndü. İşte o insanlar Allah için tanışıp, Allah için birbirlerini ziyaret eden insanlardır.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3863 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. İsnadındaki Şehr b. Havşeb isimli ravi şaibelidir. Bununla beraber, birçok kişi de kendisinin güvenilirliğine deyinmişlerdir. İmam Ahmed ise bu hadisin bir kısmını, Taberani ise el-Mu'cemu'l-keblr'de bu hadisin bir bölümünü rivayet etmiştir. ¹ Bakara Sur. 147. ² Saffat Sur. 102.

Yezid b. Humeyr'in Şurahbil b. Hasene'den gelen rivayetinde ise şu ifade yer almıştu:

#13,965
(Şurahbil'in) bu sözü Amr'a ulaşınca: "Doğru söylemiş" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3862 *Hadisi, İmam Ahmed ve bazı bölümlerini el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberant rivayet ettiler. Ahmed'in isnadlerı sahih ve hasendirler.

Ebu Munib' den naklettiği başka bir rivayette ise:

#13,964
Amr, baş gösteren bir veba esnasında insanlara şu şekilde hitap etti: "Bu (veba) bir pisliktir ve onun yolu üzerinde durmazsanız size bulaşıp karışmaz. Aynca bu, ateşe benzer; yanında durursanız sizi yakar. Ondan uzaklaşu, onun yolunda durmazsanız onun yakmasından ve eziyetinden kurtulursunuz."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3861

Abdurrahman b.Ganm bildiriyor:.

#13,963
Veba hastalığı Şaın'da görülmeye başlayınca Amr b. el-As insanlara şöyle bir konuşma yapb: "Şüphesiz ki bu veba, bir pislikten ibarettir. Bu hastalıktan korunmak için vadi ve uzak bölgelere doğru uzaklaşın." Bu konuşma, Şurahbil b. Hasene'ye ulaşınca çok sinirlenerek süratle gelip şu konuşmayı yapb: "Ben, Allah'ın Elçisiyle görüşüp ondan istifade ederken (bu hastalığın bir pislik olduğunu iddia eden) Amr, O zamanlar (Müslüman olmaması hasebiyle) ailesinin bile eşeğinden daha sapık durumdaydı. Şunu iyi bilin ki bu hastalık Allah tarafından size bahşedilen bir şefkat,

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3860 Peygamberinizin gerçekleşmeşi için dua ettiği ve sizlerden önceki salih (iyi) insanların da kendisi sebebiyle öldükleri bir şeydir (hastalıkhr)." *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir.

Ebu Musa'run kardeşi Ebu Burde b. Kays'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahualeyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,962
"Ey Allahım! Ümmetimin helakı, yolunda yara alarak kanlannın dökülmesi ve veba hastalığı sebebiyle ölmekle olsun."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3859 *Hadisi, İmam Ahmed ve el-Mu'cemu'l-kebir'de Taberani rivayet ettiler. Ahmed'in ravileri Sahlh'in ravileridir .

Ebû Mûsa el-Eş'ari'nin bildirdiğine göre Resülullah (saIlallalhualeyhiveselleın) şöyle buyurmuştur:

#13,961
"Ümmetimin helakı, sonu ta'n ve taun sebebiyle olacaktır." Kendisine: "Ya Resülallah! Ta'n (silahla yaralanma) nedir biliyoruz; peki ya taun nedir?" diye sorulunca şöyle buyurdu: "O, cin

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3858 *Hadisi, İmam Ahmed değişik senetlerle rivayet almış olup senedlerin bazılannın ravileri Sahih'in ravileridir. Bu hadisi ayrıca Ebû Ya'la, Bezzar ve üç Mu'cem'inde Taberani rivayet etmişlerdir.

Muaz b. Cebel der ki: Resulullah (sallallahu aleyhi veıellem)'in şöyle buyurduğunu işittim:

#13,960
"Şam'a göç edeceksiniz ve o size fetih olacak. Ancak insanın göbek altı hassas yerlerinde meydana gelen yarık ve apse (hıyarcık) hastalığına (vebaya) yakalanacaksınız. Yüce Allah, bu hastalık sebebiyle onların şehit olmalarını ve amellerinin temizlenmesini sağlayacaktır." (Muaz sözlerini sürdürdü) Ey Allahıın! Şayet Muaz' ın bu sözleri Hz. Peygamber' den işittiğini biliyorsan (ki biliyorsun) o halde bana (yani Muaz' a) ve onun ailesine bu hastalıktan nasiplerini tam ve eksiksiz olarak ver." Bunun akabinde hepsi veba hastalığına yakalandılar. Muaz da işaret parmağından yakalanmış isabet almışb ve şöyle söylüyordu: "Bu iz ve musibet benim için (sahip olacağım) kırmızı develerden daha kıymetlidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3857 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. İsmail b. Abdillah'a gelince o, Muaz'a yetişememiştir.

Ebu Munib el-Ahdeb bildiriyor:

#13,959
Muaz, Şam' da okumuş olduğu pir hutbede veba hakkında şunları söyledi: "Şüphesiz ki veba, Rabbimizden bir rahmet ve Peygamber'inizden (lehinizde sizin için) istenmiştir. Sözden önceki iyi (salih) kişilerin ise ölüm sebebidir. Ey Allahım! Muaz ve ailesini bu rahmetinden mahrum etme. Onlara nasiplerini ver!" dedi ve olduğu yerden aşağı indi. Daha sonra da oğlu Abdurrahman'ın yanına gitti. Oğlu Abdurrahman ona şu ayeti okudu: "Gerçek olan Rabbinden gelendir. O halde kuşkulananlardan olma." ¹ Muaz ona şu ayeti okuyarak cevap verdi: "inşallah beni sabredenlerden bulacaksın. " ²

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3856 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-kebir'de bir kısmını rivayet etmiştir. İmam Ahmed'in senedindeki kişiler güvenilir olup senedi muttasıldır. ¹ Bakara Sur. 147. ² Saffat Sur. 102.

Ebû Kilabe anlabyor:

#13,958
Şam' da, veba hastalığı ortaya çıkhğı zaman, Amr b. el-As şöyle dedi: "Bu pislik arbk meydanlara çıkb. Onun için vadi ve uzak yerlere kaçın (ki yakalanmayasınız)." Bu haber Muaz' a ulaşbnlınca kendisi onun söylediği bu sözlere inanmadı ve dedi ki: "Bunun tam aksine bu hastalık, şehitlik, rahmet ve Hz. Peygamber' in duasıdır. Ey Allahım! Muaz ve ailesine, rahmetinden nasiplerini ver." Ebu Kilabe dedi ki: "(Bunun) rahmet ve şehadet olduğunu biliyor idim Ancak Resfil.ullah'ın (aşağıdaki hadisi) bana haber verilinceye kadar bu duasını bilmiyordum." Resuullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir gün geceleyin namaz kılarken duasında "O halde sara veya veba" şeklinde üç defa tekrar etti. Sabah olunca ailesinden birisi kendisine: "Ey Allah'ın Elçisi! Geceleyin dua ettiğinizi duydum." Resulullah (sallallahu aleyhiveselleı:n): "O taktirde o duayı duydun öyle mi?" deyince o kişi: "Evet" karşılığını verdi. Hz. Peygamber (sallallahualeyhi veselleın): "Ben yüce Rabbimizden ümmetimi açlıkla yok etmemesini istedim, kabul etti. Yüce Allah'tan ümmetime kendilerinden başka hiçbir düşmanı musallat etmemesini ve onlan grup grup birbirine kırdırmayıp bir kısmının şiddetini diğerlerine arttırmamasını istedim. Ancak bunu istemekten engellendim -veya- dinlenilmedim. Bunun üzerine «O halde sara veya veba olsun» şeklinde dua ettim."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3855 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ebu Kilabe'ye gelince o, Muaz b. Cebel'e yetişememiştir (onunla karşılaşmamıştır).

Ebû Bekr es-Sıddik bildiriyor: Mağarada Resulullah (sallallahualeyhi veıellem) ile bireber iken buyurdu ki:

#13,957
"Ey Allahım! Ta'n (savaş silahlan darbesi) ve taundan sana sığınınm, yardımını esirgeme." Dedim ki: "Ey Allah' ın Elçisi! Bilmekteyim ki ümmetinin eceliyle ilgili istekte bulundun. Ta'n (savaş silahları darbesi)nin ne olduğunu biliyorum; ancak şu bahsettiğin taun nedir bilmiyorum?" Buyurdu ki: "Ur gibi onmaz bir yaradır. Allah ömür verir de yaşarsan görürsün."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3854 * Ebû Ya'la rivayet etmiştir. Ravilerinden Cafer b. ez-Zübeyr el-Hanefi zayıftır.

Resulullah (sav)'in azatlısı Ebu Asib'in bildirdiğine göre Resulullah (sailallahualeyhivesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,956
" Cebrail bana sara ve vebayı getirdi. Sarayı Medine' de tuttum, vebayı ise Şam'a gönderdim. Veba ümmetime rahmet ve şehitlik kazandınr. Kafirlere ise pislik ve rezalet (kazandınr)."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3853 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ayrıca Taberani de el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İmam Ahmed'in rivayetindeki kişiler güvenilirdir.

Cabir b. Abdillah'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,955
"Borç kaygısından başkası kaygı değildir. Göz ağnsından başkası da ağn değildir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3852 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu's-sağir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ezdi, senedinde bulunan Karin b. Sehl hakkında "yalancıdır" demiştir.

Ebu Umame'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,954
" Yüce Rabbiniz şöyle buyurdu: Kulumun sevdiceği olan bir gözünü aldığımda o bundan dolayı sıkıntıya düşer, buna rağmen bana hamd ederse, onun için cennetten başkasına razı olmam."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3851 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebfr'de rivayet etmiştir. İbn Hibban ravilerinden Sefer b. Nüseyr için "güvenilirdir" derken; Darekutni ise "zayıftır" demiştir.

Enes b.Mâlik'in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,953
"Yüce Allah buyurdu ki: Kulumun sevgili iki gözünü alırsam onun için Cennetten başkasına razı olmam" Enes ekledi: Dedim ki: "Ya Resulallah! Şayet birini kaybederse?" Hz. Peygamber (sav): "Velev ki birini kaybetse de" karşılığını verdi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3850 *Derim ki: Bu hadisin "Şayet birini kaybederse" ifadesinin dışındaki kısmı Sahlh'te yer almıştır. Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Ravilerinden Said b. Suleym ed-Dabbi adlı ravi hakkında Ezdi "zayıftır" demiştir. İbn Hibban ise güvenilir olduğunu; fakat bazen hata yaptığını ifade etmektedir.

Abdullah b. Mes'ûd'un bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#13,952
"Yüce Allah, dünyadayken gözlerini, kaybeden iyi (salih) kişi için kıyamet günü bir nur yapar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3849 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerinden Bişr b. İbrahim el-Ensari zayıftır.

Ebû Hureyre, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' den şöyle rivayet etmiştir:

#13,951
"Yüce Allah şöyle buyuruyor: Kulumun iki sevgiceğizi (gözlerini) aldığım zaman buna sabredip mükfifatını ümit ederse bu gözleri sebebiyle onu cennetle mükfifatlandınnm."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3848 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerinden Abdullah b. Zahr zayıftır.

Ebû Said el-Hudri bildiriyor: Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) kutsi bir hadiste şöyle buyurdu:

#13,950
"Kimin değerli iki gözü alınır da, o da buna sabredip mükafatını umarsa, buna karşılık olarak o kulum için cennetten aşağısına razı olmam."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3847 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerinden Mesleme b. es- Salt, metrûktur. İbn Hibban bu şahıs için güvenilir olduğunu söylerken, Ahmed b. Hanbel ise bu şahıstan hadis rivayet etmiştir.

Ebu Zilal el-Kasmeli'nin rivayet ettiğine göre

#13,949
Enes b. Malik' in yanına gittiği vakit o kendisine: "Ey Ebu Zilal! Gözlerini ne zaman kaybettin?" deyince; "Bilmiyorum! Çok küçükken" karşılığını verdi. (Enes b. Malik) "Dikkat et! Sana Resülullah (sallallalnıaleyhivesellem) 'den, onun da Cebrail' den, Cebrail' in de Yüce Allah' tan naklettiği bir hadisi bildireyim: "Yüce Allah buyurdu ki: Ey Cebrail! Kıymetli iki gözünü aldığım kulumun buna karşılık alacağı mükafat benim yüzüme (vechime) bakmak ve bana komşu olmaktır." Hatta gördüm ki Resulullah (sav)'in etrafındaki ashab ağlaşıp gözlerini kaybetmeyi (görmemeyi) temenni ediyorlar.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3846 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerinden Esres b. er- Rabi'i zikreden kimseyi bulamadım. Ebu Zilal adlı şahıs ise Ebu Davud, Nesai ve İbn Adi tarafından zayıf olarak nitelenirken İbn Hibban bu kişiyi güvenilir olarak tanımlamıştır.

İbn Öner'in bildirdiğine göre Resülullah (sallallalnı aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#13,948
"Yüce Allah, bir kişinin gözlerini alır da bu kişi buna sabreder ve Cenab-ı Allah'tan bunun mükafatını umarsa Allah ona cehennem ateşini göstermemeyi borç sayar."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3845 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ravilerinden Vehb b. Hafs el-Hawani zayıftır.

Zeyd b. Erkam'ın kızı Üneyse'nin, babasından rivayet ettiğine göre

#13,947
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) hasta olan Zeyd' i hastalığından dolayı ziyaret edince ona dedi ki: "Bu hastalığından dolayı endişelenmene gerek yok. Ancak söyle bakalım benden sonra gözlerini kaybedersen ne yaparsın?" Babam dedi ki: "O zaman sabredip mükafatını umarım." Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) de ona: "O zaman hesaba çekilmeden Cennet' e girersin" buyurdu. Daha sonra Zeyd dedi ki: Resulullah (sallallahualeyhivesellem)'in vefatından sonra gözlerimi kaybettim. Daha sonra Yüce Allah gözlerimi bana tekrar verdi." Nihayet kendisi gözlerine kavuştuktan sonra vefat etti.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3844 *Derim ki: Ebu Davud bu hadisin ziyaret etme bölümünü rivayet etmiştir. Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Nubate binti Berir isimli kişinin kaydına rastlamadım; onu zikreden kimseyi bulamadım.

Câbir'in bildirdiğine göre Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#13,946
Yüce Allah buyurdu ki: "Gözlerini çekip aldığıma onlan Cennet olarak geri veririm."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3843 *Hadisi TaberAni. el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Husayn b. Ömer, İmam Ahmed ve başkaları tarafından zayıf olarak nitelenirken İdi ise bu kişinin güvenilirliğini savunmaktadır.

İrbad b. Sariye dedi ki:

#13,945
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Rabbinden naklen O'nun şu sözünü bildiriyor: "Kulumun iki gözünü ondan alırsam ve bu gözü de onun en kıymetli şeylerinden ise bunun karşılığı olarak ona cennetten başka bir şeye razı olmam."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3842 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Ebû Bekr b. Ebi Meryem zayıftır.

Zeyd b. Erkam'ın bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhivessellem) şöyle buyurdu:

#13,944
"Bir kulun dinini kaybettikten sonra en büyük bela gözlerini kaybetmesidir. Gözü ile imtihan edilen kişi Allah' a kavuşuncaya kadar buna sabrederse Yüce Allah'la buluştuğu zaman hesaba çekilmez."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3841 *Bunu Bezzar rivayet etmiştir. Senetteki Cabir el-Cu'ti çok şaibeli bir kişidir, güvenilir görülmüştür."

Büreyde'nin bildirdiğine göre Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#13,943
"Bir kulun uğrayacağı ona en ağır bela bana şirk koşmasıdır. Bir kulun gözlerini kaybetmesinden daha çetin bir bela yoktur. Bir kul gözlerini kaybetmesine rağmen sabrederse, şüphesiz günahlan affedilir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3840 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Ravilerinden Cabir el-Cu'ti çok şaibeli bir kişidir, ancak güvenilir gören de vardır.

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

#13,942
"Yüce Allah şöyle buyuruyor: Kulumun sevgili iki gözünü alır da o da buna sabredip buna karşılık benden mükafat umarsa, onun için sevap olarak cennetten başka hiçbir şeye razı olamam."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3839 *Ebu va·ıa rivayet etmiştir. Ayrıca Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l- kebfr'de rivayet etmiştir. Ebu Ya'la'nın senedindeki kişiler güvenilirlerdir.

Aişe binti Kudame'nin bildirdiğine göre

#13,941
Resulullah (sallallahualeyhi veselleın) şöyle buyurdu: "Mü'min bir kulunun gözlerini alıp ta daha sonra da ona cehenneme sokması Allah' a ağır gelir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3838 *Hadisi, İmam Ahmed ve Taberani de el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden Abdurrahman b. Osman el-Hatibi hakkında Ebu Hatim: "Zayıftır" derken, İbn Hibban ise bu kişiyi güvenilir kimseler arasında zikretmiştir.

Ebû Umame'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,940
"Yüce Allah şöyle buyuruyor: Ey insan oğlu! Seni çok değerli iki gözünden mahrum eder de, sen de daha ilk andan itibaren buna sabredip mükafatını benden umarsan, sana cennetten başka hiçbir şeyi layık görmem."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3837 *Derim ki: İbn Mace kısa metinle bunu zikretmiştir. Hadisi, İmam Ahmed tahric etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ravilerinden İsman b. Ayyaş şaibeli bir kişidir.

Enes b. Malik bildiriyor:

#13,939
Resulullah (sav) ile birlikte,gözlerinden rahatsız olan Zeyd b. Erkam'ın evine hasta ziyaretine gittik. Ona şöyle dedi: "Ey Erkam'ın oğlu Zeyd! Şayet gözlerini kaybedersen ne yaparsın?" O da: "Sabreder ve sevabını beklerim" dedi. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) de ona: "Gözlerini kaybedince sabreder ve bunu Allah'a havale edersen, Yüce Allah ile günahlarını affedilmiş olarak buluşursun."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3836 Derim ki: Enes'in Sahih'te bunun dışında bir hadisi daha vardır. *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ravilerinden Cu'fi şaibeli bir kişidir. Sevri ve Şu'be ise bu kişiyi güvenilir olarak nitelendirmişlerdir.

İbn Abbas bildiriyor:

#13,938
Restllullah (sallallahu aleyhi vesellem) Mekke' de iken Ensar' dan bir kadın gelip kendisine şöyle dedi: "Ya Resülallah! Bu dert beni perişan etti. Resullullah (sallallahu aleyhivesellem) de ona: "Şu haline sabredersen kıyamet gü.nü günahsız olarak gelir hesaba çekilmezsin." O kadın dedi ki: "Hakikah, seninle görmemizi sağlayan Allah' a yemin ederim ki, Rabbime kavuşuncaya kadar sabredip dayanacağım." Kadın şöyle devam etti: "Ancak bu krizin üstümü çıkartmama sebep olmasından korkuyorum. Bunun üzerine Resulullah (sav) dua etti. Daha sonra kadıncağız kendisine krizin geleceğini hissettiği zaman gidip I

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3835 *Derim ki: İbn Abbas'ın Sahih'te buna benzer hadisi vardır. Ancak onun bir kısmı bununla aynıdır. Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Senedindeki Ferkad es-Sebahi zayıftır.

Ebu Hureyre bildiriyor:

#13,937
Saralı bir kadın Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)' e gelerek ona: "Ey Allah' ın Elçisi! Benim için Allah' a dua et" _dedi. Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Dilersen dua ederim ve Allah da seni iyileştirir. İstersen de sabredersin ve hesaba çekilmezsin." Kadın: "O halde sabredeyim, hesaba çekilmeyeyim" dedi.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3834 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. İsnadı sahihtir.

Şurahbil bildiriyor:

#13,936
Bizler, Resulullah (sailallahu aleyhi veseilem)'in yanındayken uzun boylu beyaz tenli bir Bedevi onun yanına gelerek: "Ya Resulallah! Ben sıtmanın perişan ettiği ve mezarın kendisine çağırdığı yaşlı bir adamım" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi veseilem) şöyle buyurdu: "Hummanın perişan ettiği yaşlı bir adama yakalandığı bu hastalık günahlarına kefaret ve annma sebebidir." Bunun üzerine adam söylediklerini tekrar edince Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) de adama söylediği sözleri üç veya dört defa tekrar etti. Daha sonra Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "İstemiyorsan dediği,n gibi olsun. Ancak Allah'ın takdir ettiği, şey olmaktadır. " Daha sonra adam ertesi gün akşam olmadan öldü.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3833 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Senedinde tanımadığım biri vardır.

Rafi' b. Hadic bildiriyor:

#13,935
Nuayman şöyle dedi: "Ya Resulallah! Hummadan dolayı şiddetli bir ağrım var." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Ey Nuayman! Sen Mehya'a (denilen Şamlıların mikata girdikleri) vebalı yerden çok uzaklardasın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3832 *Hadisi Taberani. el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Aynca senedinde yer alan İbn İshak müdellistir.

Fatımatu'l-Huzaiyye bildiriyor:

#13,934
Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) hastalıktan acılar içinde kıvranan Ensar' dan olan bir kadını ziyaret etmişti. Ona sordu: "Kendini nasıl hissediyorsun?" Kadın: "İyi; ancak Ümmü · Mildem yani yüksek ateş canıma okudu" karşılığını verdi. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Sabret. Çünkü o, insanoğlunun pisliklerini, ateşin demirin pasını temizleyip çıkardığı gibi çıkanr."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3831 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Onun rivayetindeki kişiler Sahlh'in ravileridirler. Derim ki: İnşallah Tıp Kitabında hummayla ilgili başka hadisler gelecektir

Abdurabbih b. Said b. Kays'ın, halasından bildirdiğine göre Resulullah (sallallahualeyhivesellem) şöyle buyurdu:

#13,933
"Ümmü Mildem, insanoğlunun pisliklerini, ateşin demirin pasını temizleyip çıkardığı gibi çıkanr."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3830 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Muhammed b. Ebi Humeyd zayıftır.

Şebib b. Nuaym'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,932
"Ümmü Mildem, eti yiyip kanı içer. Onun soğuğu da ateşi de cehennemdendir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3829 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Bakiyye b. el-Velid müdellistir .

Ebu Rayhane'nin bildirdiğine göre Restllullah (sailallahu aleyhi vesellern) şöyle buyurmuştur:

#13,931
"Humma (yüksek ateş) cehennem sıcaklığındandır. O, müminin ateşten nas,ibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3828 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Şehr b. Havşeb şaibelidir. Bir grup bu kişinin güvenilir olduğunu berlirtmiştir.

Enes'in bildirdiğine göre Resulullah (sailallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,930
"Humma (yüksek ateş) ümmetimin cehennemdeki payıdır."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3827 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan İsa b. Meymun, İmam Ahmed ve bir gruba göre zayıftır. Fellas ise onun hakkında şöyle demiştir: "Yanılgısı çok olan bir saduk'tur. Hadisi ise metriık'tur."

Hz. Aişe bildiriyor:

#13,929
Resullullah (sailallahualeyhivesellem), normalde sohbetlerine katılan bir adamı göremeyince: '!Neden falanca kişiyi aranızda göremiyorum?" diye sordu. Dediler ki: "Ya Restllallah! O kişi hummaya (yüksek ateşe) yakalandı." Bunun üzerine: "O halde kalkın da onu ziyarete gidelim" buyurdu. Daha sonra o kişiyi ziyarete gittiklerinde o delikanlı ağladı. Bunun üzerine Resulullah (sallallahualeyhi vesellem) ona şöyle buyurdu: "Ağlama! Zira Cibril bana, humma hastalığının ümmetimin cehennemdeki payından olduğunu bildirdi."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3826 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağir ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Ömer b. Raşid, İmam Ahmed ve başkalanna göre zayıftır. İdi ise güvenilir olduğunu belirtmiştir.

Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,928
"Humma (yüksek ateş) her Müslümanın ateşten nasibidir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3825 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. İsnadı hasendir.

Selman' dan rivayet edilmiştir:

#13,927
Humma (yüksek ateş sıtma) hastalığı, Resulullah(sallallahualeyhivesellem)' in yanına gelmek için kendisinden izin istedi. Resulullah (sailallahualeyhi vesellem) ona: "Sen kimsin?" diye sorunca o da: " Ben eti eriten ve kanı çeken hurnmayım" dedi. Resullullah (sallallahualeyhivesellem) de ona:"Kuba halkına git!" buyurdu. O da bunun üzerine onlara gitti. Daha sonra Kuba halkı, benizleri sararmış bir halde Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem yine yanına gelerek sıtmayı Resulullah (sav)' e şikayet ettiler. Bunun üzerine Resuullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Hangisini istiyorsunuz? Allah'a dua edersem onu sizin başınızdan atıp uzaklaştınr. Dilerseniz de bırakın bu hastalık sizin kalan günahlannızı döksün?" Onlar da: "Ya Resulullallah! Bırak kalsın" dediler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3824 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Hişam b. Lahik isimli kişi Nesai'ye göre güvenilir kimsedir. İmam Ahmed ve İbn HibMn'a göreyse zayıftır.

Sa'd'ın azatlısı olan Üınmü Tarık bildiriyor:

#13,926
Resullullah (sallallahualeyhivesellem) Sa'd'ın evine geldi ve kendisinden içeriye girmek için izin istedi. Sa'd birincisinde sesini çıkarmadı. Resulullah (sav) tekrar izin istedi. Sa'd yine sesini çıkarmadı. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) üçüncü defa da izin istedi. Sa'd yine bir şey söylemeyince Resulullah (sav) gerisin geri döndü. Sa'd beni hemen O'nun peşinden yollayıp: "Size cevap vermeyişimiz sadece biraz daha dua ve selamınızı uzatmanız arzusudur (Buyurunuz başımızın üzerinde yeriniz var)" dedi. Daha soma kendini görmediğim; ancak kapıda girmek için izin isteyen bir kişinin sesini işittim. Bunun üzerine Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Kimsin?" diye sordu. "Üınmü Mildem" cevabını verince Resulullah (sallallahualeyhi vesellem) ona: "Ne hoş geldin, ne de sefalar getirdin. Kuba halkının yanına gitmek ister misin?" diye sorunca o da: "Evet" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sallallhualeyhi vesellem): "O halde onlara git" buyurdu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3823 *Hadisi İmam Ahmed rivayet etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ricali güvenilir kimselerdir.

cabir bildiriyor:

#13,925
Humma (sıtma), Resulullah (sav)' den müsaade istedi. Resftlullah (sav) de: "Kim o?" diye sordu. Sıtma: "Ümınü Mildem" dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav) ona Kuba halkına gitmesini emretti. Ondan bayağı eziyet çektiler ve dayanamayarak Resulullah (sallallalhualeyhi vesellem)'e gelip içinde bulundukları durumu şika.yet ettiler .. Resulullah (sallallahu aleyhiveıellem) şöyle dedi: "Hangisini istiyorsunuz? Dilerseniz Allah'a dua edeyim, o da bu hastalığı sizin başınızdan alsın. Dilerseniz de bırakın bu hastalık sizin için bir arınma ve temizlenme vesilesi olsun?" Onlar da: "Ya Resullallah! Bunu yapar mısın?" diye sordular. O da: "Evet" buyurunca onlar: "Bırak kalsın" dediler.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3822 *Hadisi, İmam Ahmed ve Ebu Ya'la rivayet etmiştir. İmam Ahmed'in ricali, Sahih ricalidir.

Ebu Umame'nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,924
"Yüksek ateş, cehennemin körüğüdür. Hummaya (yüksek ateşe) yakalanan mümin, cehennemden nasibini almış demektir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3821 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Ayrıca Taberani el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Senetteki Filistinli Ebu Husayn adlı kişinin, Muhammed b. Mutarrif dışında herhangi birisinden rivayet ettiğini görmedim. ¹ ¹ İmam Ahmed (2/252, 263) rivayet etmiştir. Taberaru ise el-Kebtr'de (7468) rivayet etmiştir. Bunu destekleyen başka rivayetler de vardır. Bkz. es-Silsiletu's-Sahiha (1822).

Ubey b. Ka'b' dan rivayet edildiğine göre o, Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'e şöyle dedi:

#13,923
"Ey Yüce Allah'ın Elçisi! Allah sana salat ve selam eylesin. Yüksek ateşin mükMah nedir?" Resulullah (sallallahu aleyhi vessellem): "Acı çekip hastalandığı sürece sevap kazanır" buyurdu. Ubey b. Ka'b ise şöyle dua etti: "Ey Allahım! Ben senden, beni senin yolunda cihad etmekten alıkoymayacak, evin olan Mekke' deki Kabe'yi ve Medine' deki Resulü'nün Mescid'ini ziyaret etmemi engellemeyecek kadar humma hastalığıyla imtihan etmeni niyaz ediyorum." Ravi devamında şöyle dedi: Ubey'ye ne zaman dokunulsa ateşi vardı.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3820 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Bunu Muhammed b. Muaz b. Ubey b. Ka'b'ın babasından rivayet etmiştir. Ancak bu iki şahsın kimlikleri, İbn Main'inde dediği gibi mectrûkdür. Derim ki: Bu kişileri İbn Hibban güvenilir kişilerden saymıştır. Yine derim ki: Ebû Said'in bunu açıklayıcı hadisi daha önce geçti.

Abdullah b. Mes'üd dedi ki:

#13,922
"Bela ve musibetlere uğramış olan kişiler kıyamet günü, kendilerine sevapları taksim edildiğinde, (önceki dünya hayahnda iken) derilerinin makaslarla kesilmiş olmasını temenni edecekler." ²

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3819 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebtr'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan bir kişi isimlendirilmemiştir. Senetteki diğer kişiler güvenilir kimselerdir. ² Taberaru, M. el-Kebir' de (8777) rivayet etmiştir. Aynca senedinde yer alan Yezid bin Ziyad el-Haşimi vardır ki, hem saduktur, hem de kötü bir hafızaya sahiptir.

Esbağ b. Nübate bildiriyor:

#13,921
Hz Ali ile beraber hasta olan Hz. Hasan'ın ziyaretine gitmiştik. Ona şöyle sordu: "Ey Yüce Allah Elçisinin çocuğu! Nasıl sabahladın?" O da: "Yüce Allah'a hamdolsun. Annınış olarak sabahladım" karşılığını verdi. Hz. Ali: "İnşallah dediğin gibidir" dedi. Daha sonra Hz. Hasan: "Bana destek olun!" deyince Hz. Ali bin Ebi Talib, onu göğsüne dayadı. Hasan şöyle dedi: Dedem Resulullah (sallallahualeyhiveselleın)'in şöyle buyurduğunu işittim: "Cennette bir ağaç vardır. Buna bela ağacı denir. Bela ve musibetlere uğramış olan kişiler getirildiğinde onlar için mahkeme kurulmaz. Başlanndan aşağıya bol bol sevaplar saçılır." Daha sonra da "Sabredenler karşılıklarını hesaba çekilmeden alırlar'' ayetini ¹ okudu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3818 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Sa'd b. Tarif çok zayıftır. ¹ Zümer Sur. 10.

İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi veselleın) şöyle buyurmuştur:

#13,920
"Şehit, kıyamet günü hesap vermek üzere getirilip durdurulur. Daha sonra malını infak eden kişi getirilip durdurulur. Daha sonra da bela ve musibetlere uğramış olan kişi getirilir. Ancak ne mizan, ne de divan için durdurulup bekletilmez (onun için mahkeme kurulmaz.) Başlanndan aşağıya öyle sevaplar dökülür ki sağlıklı olanlar olduklan yerde ona gıpta ederek onun kazandığı bu sevaplann güzelliği karşısında (dünya hayatında iken) bedenlerinin makaslarla doğranmış olmasını temenni ederler."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3817 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Muca'a b. ez-Zübeyr, İmam Ahmed tarafından güvenilir olarak tanımlanırken, Darekutni ise zayıf olduğunu belirtmiştir.

Hz. Aişe der ki: Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işittim:

#13,919
"Yüce Allah, müminin hissettiği her acıya karşılık, mutlaka bir günahını affedip bir sevap yazar ve onu bir derece yüceltir. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3816 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsa' ta rivayet etmiştir; İsnadı hasendir.

Hz. Aişe demiştir ki: Resulullah (sallallahu aleyhi vesessellem)'in şöyle buyurduğunu işittim:

#13,918
"Kendisine diken batan her Müslümana Yüce Allah mutlaka on sevap yazıp on günahını da bağışlar .. Aynca onu on derece yüceltir. "

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3815 *Derim ki: Bu hadis, Sahlh'te kısa bir metinle yer almıştır. Hadisi Taberani, el-Mu'cemu's-sağlr ve el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Ravh b. Musatir zayıftır.

Utbe b. Mes'ud'un bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,917
"Mümin ile onun hastalıktan kaynaklanan endişesi hayrete şayandır. Hastalıktan dolayı kazanacaklannı bir bilse tüm zamanın hastalıkla geçmesini arzu ederdi." Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) daha soma başını semaya kaldırarak gülümsedi. Soruldu ki: "Ey Allah'ın Elçisi! Neden başını semaya kaldırıp güldün?" Buyurdu ki: "İki meleğe hayret ettim. Bu ikisi Mescid' de bulunan bir kişiyi aradıklan halde bulamayınca geri dönüp şöyle dediler: «Ey Rabbimiz! Falanca kulunun gece gündüz yapmış olduğu şeyleri yazıyorduk, ancak gördük ki kendisini iplerinden biriyle engellemişsin.» Yüce Allah şöyle buyurdu: «Kulumun gece gündüz yaptıklannı yazın, hiçbir eksik te olmasın. Onu engellediğim zamanın mükfifahnı ben veriyorum. Kendisine, önceden yaphklannın aynısı (nın sevabı yapmayı sürdürüyor gibi) vardır.»"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3814 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ayrıca Bezzar bunu kısa metinle tahric etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Muhammed b. Humeyd çok zayıftır.

Ebu Hureyre' nin bildirdiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,916
"Bir kul hastalandığmda, Yüce Allah koruyucu meleğine, onun yaptığı kötü işleri yazmamasını emreder. Yaptığı güzel şeylerin ise on katını yazmasını emreder. Aynca sapasağlamken yaptığı güzel şeyleri de hastayken yapmadığı halde yapmış gibi yazmasını emreder."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3813 *Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Abdul-A'la b. Ebi'l-Musavir zayıftır.

Enes b. Malik'in bildirdiğine göre Resülullah (sallaIIahualeyhivesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,915
"Yüce Allah, Müslüman kullanndan bir kulunun bedenini, herhangi bir belayla imtihan ettiği zaman, meleğine şöyle buyurur: Daha önce yapmış olduğu salih amelleri aynen eskisi gibi yaz. Şayet iyileştirirsem yıkanıp temizlenmiş olur. Yok, eğer bundan dolayı canını alırsam bu (bela/ hastalık), onun için rahmet ve bağışlanma vesilesi olur."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3812 *Hadisi, İmam Ahmed ve Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Ricali güvenilir kimselerdir.

Ebu'l-Eş'as es-San'âni şöyle anlabyor:

#13,914
Dimaşk'ta (Şam'da) bir mescide gitmiştim. Yanımda Ravah' ı da götürmüştüm. Bu arada Şeddad bin Evs el-Ensarl ve Sunabihi ile karşılaşbm. Onlara dedim ki: "Yüce Allah üzerinizden rahmetini eksik etmesin, nereye gidiyordunuz?" Onlar da: "Şuracıkta Mısırlı bir hastayı ziyarete gidiyoruz" karşılığını verdiler. Ben de onlara takıldım ve adamın yanına girdik. Ona: "Nasıl sabahladın (geceyi nasıl geçirdin?" diye sorduklarında o: "Allah'ın nimetiyle sabahladım" deyince Şeddad ona şöyle dedi: Günahlarının affedilmesinden, hatalarının bağışlanmasından dolayı seni müjdeler ve kutlarım. Zira ben, Resülullah(sallailahualeyhivesellern)'in şöyle dediğini işittim: "Yüce Allah şöyle buyuruyor: Mümin kullanmdan bir kulumu herhangi bir belayla imtihan ettiğim zaman, o da buna karşılık bana hamd ederse, (meleklerime derim ki:) «Sapasağlamken kendisine nasıl sevap yazıyor idiyseniz şimdi de aynısını yapın»." ¹

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3811 *Hadisi, İmam Ahmed tahric etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-evsat ve el- Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Hepsinin rivayeti, İsmail bin Ayyaş an Raşid es- San~nikanalıyladır. Bu kişi, Şamlıların dışındaki rivayetlerinde zayıftır. ¹ İmam Ahmed (4/132) ve Taberaru el-Kebir'de (7136) hasen bir isnatla rivayet ebniştir. Ravileri ise güvenilir kişilerdir. Raşid bin Davud es-San'aru hakkında hafif bir söylenti vardır; ancak bu, onu rivayet ettiği hadisi hasen derecesinden aşağıya düşürmez. Ken~isi Şarnlıdır. Aynca bkz. es-Silsiletu's-Sahiha (1711).

Abdullah b. Amr' dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sallallahu aleyhivesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,913
"Kul, ibadetlerini gerektiği gibi güzel bir şekilde yerine getiren bir kişi ise, hastalandığı zaman, onunla ilgilenen meleğe şöyle denir: Kendisi iyileşinceye veya onu kendime katıncaya (yani ölünceye) kadar normalde ne amel işliyor idiyse aynen yaz. " ¹

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3810 *Hadisi, imam Ahmed rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. ¹ İmam Ahmed sahih isnadla rivayet etmiştir (6985).

Abdullah b. Amr'ın bildirdiğine göre Resülullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:

#13,912
"Bedeninde herhangi bir rahatsızlık olan her mümin için Yüce Allah muhafaza meleklerini çağırarak şunu emreder: Ahdime uygun olarak, kulumun hesabına, normalde yapmış olduğu güzel şeyleri, gece gündüz yine yapmaya devam ediyormuş gibi yazın."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3809 *Hadisi, İmam Ahmed ve Bezzar rivayet etmiştir. Ayrıca, Taberani de el-Mu'cemu'l- kebfr'de rivayet etmiştir. İmam Ahmed'in rivayetindeki kişiler Sahih'in ravileridirler.

Ukbe b. Amir'in bildirdiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#13,911
"Periyodik olarak günlük amelleri işlemek suretiyle her gün yapması gereken amelleri amel defterine kaydettiren mümin hastalandığında, melekler şöyle derler: «Ey Rabbimiz! Falanca kulunuzuhapsettin/sınırladın» Yüce Allah şöyle buyurur: «İyileşince veyahut· ölünceye kadar periyodik olarak günlük amellerini kendisinin hesabına geçirin»"

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3808 *Hadisi, İmam Ahmed rivayet etmiştir. Taberani ise el-Mu'cemu'l-evsat ve el- Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Aynca senedinde yer alan İbn Lehi'a şaibelidir.

Enes b. Malik' in bildirdiğine göre Resulullah (sallallahııaleylıivesellem) şöyle buyUrınuştur:

#13,910
"Hastalığı geçip te iyileşen kişi, semadan yere ak ve pak olarak inen kar taneciğine benzer."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3807 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Velid b. Muhammed el-Mukari zayıftır.

Yine aynı ravi Resülullah (sav)' den şu sözünü nakletmiştir:

#13,909
"Yüce Allah, hastalanan bütün mümin kadın ve erkeğin geçmiş günahlarını bu hastalık sebebiyle affeder."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3806 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan Yusuf bin Halid es-Simti zayıftır.

Abdullah bin Amr'ın bildirdiğine göre Resülullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#13,908
"Kimin, Yüce Allah için bir şeyler düşünürken başı ağrır da bunun karşılığını Allah'dan umarsa, daha önceki tüm günahları affedilir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3805 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. İsnadı hasendir.

Hz. Aişe' nin bildirdiğine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:

#13,907
"Hastalığa yakalanan müminin ızdırabı, körüğün demirin pasını temizlediği gibi günahlarını temizler."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3804 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ta rivayet etmiştir. isnadındaki kişiler güvenilirlerdir, ancak Taberani'nin hocasını tanımıyorum. ¹ ¹ İbn Hibban Sahih (2936), İmam Buhari'niri şartlarına uygun olarak sahih bir ravi zinciri ile.

Ebu Umame el-Bahili, Resulullah (sav)' den şöyle rivayet etmiştir:

#13,906
"Yüce Allah, hastalıktan dolayı kendisine yakanşta bulunan her kulunu temizler."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3803 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-keblr'de rivayet etmiştir. Ayrıca senedinde yer alan kişiler güvenilirdirler

Hasan(-ı Basri) anlahyor:

#13,905
Çok ağır bir hastalığa yakalanmış olan İmran birı Husayn' ırı ziyaretine gitmiştik. Bir adam ona: "Senirı şu halirı beni çok üzüyor" deyirıce İmran şöyle cevap verdi: "Ey kardeşimin oğlu! Lütfen böyle konuşma. Allah'a yemirı ederim ki, Allah içirı sevimli olan benim içirıde sevimlidir. Zira Allah şöyle buyurmaktadır: «Sizi çarpan her musibet, kendi ellerinizin işleyip kazandığı yüzündendir. (Bununla beraber Allah) bir çoğunu da affeder.» İşte bu, benim ellerimle kazandığımdır. Daha sonra kalanlar içirı Rabbimirı affı gelecektir." ¹

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3802 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat ta rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. ¹ Şura Sur. 30

Abdurrahman bin Ezher dedi ki: Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

#13,904
"Şiddetli baş ağnsı ve ateşi olan mümin, ateşe sokulup pası ve kirinden arınan demire benzer. " ¹

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3801 *Hadisi Bezzar rivayet etmiştir. Taberani de el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Ravileri arasında bilinmeyen bir kişi vardır. ¹ Hadisi ayrıca Hakim, Müstedrek'inde (1/348) aynı isnatla rivayet etmiş olup: ''.İsnadı sahihtir, ravileri de Medine ve Mısırlı kişilerdir" demiştir. Zehebi de bu hükmü onaylamıştır.

Abdullah b. ômer dedi ki: Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

#13,903
"Kimin, Yüce Allah için bir şeyler düşünürken başı ağnr da bunun karşılığını Yüce Allah' dan umarsa, daha önceki tüm günahlan affedilir."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3800 *Hadisi Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. İsnadı hasendir.

Cübeyr b. Mut' im dedi ki: Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

#13,902
"Yüce Allah mümin kulunu, bütün günahlannı bitirinceye kadar hastalıkla imtihan eder."

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3799 *Hadisi Taberani el-Mu'cemu'l-evsat ve el-Mu'cemu'l-kebir'de rivayet etmiştir. Aynca senedinde yer alan Abdurrahman bin Muaviye bin el-Huveyris hakkında, İbn Main: "zayıftır" derken, İbn Hibban ise: "güvenilirdir" demektedir.

Bir adam Resülullah (sailallahualeyhivesellem)'e

#13,901
"Bizim şu yakalandığımız hastalıklardan dolayı kazancımız var mıdır?" diye sordu. Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) de "(Kazancınız) kefaretler, yani günahlann affedilmesidir" buyurdu. Bunun üzerine Ubey isimli zat: "Peki ya bu hastalıklar az olursa?" diye sorunca Resülllah (sailallaluı aleyhi vesellem): "İsterse diken batması veya daha hafif olsun" buyurdu. Ubey bunun üzerine Yüce Allah' dan hac, umre, Allah yolunda savaş ve cemaatle birlikte beş vakit namazını engellememesi kaydıyla, ömrü boyunca hastalık ateşinin kendisinden hiç eksik olmamasını diledi. Ölünceye kadar ona dokunan herkes, mutlaka onun o ateşli halini fark ediyordu.

Heysemi, Mecmauz Zevahid Cilt 4 Hn: 3798 *Derim ki: Bu hadis, Sahlh'te değişik bir versiyonla yer almıştır. Hadisi, İmam Ahmed ve Ebu Ya'la rivayet etmiştir. Rivayet edenler güvenilir kimselerdir. Ubey bin Ka'b'ın Hastalık Ateşi konusundaki hadisi ileride gelecektir.